İstanbul'daki o otelde Epstein cinayeti! 'Oğlum hangi sapıklığa şahit oldu da öldürüldü?'
Burak Oğraş’ın 2011 yılında Rixos Otel’de şüpheli şekilde hayatını kaybetmesi, ABD’de yayımlanan Jeffrey Epstein belgelerinde otel isminin geçmesiyle birlikte yeniden Türkiye’nin en çok konuşulan konularından biri haline geldi. "İntihar" denilerek kapatılan dosya, baba Murat Oğraş’ın yıllardır süren mücadelesi ve belgelerdeki yeni ayrıntılarla "cinayet ve şantaj" şüphesini zirveye taşıdı.
Burak Oğraş’ın 2011 yılında Rixos Otel’de şüpheli şekilde hayatını kaybetmesi, ABD’de yayımlanan Jeffrey Epstein belgelerinde otel isminin geçmesiyle birlikte yeniden Türkiye’nin en çok konuşulan konularından biri haline geldi. "İntihar" denilerek kapatılan dosya, baba Murat Oğraş’ın yıllardır süren mücadelesi ve belgelerdeki yeni ayrıntılarla "cinayet ve şantaj" şüphesini zirveye taşıdı.
2011 yılında Rixos Otel’de staj yaparken cansız bedeni havuzda bulunan 16 yaşındaki Burak Oğraş’ın ölümü, küresel sapkınlık ağı Jeffrey Epstein davasında çıkan yeni belgelerle bambaşka bir boyuta taşındı. Acılı baba Murat Oğraş’ın 12,5 yıldır sorduğu "Oğlumun telefonu nerede?" sorusu, Epstein belgelerindeki "şantaj ve kayıt" iddialarıyla örtüşüyor. İşte Türkiye’yi sarsan o karanlık bağlantının detayları...
EPSTEIN BELGELERİNDEKİ RIXOS DETAYI
Dünya genelinde milyarderlerin, siyasetçilerin ve ünlülerin "sapkınlık adası" olarak bilinen Epstein davasında, son yayımlanan 3 milyon sayfalık belgeler arasında Rixos Otel isminin de geçmesi büyük yankı uyandırdı. Bu gelişme, 2011 yılında aynı otelde hayatını kaybeden Burak Oğraş’ın dosyasındaki "örtbas" iddialarını tekrar gündeme getirdi.
BABA MURAT OĞRAŞ: OĞLUM KAYIT ALDIĞI İÇİN ÖLDÜRÜLDÜ
Olayın yaşandığı ilk günden beri oğlunun intihar etmediğini, katledildiğini savunan baba Murat Oğraş, sosyal medyada feryat ederek şu iddiaları dile getirdi:
"Oğlum Burak, Rixos Otel'de katledildiği gece hangi sapıklığa şahit oldu? Saat 23:53'te cep telefonunu yok ettiler ve 12,5 yıldır bulunamıyor. Oğlum o sapıklığı kayıt altına almaya çalıştı, telefonu bu yüzden yok edildi!"
EMNİYET MÜDÜRÜNDEN OTEL YÖNETİCİLİĞİNE: O DÖNEMDE NE OLDU?
Dosyanın en dikkat çekici detaylarından biri de dönemin Antalya İl Emniyet Müdürü Ali Yılmaz oldu. Burak Oğraş öldüğünde soruşturmanın başında olan Yılmaz, emekli olduktan kısa süre sonra Fettah Tamince’ye ait Rixos Otel'de üst düzey yöneticiliğe getirilmişti. Baba Oğraş’ın suçlamalarına yanıt veren Yılmaz, "Baba kendini meşhur etmeye çalışıyor" diyerek iddiaları reddetmişti.
KAYIP TELEFONUN SIRRI NEDİR?
Burak Oğraş’ın cansız bedeni havuzda bulunmasına rağmen, her zaman yanında taşıdığı cep telefonu tüm aramalara rağmen asla bulunamadı.
Baba Oğraş, telefonun içinde oteldeki "nüfuzlu müşterilere" ait uygunsuz görüntülerin bulunduğuna ve bu kayıtların hem cinayetin hem de telefonun yok edilmesinin asıl sebebi olduğuna inanıyor.