Dünya Çocuk Hakları Derneği: Cinsel çağrışımlar yapacak şekilde giyinmek sapıklıktır!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Toplumun tepkisinin arttığı teşhircilik sapıklarına tepki gösteren Dünya Çocuk Hakları Derneği Başkan Yardımcısı Fatma Sevim, “Adeta salgın bir hastalık halini alan teşhircilik ve tacize karşı gerekli önlemlerin alınması gerekir. Bu bir beka meselesidir.” dedi.
Taha Emre Özdemir Ankara Yeniakit.com.tr’ye konuşan Dünya Çocuk Hakları Derneği Başkan Yardımcısı Fatma Sevim, “Bir erkeğin cinsel çağrışımlar yapacak tarzda giyinmesi nasıl sapıklık ise aynen bir kadının da cinsel çağrışımlar yapacak şekilde giyinmesi sapıklıktır, tacizdir.” diye konuştu.
“Teşhircilik, ruhsal bir hastalıktır!”
Sevim, son zamanlarda teşhirciliğin arttığına dikkat çekerek, “Ruhbilim terimi olarak teşhircilik, cinsel organını gösterme biçiminde belirti veren ruhsal hastalık olarak tanımlanmaktadır. Yaz günlerinin gelmesi ile birlikte teşhircilik de ülkemizin her tarafında haddinden fazla ve her yerde görülmeye başladı. Geçenlerde Millet Camii içinde göğüsleri görünen, yarım paça dar kot ile dolaşan bir bayanı gördüğümde durumun vehametinin farkına vardım. Benzer bir manzara da Çanakkale Şehitliği’nde yaşanmıştı. Şehitlikte neredeyse çıplak dolaşan kişilerin fotoğrafları sosyal medya kullanıcıları tarafından paylaşılmıştı. Teşhircilik bir ruhsal hastalıktır ve tedavi edilmesi gerekmektedir. Bir müslüman kendi vücudunu Allah'ın emaneti olarak görür ve onun isteklerine göre kullanır. Ancak vücudunun sahibi olduğunu düşünen kişiler ise arzu ve isteklerine göre açılma hakkına sahip değillerdir. Çünkü bu durum diğer insanları taciz anlamını taşıyacaktır. Bilindiği gibi cinsel taciz ağır bir suçtur. Metroda bacağını açan bir erkeğin yaptığı ne kadar yanlış ise cinsel organlarına kadar açık kadınların toplu yaşam yerlerinde teşhircilik yapmaları bir o kadar vahim bir durumdur.”
“Teşhircilik, sapıklıktır!”
“Bir erkeğin cinsel çağrışımlar yapacak tarzda giyinmesi nasıl sapıklık ise aynen bir kadının da cinsel çağrışımlar yapacak şekilde giyinmesi sapıklıktır, tacizdir.” diyen Sevim, sözlerine şöyle devam etti: “Kadınlara tanınan dekoltelerini sergileme özgürlüğünün erkekler tarafından talep edilmesi halinde, İstanbul Sözleşmesi gereği bu özgürlüğün erkeklere de tanınarak toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması gerekecektir. Kadınların soyunmasının ‘özgürlük, cesur poz, özgüven’ diye sunularak normalleştirilmesine öylesine alıştık ki durumun absürtlüğünün farkına varamıyoruz. Toplum içerisinde yaşıyoruz ve toplumda birlikte yaşamanın kuralları var. Bu kuralların aşama aşama tüketilmesi önce aile yıkımına yol açacak ve toplumsal yozlaşmayı beraberinde getirecektir. Bu nedenle adeta salgın bir hastalık halini alan teşhircilik ve tacize karşı gerekli önlemlerin alınması gerekir. Özellikle RTÜK tarafından dizilere karşı daha fazla tedbir alınmalıdır.”
“Kadının cinselliğine bu kadar kolay erişilmemesi gerekir!”
Kadının cinselliğinin kolay erişilebilir olmasının kadına zarar verdiğini ifade eden Sevim, şöyle konuştu: “Kadın cinselliği bu kadar kolay erişilebilir olursa kadın cinselliği artık bir kıymet ifade etmez olacaktır. Bu durumu artık batılı seks objesi olmuş kadınlar bile farketmiştir. Kadınlarımız bir erkeğin her şeyi mi, her erkeğin bir şeyi mi olmak istiyor bunu düşünerek, buna cevap vermelidir. Kadınların, kendi kıymetlerini bilerek, Allah’a ve topluma karşı görevlerinin bilincinde olarak davranışlarına yön vermeleri gerekmektedir. Ayrıca cami, şehitlik, park vb. yerlerde genel aklakın sağlanması için de yetkililer görev başında olmalıdır. Bu gidişin sonu sokaklarda çocuk yapılan bir topluma çıkacaktır. Kadının kıymetsizleşmesi, ailenin ve neslin bitmesi, Müslüman Türkiye’nin varlığının sonudur. Bu sorun beka sorunudur, geleceğimizi tehdit etmektedir.”