• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Dr. İhsan Şenocak: Rab'bimiz bizi Ramazan'da Kur'an ile tedaviye hazırlıyor

Yeniakit Publisher
2020-04-28 17:11:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Dr. İhsan Şenocak: Rab'bimiz bizi Ramazan'da Kur'an ile tedaviye hazırlıyor

Yeniakit.com.tr'ye konuşan Fıkıh Doktoru İhsan Şenocak, Ramazan ayının müslümanlar için önemini anlattı. Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed (SAV)'ın Ramazan ayında her zamankinden daha çok Kur'an-ı Kerim okuduğuna dikkat çeken Dr. Şenocak, "Allah Azze ve Celle Kur’ân-ı Kerîm’i Ramazan-ı Şerîf’te inzal etmiştir. Allah-u Teâlâ biz kullarına imsaktan iftara kadar yeme-içme ameliyelerini yasaklayarak bizleri Kur’ân-ı Kerîm’le tedaviye, onunla uyumlu bir hayata hazırlamıştır." dedi.

 Taha Emre Özdemir  yeniakit.com.tr 

"Ramazan, müslümanlara Ümmet olduklarını ve ancak Ümmet olmanın gereğini yerine getirdikleri müddetçe oruçlarının oruç, bayramlarının da bayram olacağını anlatır." diyen Dr. İhsan Şenocak, "Allah Rasûlü bir Hadis-i Şerifinde, 'Kim Ramazan orucunu imanlı bir halde sadece Allah’ın rızasını umarak tutarsa, onun geçmiş bütün günahları affedilir.' buyuruyor." ifadelerini kullandı.

'Efendimiz (SAV) Ramazan'da her zamankinden çok Kur'an okurdu'

Ramazan ayında Kur'an okumanın önemine vurgu yapan Dr. Şenocak, "Allah Rasûlü Ramazan’da her zamankinden daha fazla Kur’ân-ı Kerîm okurdu. Ulemâ ise Ramazan’da tedrisata ara verir, sadece Kur’ân-ı Kerîm’le meşgul olurdu. İmam-ı Rabbâni, 'Ramazan-ı Şerîf ’in Kur’ân-ı Kerîm’le tam bir münasebeti var' buyurur." diye konuştu.

'Rab'bimiz bizi Ramazan'da Kur'an ile tedaviye hazırlıyor'

Kur'an-ı Kerim'in ilk olarak Ramazan ayında indirildiğine dikkat çeken Dr. Şenocak, "Neden Allah Azze ve Celle Kur’ân-ı Kerîm’i başka bir ayda değil de Ramazan-ı Şerîf’te inzal etti? Hâdiseyi şu misal bağlamında değerlendirebiliriz: Hastasına takdir edeceği bir ilacı vermek için belli tetkikleri yaptırmasını söyleyen bir hekim, aynı zamanda tetkikten 10 saat önce yemek yemeyi kesmeyi de tembihler. Hasta, hekimin söylediğine riâyet ederse tahlilden bir sonuç hasıl olur. Allah Teâlâ da kullarına imsaktan iftara kadar yeme, içme ameliyelerini yasaklayarak onları Kur’ân-ı Kerîm’le tedaviye, onunla uyumlu bir hayata hazırlar. Bu yüzden İmam Gazâli Hazretleri buyurur ki 'İftara doğru açlık ve susuzluk Müslümanı yorgun düşürdüğünde kimse yatağa gidip yatmasın, uyumasın. Orucun verdiği açlığı iliklerine kadar hissetsin. Nefsi zelil, ruhu aziz olsun.' buyurmuştur." ifadelerini kullandı.

Mazlum coğrafyalardaki müslümanların zulüm altında olduğunu da hatırlatan Dr. Şenocak, sözlerine şöyle devam etti:

'Müslümanlar nerede?' diye soran kardeşlerimiz var'

"Bize Ümmet olduğumuzu hatırlatan Ramazan’da farklı bölgelerde yaşayan Müslümanlar teravihi ya da başka bir namazı kılmak için evlerinden çıktıklarında müşrikler tarafından belki öldürülecek belki kaçırılacak, rehin alınacak ya da bir gemiye binerek açık denizlerde 'Bizi kabul edecek bir ülke yok mu?' diye dolaşıp sığınacak bir liman ararken boğulacaklar. Mazlumların acılarını duyan, feryatlarına Cenab-ı Allah’tan başka kulak veren yok. Onlar mülteci kamplarında ya da her gece basılan evlerinde Kur’ân’ın, 'Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir duvar gibi saf bağlayarak savaşanları sever' âyetini okuyacak ve diyecekler ki 'Yâ Rab! Kur’ân’ında Müslümanlardan bahsediyor ve buyuruyorsun ki 'Onlar namazda durdukları gibi Kâbe-i Muazzama’yı tavaf ettikleri gibi oruç mektebinde Ümmet şuurunu yaşadıkları gibi Allah yolunda da yek vücutturlar. Siyasette, iktisatta, akidede, amelde yekvücut olan o Müslümanlar nerede? Onları bekliyoruz.' "

'Oruçlarımızın ne kadar makbul olacağını Ümmet bilincimiz belirleyecek'

"Bizler birbirinden farklı nimetlerle iftar ederken onlar 'Yâ Rasûlallah! Hani Müslümanlar’ın bir vücut gibi olduklarını haber vermiştin. Vücudun bir organı acı çektiğinde sâir organlar sabahlara kadar nasıl uykusuz kalırsa, İslâm Coğrafyası’nın bir noktasındaki acının hissedilmesi de her bölgede aynı olacaktı. Nerede bizim ızdırabımızı duyup uykuları kaçacak, sıtma nöbetine girecek o Müslümanlar?' diye soracaklar. Onlar Kur’ân-ı Kerîm ve Sünnet-i Seniyye’nin hâsılası mahiyetinde olan fıkıh mecmualarını da okuyor şu fetvayı da biliyorlar: 'Eğer kâfirler Âlem-i İslâm’ın doğusunda bir Müslüman kadını esir alsalar, batıdaki bütün Müslümanlara o kadını fidye vererek kurtarmak vacip olur.’ Tuttuğumuz oruçların Allah Azze ve Celle katında ne kadar makbul olduğunun cevabı Ümmet bilincimizle alakalıdır."

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

bilim bilim bilim

coronaya da bir tedavi öneriniz var mı hacılar.

şenay doğan

orucun kendisi de başlı başına bir şifa....
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23