• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Madalyonun arka yüzü...Ucuz et satışı sürekli olacak mı?

Yeniakit Publisher
2017-11-09 09:45:00 - 2017-11-09 09:59:26
Madalyonun arka yüzü...Ucuz et satışı sürekli olacak mı?

Ali Ekber Yıldırım, ucuz et satışı için et ithal edilmesinin ülkeye faturasının ağır olacağını ve yerli üretime ciddi zararlar vereceğini yazdı.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın vatandaşa ucuz et yedirmek için başlattığı 2 market zincirinde karkas et satışı devam ediyor.

Kasaplar yeni uygulamanın kendilerine olan talebi düşüreceğini dile getirseler de Bakanlıkla anlaşmalı 2 market zincirinde yüzde 20 yağlı taze kıymanın yarım kilosu 14 lira 50 kuruştan, yağsız taze kuşbaşı etin yarım kilosunu ise 15 lira 50 kuruştan satışa sunuldu. Ucuz et satışına ise vatandaş yoğun ilgi gösteriyor. Öyle ki öğleden sonraya et kalmıyor.

Ali Ekber Yıldırım dunya.com'daki yazısında anlaşmalı marketlerden kişi başına 2 paket yani toplamda 1 kilo et alınabildiğini ve iki kilo et almak için markete iki kişi gidilmesi gerektiğini hatırlattı.

Yıldırım ''Ucuz etin faturası ağır olacak'' başlıkla yazısında anlaşmalı marketlerden birisinin gazetelere verdiği ilanda, "Bu ürün T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İlgili Kuruluşu Et ve Süt Kurumu tarafından temin edilen karkas etlerden üretilmiştir." ve "Tüm ürünlerimiz Helal Gıda Mevzuatı'na uygundur." ibaresini koyduğunu belirterek ''Fakat, satılan etin ithal et olduğuna dair bir ibare yok. Satılan et helal gıda mevzuatına uygun, ithal et'' dedi.

Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba'nın açıklamalarıyla abartılı beklenti oluşturulduğunu belirten Yıldırım, şunları söyledi;

''Öyle bir hava estiriliyor ki; İki markette kıymanın kilosunu 29 liradan, kuşbaşı etin kilosunun ise 31 liradan satınca kırmızı ette ve hayvancılıkta sorunlar çözülmüş...''

Ucuz ithal et satışının vatandaşları mutlu ettiğini ancak besicilerin zor durumda olduğuna dikkat çeken Yıldırım ''Ucuz et satışı ile mağdur olan önemli bir kesim var. Kamuoyuna yansıdığı gibi mağdur olan sadece kasaplar değil. Asıl mağdur olan besicilik yapan, hayvancılık yapan çiftçi, yetiştirici. Unutmayın, bugün üretici mağdursa, yarın tüketici olarak hepimiz mağdur olacağız'' dedi.

''Satılan ucuz etin faturası ülkeye çok ağır olacak'' iddiasında bulunan Yıldırım ''Ucuz et satışı nedeniyle besici hayvanını kestiremiyor. Aylardır beslediği hayvanını maliyetin altında satmak zorunda kalıyor. Daha da önemlisi besici üretimden kaçıyor'' İfadelerini kullandı.

UCUZ ETİN FATURASI ÇOK AĞIR OLACAK

Devletin kredi ve desteği ile 2010 yılından sonra kurulan binlerce besi işletmesinin boş olduğunu altını çizen Yıldırım ''Yatırım yapanlar zararda. Bütün bunları üst üste koyunca ucuz etin faturası gerçekten çok ağır olacak. Vatandaşa bir kilo eti ucuz yedireyim derken, üretim bitiriliyor. Türkiye, her geçen gün daha çok ithalat yapmak zorunda kalacak. Üretimi bitirirseniz yarın paranız olsa dahi ithal edecek et bulamazsanız. Bugün ucuz dediğiniz et, yarın çok pahalıya gelecek'' dedi.

Yıldırım, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın 2018 yılı hayvancılık politikasının omurgasını ithalat oluşturacağını belirtti.

2018 yılı hayvancılık politikasını ''Görünürde üretimin artırılmasını öngören küçük aile işletmelerinin desteklenmesi, hayvancılık işletmelerinin rehabilitasyonu, genç çiftçilere hibe desteği, damızlık düve merkezlerinin kurulması ve diğer projelerinin tamamı ithalata dayalı bir model olarak kurgulanmış'' diyerek yorumlayan Yıldırım, küçük aile işletmelerine, genç çiftçilere dağıtılacak damızlık hayvanlar ithal edileceğini, damızlık düve merkezlerine damızlık hayvan ithal edileceğini ve besicilik yapmak isteyenlere de besi hayvanı ithal edileceğini aktardı.

Ali Ekber Yıldırım, Bakan Ahmet Eşref Fakıbaba'nın Bakanlar Kurulu'na sunacağı küçük aile işletmelerinin desteklenmesi projesinde işleyişin şöyle olacağını yazı;

''Proje ile ilk yıl 20 bin işletmeye 5’er baş kombine verim yönlü ırklardan damızlık gebe düve verilmesi öngörülüyor. Damızlık materyal için; kombine verim yönlü ırklardan 5 baş damızlık gebe düve verildiği takdirde ilk yıl 5 baş anaç inek ve 2’şer baş dişi ve erkek buzağı-danadan oluşan 9 başlık sürü, üçüncü yılın sonunda her işletmede ortalama 7 baş anaç inek, 2 baş düve, 3 baş erkek ve 3 baş dişi danadan oluşan 15 başlık sürü kompozisyonu ortaya çıkacak. Yurt dışından getirilecek olan kombine verim yönlü damızlık gebe düve bedeli yaklaşık 13 bin TL/Baş olarak düşünülüyor. Bunun için işletme başına 5 x 13 Bin TL = 65 Bin TL kaynağa ihtiyaç var. Bu durumda toplamda damızlık materyal bedeli yıllık 20 bin işletme için 1.3 milyar TL olacak. Alınacak gebe düvelerin ortalama 4 aylık gebe olduğu varsayılarak doğuma kadar geçecek 5 aylık sürede kesif yem için (150 gün x 7TL/gün x 5 Baş) 5.250 TL işletme sermayesine ihtiyaç duyulacak.

Proje ile 3 yılda toplamda 60 bin işletmeye 5'er baş damızlık dağıtılması için 300 bin baş damızlık düve ithal edilecek. Küçük aile işletmeleri desteğinin büyük bölümü ithalata gidecek. Küçük aile çiftçiliği yerine yabancı çiftçiler desteklenecek.''

HASTALIK DA İTHAL EDİLMİŞ OLACAK

Bakanlığın her yıl 20 bin işletmeye, işletme başına 5 damızlık düve ithal ederek dağıtmasının hayvan hastalıklarının yayılması tehdidini de beraberinde getireceğini savunan Yıldırım ''Hayvanla birlikte hastalıkta ithal edilmiş olacak'' dedi.

Yıldırım yazısının son kısmında çözümün ithalatta değil, üretimde olduğunu belirtti.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23