Kaya, Marksistlerle aynı safta
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Türk siyasi tarihi, birçok fikirsel dönüşlere ve ideolojik kopuşlara şahit olmasına rağmen, hiçbiri HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya’nın ters yüz oluşu kadar dikkat çekmiyor. İslam’ın tevhid dini olduğunu görmezden gelen Kaya, İslam dünyasının son kalesi Türkiye’yi yıkmak isteyen Marksist bir örgütle birlikte hareket ediyor. Kaya, diyalektik materyalizmi benimsemiş PKK’nın siyasi kanadı HDP’nin borazanlığını yapıyor.
Hakkı Bilir İstanbul
PKK’nın siyasi uzantısı HDP’nin İstanbul Milletvekili Hüda Kaya’nın 180 derecelik fikirsel dönüşümü, Türk siyasi tarihinin en ilginç vakaları arasında gösteriliyor. 28 Şubat darbe sürecinde, başörtüsü mücadelesiyle öne çıkan ve Müslümanların takdirini kazanan Kaya, PKK’nın dümen suyuna girdiğinden beri temsil ettiği değerlere zıt hareketlerde bulunuyor. Materyalist bir felsefeyi benimseyen ve manifestolarında bu vurguyu sıklıkla kullanan PKK’nın gönüllü propagandistliğini yapan Kaya, başörtüsü gibi kutsal bir değerimizi göz göre göre istismar ediyor. Batı’nın Deccalı Marks’ın, ‘Din kitlelerin afyonudur” sözünü dilinden düşürmeyen HDP’nin saflarında sözde ‘hak’ mücadelesi veren Kaya, hakikatin temelini sarsmaktan da geri durmuyor.
Terörün ekmeğine yağ sürüyor
Siyasi yaşantımızın en ibretlik dönüşümünü gerçekleştiren HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, yapmış olduğu söylem ve imza atmış olduğu icraatlar ile çelişkili bir görüntü çiziyor. “Bir Arabistan yarımadası tasarımı olarak Allah, yaklaşık M.Ö 2000’lerde bir ideolojik kimlik olarak bütün semitik kabilelerin zihninde yer edinmektedir” diyen PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın felsefesini benimseyen Kaya, savunduğunu iddia ettiği değerlerle çatışıyor. 28 Şubat sürecinde İslami mücadele içerisinde yer alan ve bu sayede belirli bir popülarite kazanan Kaya, PKK’lılarla yan yana gelmekten çekinmiyor. Şimdilerde HDP’nin Bağcılar Belediye Başkan adayı olan Kaya, içini boşalttığı başörtüsü üzerinden oy devşirmenin hesaplarını yapıyor. Kaya’nın 28 Şubat sürecinde verdiği mücadelenin, şahsi ikbalini temin etmek için yapılmış ucuz şovlardan ibaret olduğu ise bugün çok daha iyi anlaşılıyor.
Din düşmanlarıyla aynı safta
PKK’nın uzantısı HDP adına katıldığı toplantılarda ve mitinglerde, İslami bir görüntü çizen Kaya, “Eğer Allah yeniden bir elçi gönderecek olsa İslam ümmetine, bugünkü din anlayışına sahip olan Müslümanlara gönderirdi. Allah’ım bizi dindar zalimlere karşı koru” diyebilecek kadar hadsizce sözler sarf ediyor. İslam’ın tevhid dini olduğunu görmezden gelen Kaya, İslam dünyasının son kalesi Türkiye’yi yıkmak isteyen Marksist bir örgütle birlikte hareket ediyor. Terörize olmuş ayrılıkçı fikirlerin gönüllü elçiliğini yapan Kaya, “Arabistanda halen kıble denilen namazda yön anlayışı tanrıçaya bağlılığın bir izini teşkil etmektedir” diyen Öcalan’ın değirmenine su taşıyor.
Kamuoyu ibretle takip ediyor
Bebek katili Öcalan’ın, İslam’ı tahkir eden “Aslında Paskalya dolayısıyla Süryanilere ilişkin bir mesaj vermeyi düşünüyordum. Sadece Süryanilerle ilgili de değil, bütün Hıristiyanlara ilişkin bir mesaj vermek istiyordum. Ben Hıristiyanlık üzerinde epeyce duruyorum, araştırmalarım var. İslam ile Hıristiyanlığı ve Yahudiliği kıyaslıyorum. Hristiyanlığa bazı haksızlıklar yapıldığını da düşünüyorum. Süryaniler, Doğu Hıristiyanlığını temsil ediyor, doğuya aittir. Batı Hristiyanlığı özel olarak Doğu Hristiyanlığını anlamalıdır” sözleri karşısında sessizliğe bürünen Kaya, İslam sömürüsü üzerinden rant devşiriyor. Kamuoyu ise, Kaya’nın fikirsel iflasını büyük bir ibretle takip ediyor.
