• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Hakk’a irtihalinin 4. yıldönümü: Dava adamı Mustafa ağabeyi rahmet ve minnetle anıyoruz!

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Hakk’a irtihalinin 4. yıldönümü: Dava adamı Mustafa ağabeyi rahmet ve minnetle anıyoruz!

Ömrünü İslam davasının yüceltilmesine, hakkın ve hakikatin savunulmasına adayan ve gazetemizin kurucusu merhum İcra Kurulu Başkanımız Mustafa Karahasanoğlu Ağabeyi, Hakk’a irtihalinin dördüncü yıl dönümünde rahmet, özlem ve dualarla yâd ediyoruz. Sağlam bir muvahhid, korkusuz bir mücahid olan Karahasanoğlu 13 Ağustos Perşembe günü, Edirnekapı Şehitliği’ndeki kabri başında Kur’an tilaveti ve dualar eşliğinde anılacak. Merhum Karahasanoğlu ayrıca yarın 20.00’da akit TV’de yayınlanacak özel programla da yad edilecek.

 SEBAHATTİN AYAN/İSTANBUL 

Hak ve hakikate adadığı ahir ömrünün 48 senesini İslam davasını yüceltmek için siyaset ve medya sahasında mücadeleyle geçiren merhum İcra Kurulu Başkanımız Mustafa Karahasanoğlu, vefatının dördüncü yılında rahmetle ve dualarla anılıyor. Gazetemiz Akit’i adeta mazlum ve mağdur Müslümanlara vakfeden Mustafa ağabey, inancından dolayı nerede sıkıntıya düşmüş bir Mü’min varsa imdadına koşar, sesinin ülke sathında duyulmasını sağlardı.


HER ZAMAN DİK DURDU

Ahir ömrü 1948 yılında Erzincan’ın Kemaliye ilçesinin Başpınar köyünde başlayan Mustafa Karahasanoğlu, ailesinin gurbet yolculuğu ile birlikte 1950 yılında 2 yaşındayken İstanbul’a geldi. İlkokulu Kabataş Namık Kemal İlkokulu’nda, orta öğrenimini Fındıklı Ortaokulu’nda, lise tahsilini Maçka Sanat Lisesi’nde tamamlayan Karahasanoğlu, 1974’te Yıldız Teknik Üniversitesi’nden mezun oldu. Milli Görüş lideri merhum Erbakan Hoca’nın dava arkadaşlarından Mustafa Karahasanoğlu; Müslümanlara yönelik topyekûn mücadeleye girişilen 28 Şubat sürecinde uyduruk gerekçelerle gözaltına alınmış, gizli servisler tarafından bizzat makam odasında ölümle tehdit edilmiş, idaresindeki Akit’e panzerlerle baskınlar düzenlenmiş ancak hiçbirisine boyun eğmeyerek davasından zerre taviz vermeden dik duruşunu sürdürmüştü. Küçük bir nalbur dükkanında kurulan Akit gazetesini adeta vesayet odaklarına karşı bir direniş kalesi haline getiren Mustafa ağabey; cuntacılara, sermayedarlara, siyasi hokkabazlara, militan hukukçulara, beşli çetelere eyvallah etmedi, gelene hocam gidene paşam demedi.


ÖNCE HELAL KAZANÇ

Gazetenin mâli açıdan sıkıntıya düştüğü en zorlu günlerinde dahi faizli reklamları elinin tersiyle iten, ‘önce helal kazanç’ diyerek bütün mesai arkadaşlarına helal rızkın önemini öğreten, Allah için öfkelenen, Allah için muhabbet kuran, en zor anında dahi sükûnet ve hakkaniyet ölçüsüyle hareket eden Mustafa ağabey, 1988’den beri Cuma dergisi ve Akit gazetesinde vazife alıp Türkiye’ye hizmet eden çok sayıda kıymetli ismi yetiştirdi. Haftanın 7 günü mesai yaparak, kurumumuzda çalışan bütün personellerden daha fazla çalışan Mustafa ağabey, haftalık ve yıllık izin kullanmaksızın sıhhati el verdiği müddetçe Hak dava için hep çalıştı, çabaladı. Mütevazılığı, sevecenliği ve tavizsiz duruşuyla hatırlanan büyük dava ve aksiyon adamı, 13 Ağustos 2022’de tedavi gördüğü hastanede 74 yaşında Hakk’ın rahmetine kavuştu. Evli ve 4 çocuk babası olan Mustafa Karahasanoğlu, Edirnekapı Mezarlığı’nda medfun bulunuyor.


KARAHASANOĞLU MEZARI BAŞINDA YAD EDİLECEK

Ömrünü İslam davasının yüceltilmesine, hakkın ve hakikatin savunulmasına adayan, gazetemizin kurucusu ve merhum İcra Kurulu Başkanımız Mustafa Karahasanoğlu Ağabey, vefatının dördüncü sene-i devriyesinde kabri başında dualarla yâd edilecek. Merhum Mustafa Ağabey için 13 Ağustos Perşembe günü (yarın) saat 13.30’da Edirnekapı Şehitliği’nde bulunan aile kabristanlığında anma programı düzenlenecek. Ailesi, dostları, çalışma arkadaşları ve dava arkadaşlarının katılımıyla gerçekleştirilecek programda merhum Karahasanoğlu için Kur’an-ı Kerim okunacak ve dualar edilecek.


20.00’DA AKİT TV’DE KARAHASANOĞLU BELGESELİ

Diğer yandan Milli Görüş Lideri merhum Necmettin Erbakan ile yol arkadaşlığı, gazetecilik serüveni, 28 Şubat başta olmak üzere vesayet odaklarına karşı verdiği mücadele ve Akit Medya’nın zorlu süreçlerde yaşadığı badirelerin anlatıldığı “Mustafa Karahasanoğlu” belgeseli de aynı akşam saat 20.00’de Akit TV’de yayınlanacak. Karahasanoğlu’nun hayatını, mücadelesini ve geride bıraktığı kutlu mirası anlatan yapım, merhum dava adamını yakından tanımak isteyen izleyicilere önemli bir hafıza sunacak.

Vefatının sene-i devriyesinde ailesi, çalışma arkadaşları ve meslektaşları Karahasanoğlu’nu anlattı.


ÖMRÜNÜ HAKİKATE ADADI

Merhum Mustafa Karahasanoğlu’nu anlatan kardeşi ve Akit Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Osman Nuri Karahasanoğlu: “Akit Medya Grubu Onursal Başkanı Mustafa Karaaslanoğlu’nu, vefatının dördüncü sene-i devriyesinde rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyoruz. Mustafa abim; ömrünü hakkın, hakikatin ve adaletin yanında durmaya adamış, zalimin karşısında mazlumun yanında yer almış, baskılara, dayatmalara ve sindirme girişimlerine hiçbir zaman boyun eğmemiş müstesna bir şahsiyetti. O, sahip olduğu idealleri hayata hâkim kılmak için büyük bir azim ve kararlılıkla mücadele eden gerçek bir dava insanıydı. Maddi kaygıları, makam ve mevki beklentileri olmadı. Kişisel isteklerini hiçbir zaman mücadelesinin önüne koymadı. Gazeteciliği yalnızca bir meslek olarak değil, hakikatin savunulması gereken önemli bir sorumluluk olarak gördü ve bu uğurda çok ağır bedeller ödedi. Bizlere her şart altında azimli olmayı, inandığı doğrulardan taviz vermemeyi ve mücadeleden geri adım atmamayı öğretti. Dünyevî hiçbir menfaat gözetmeden, yalnızca Cenâb-ı Hakk’ın rızasını hedefleyerek Türk medyasında önemli bir çığır açtı. Din düşmanlarına, rant çevrelerine ve zulme karşı cesaretle durdu; daima Hakk’ın ve milletinin yanında saf tuttu. Özellikle 28 Şubat dönemindeki vakur ve kararlı duruşu, onun mücadele hayatının en önemli örneklerinden biri olarak hafızalarımızdaki yerini koruyor. Vesayet düzeninin baskılarına boyun eğmedi; gözaltı ve tutuklamalara rağmen inandığı değerlerden vazgeçmeden mücadelesini sürdürdü. Bugün bizlere düşen, Mustafa abimizin bıraktığı bu kutlu mirasa sahip çıkmak, onun ortaya koyduğu mücadele ruhunu yaşatmak ve medyadaki misyonumuzu daha ileriye taşımaktır. Bizler de ondan aldığımız güç ve ilhamla, karşılaştığımız tüm zorluklara rağmen mücadele azmimizden taviz vermeden yolumuza devam edeceğiz inşallah. Bu vesileyle Mustafa Karahasanoğlu’nu vefatının dördüncü yılında bir kez daha rahmet, minnet ve şükranla anıyor; Cenâb-ı Hak’tan kendisine rahmet diliyor, mekânının cennet olmasını niyaz ediyoruz."


BABAMIN EN YARAMAZ ÇOCUĞUYDUM

Oğlu Ahmet Can Karahasanoğlu: “Baba imgesi insanın en derinindeki bilinçaltı koridorlarının yansımasıdır. Özellikle erkek çocukları için baba bir otoriteyi temsil eder. Otorite duygusu, pasifist anarşist fikirlerim doğrultusunda her türlü otorite fikrine karşı bir savunma biçimi geliştirmeme sebep oldu. Dolayısıyla babamla yaptığımız uzun tartışmaları ve fikirlerimle onu alt etmeye çalıştığımı hatırlıyorum. Bilgi nihayetinde tecrübeye karşı her zaman biraz daha yenik kalıyor. O tabii ki benden daha zeki bir kafaya sahipti ve hazır cevaplarıyla bütün teorik felsefi çıkarımlarımı yerle bir ediyordu. Bir süre sonra tartışmaların ve fikir ayrılıklarının bir yere götürmediğini anladım. Hiçbir şey çözülmüyordu. Sadece bana “Ufaklık, adam mı oldun?” kıvamında bakıyordu. Bugün yaşadığım, karşılaştığım birçok tecrübede “Acaba babam burada olsa nasıl bir tepki verirdi?” diye düşünmeye başlıyorum. Demek ki yaş ilerledikçe insan da yavaş yavaş babasına yaklaşıyor. Bu değişik, terse doğru bir evrim süreci. Açıklanması zor bazı anlar vardır; babanızı kaybettiğiniz zaman anlarsınız. İşte o anları her geçen gün biraz daha fazla müşahede etmeye başlıyorum. Hayatla ilgili ufak sorunlarda onu hatırlıyorum. Korkunç basitleştirmeyle anlık, pratik çözümler sunardı.

Yağmurlu bir gündü. Babamla beraber uzun bir yoldaydık. Arabayı kenara çekip bir süre gökyüzüne doğru baktı. Sonra “Babamı hatırladım” dedi. O an neden böyle bir şey söylediğini hatırlamıyorum. Dedem o zaman rahmetliydi. Şimdi her yağmur yağdığında ben de o sözle babamı hatırlıyorum. Ve olduğum yerde, ben bu satırları yazarken, yağmur çiselemeye başladı. Bazı işaretler okumasını bildiğinizde çok şey anlatır. Rahmet ve dua ile…"


KELLE KOLTUKTA BİR ÖMÜR

Oğlu Halil İbrahim Karahasanoğlu: “Rahmetli babamı sadece bir baba olarak değil, bir mücadelenin, bir inanışın, bir davanın temsilcisi olarak da görüyorum.  Bu yüzden bendeki baba figürü sadece bir ‘aile’ ifadesiyle anlatılamayacak kadar büyük. O hiçbir zaman kolay olanı seçmedi. 28 Şubat döneminde herkesin tir tir titrediği o askeri vesayetin acımasız otoriterliğine karşı dik duruşuyla büyük bir direniş gösterdi. Dünya tarihinde hiçbir gazeteye açılmamış davalar şu an bu satırları okuduğunuz gazeteye açıldı. Bir şeyin yanlış olduğuna inandığı zaman o artık hiçbir şekilde doğru olamazdı. İnandığı fikir uğruna bedel ödemeyi peşinen göze alan bir adamdı. Benim çocukluğum, onun orta yaşları ülkenin büyük bir değişimin içinden geçtiği zamanlara denk düşüyor. Babam bu değişimde büyük bir dönüştürücü olarak rol üstlendi. Bugün Müslümanlar onu, herkes konuşmaya korkarken gerçekleri haykırarak ortamı bir anda tersine çevirmesiyle hatırlıyor.  Herkes bir çizgisi olduğunu söyler. Babamın yaşantısı dümdüz bir çizgiydi, ara sokaklar yoktu. Bu çizgi belki karşıt fikirdekiler için bir şey ifade etmeyebilir. Hatta camiadaki bazı insanlara kolayca eleştiri sebebi de olabilir. Ama dışardan eleştirmekle kelle koltukta bu işe bütün hayatını koymak ve bundan dolayı yargılanmak sanırım dışardan eleştirenlerin cesaret edemeyecekleri bir şeydir. Babamın bize en büyük mirası, hayattaki bazı fırıldaklara kayıtsız kalmamamız gerektiği konusundaki ısrarcı tavrıdır. Rahmet olsun. Yattığı yer incitmesin.”


EMANETİ OMUZLARIMIZDA

Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Murat Alan: “Mustafa Ağabey… İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn… 13 Ağustos 2022… Sabahın o ağır sessizliğinde haber düştü. Akit’in, Millî Görüş’ün, hak ve hakikatin yılmaz fedaisi Mustafa Karahasanoğlu Ağabey, tedavi gördüğü hastanede 74 yaşında Rabbine yürüdü. Kalbimizin bir yanını alıp götürdü. Ama bıraktığı iz, bir ömür boyu silinmeyecek kadar derindi Erzincan’ın Başpınar köyünden İstanbul’a uzanan o yol, sıradan bir göç değildi. O yol, bir dava adamının, bir mücahidin yoluydu. Mühendislik diplomasını bir kenara koydu. Nalbur dükkânının mütevazı raflarından Cuma Dergisi’ni, oradan Beklenen Vakit’i, Akit’i yükseltti. Sermaye olmadan, holding desteği olmadan, cemaat dayatması olmadan… Sadece “Müslümanların gören gözü, işiten kulağı, haykıran sesi” olma inancıyla. Küçük bir dükkândan koca bir medya grubuna uzanan o yolculuk, aslında bir direniş destanıydı. 28 Şubat’ın karanlık günlerini hatırlayanlar bilir. Postal sesleri sokakları inletirken, panzerler kapıya dayanırken, ölüm tehditleri makam odasına kadar girerken… Mustafa Ağabey dimdik durdu. “Bu bina çöker, siz de altında kalırsınız” diyenlere, “Devleti ve orduyu asıl yıpratanlar, millet düşmanı uygulamalara teşebbüs edenlerdir” diye cevap verdi. Eğilmedi. Bükülmedi. “Gelene hocam, gidene paşam” demedi. Çünkü o, korkaklardan gazeteci olmayacağını bilen adamdı. Hakikatin yanında durmak, bazen yalnızlığı, bazen bedeli, bazen de ölümle yüzleşmeyi gerektirirdi. O bedeli ödedi. Ve o dik duruş, bugün hâlâ Akit’in omurgasıdır. Haftanın yedi günü, izin bilmeden, yorulmadan… Personelinden daha fazla çalışan, mütevazı, sevecen, vefalı bir ağabeydi. Ayrılanın hakkını unutmayan, yolda bıraktığını arayan, dostuna sahip çıkan… Mazlumun feryadını manşete taşıyan, yolsuzu ifşa eden, inananın sesinin kısılmasına müsaade etmeyen…  O, sadece bir medya patronu değildi. O, bir emanetti. İslam davasının, milli iradenin, hakkı haykırmanın emaneti. Şimdi o emanet, omuzlarımızda. Kabri Edirnekapı’da, ruhu ise her sabah gazetemizin sayfalarında, her haberin satırında, her manşetin cesaretinde yaşıyor. Çünkü Mustafa Ağabey’in bıraktığı miras, bir isimden ibaret değil. O miras; tavizsizlik, cesaret, merhamet ve ahde vefadır. Rabbim mekânını cennet eylesin. Makamını âli kılsın. Kabrini nur, ruhunu şad eylesin. Bize de onun bıraktığı emanete sahip çıkma gücü, onun gibi dik durma azmi nasip etsin. Mustafa Ağabey… Senin sesin sustu ama yankısı dinmiyor. Senin kalemin durdu ama izi silinmedi. Rahmetle, minnetle, özlemle… Allah’a emanet ol. Senin dik duruşun, bizim pusulamız. Senin emanetin, bizim omuzlarımızda."


ADAM YETİŞTİRMEYE ÖNEM VERİRDİ

Yeni Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi Hasan Hüseyin Maden: “Mustafa Bey ile 1979 yılında çalışmaya başladık. Bir daha hiç kopmadan beraberliğimiz devam etti. Hep söylediği bir şey vardı: “Biz bir aileyiz” derdi. Gerçekten de bir aile gibi çalıştık. Kendisi adeta “biz bir aileyiz” kavramının vücut bulmuş hâliydi. Genç bir talebe iken beraber çalışmaya başladık. Mesleğimizi ondan öğrendik, ustamız oldu. İdareciliği ondan öğrendik; idareciliğin piri idi. Sosyal hayatı ondan öğrendik; çok sosyal bir insandı, her hayırlı faaliyetin yanında, hatta içindeydi. Aile hayatını da ondan öğrendik; gerçek bir aile babasıydı. Akil adamdı. Her hayırlı işe niyetlenen dindar insanlar onun fikrini merak eder ve kendisine danışırdı. Gerçek bir mümindi. Müslüman ve Müslümanlık için gözünü budaktan sakınmayan cesur bir adamdı. En önemlisi de Müslümana karşı şefkatli, Müslüman olmayana karşı şiddetli idi. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun."


AKINCI RUHUYLA MÜCAELE EDİYORDU

Akit’in Yayın Kurulu Üyesi ve Karikatüristi Kemal Güler: “Rahmetli Mustafa Ağabey, Türkiye'nin son yarım asrında sosyal ve siyasal serencamında bir akıncı ruhuyla pozisyon alıp ülkemizin önündeki engellerin kalkması, inananların bireysel yaşamdan, özgürlük alanlarına kadar birçok sorunların giderilmesi noktasında hep en önde olmuştur. O, bu yolda dimdik, korkusuzca yürümenin nasıl olması gerektiğini bizlere gösterdi. Her zaman “hareket” halindeydi ve tabir-i caizse bir “delikanlı” gibi davası için kanı kaynardı. Müslümanların kimlik hakkını arayan, haykıran bir hareket ve düşünce insanıydı. Hakları gasp edilmiş, inancı hor görülmüş, kendi yurdunda garip Anadolu insanının yılmaz savunucusuydu. Hayatını bu doğrultuda dimdik ve boyun eğmeden, tavizsiz yaşamıştı. Postal seslerinden herkesin çil yavrusu gibi dağıldığı o en zorba günlerde bile Hakk’ı üstün tutmuş, inananların yanında oluğunu deklare ettiği yayın çizgisinden santim şaşmamıştı. 40 yıla yakın bir dost, bir ağabey, bir patron olarak süren birlikteliğimizde dilinden düşürmediği Efendimiz’in “İki günü denk olan ziyandadır” hadis-i şerifini kendisine rehber edinerek, hiç ayırım yapmadan bütün ümmetin derdiyle dertlenirdi. O, geride yalnızca bir medya adamı değil; vakarıyla, cesaretiyle ve adanmışlığıyla bir ömürlük örnek bıraktı. Mustafa Ağabey’ime Allah’tan rahmet ve mağfiret diliyorum. Rabbim mekânını cennet eylesin inşaallah.”


NASİHATLERİ YOL GÖSTERİCİ KILAVUZDU

Yeni Akit Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Şafak Bozkurt: “Mustafa Ağabey, gazetemizin ulu çınarı, bizlere hem gazeteciliği hem de dava şuurunu öğreten müstesna bir insandı. Ardında kendisini hayırla anacak ve dualarla yâd edecek birçok insan bıraktı. Yayın Kurulu toplantılarımıza çoğu zaman Kur’an-ı Kerim’in mealini okuyarak başlardık. Kendisi pür dikkat dinler, akabinde “Allah razı olsun” diyerek memnuniyetini ifade eder, ardından geçmişten hatıralarını bizlerle paylaşırdı. Anlattığı her hatıra, bizler için ayrı bir ders ve kıymetli bir nasihat niteliğindeydi. Üstad Necip Fazıl’ın şiirlerini çok sever, özellikle Ramazan sayfalarımızda Üstad’ın şiirlerine yer verilmesini isterdi. Toplantılardaki farklı görüşleri sabırla dinler, gerektiğinde de nezaketle uyarırdı. ‘Kişisel fikirlerin kurumsal fikirlerimize yaklaşsın’ sözü, onun çalışma anlayışını ve Akit’in yayın çizgisine verdiği önemi gösterirdi. Bizlere her zaman ölçümüzün Kur’an, istikametimizin ise hak ve hakikat olduğunu hatırlatırdı. Akit bugün de Mustafa Ağabey’in bizlere bıraktığı emanete sahip çıkarak Hakk’ın ve hakikatin, mazlumun yanında yayın hayatını sürdürüyor. Her toplantıda yokluğunu hissetsek de onun nasihatlerini ve dava anlayışını yaşatmaya devam ediyoruz. Mustafa Ağabey; iyi bir Müslüman, vefalı bir dost ve gerçek bir dava adamıydı. Onu tanımak bizler için büyük bir nimetti. Cenâb-ı Allah’tan rahmet diliyor, mekânının cennet olmasını niyaz ediyoruz. Dualarımızda daima yaşayacak.”


İZİNDEN YÜRÜMEK GÖNÜL BORCUMUZ

Sorumlu Yazı İşleri Müdürümüz Hasan Emrah Savcı: "Akit Medya’nın Türk basın tarihine damga vurmasında büyük emeği olan kıymetli büyüğümüz Mustafa Karahasanoğlu Ağabey’i vefatının yıl dönümünde rahmet ve dualarla anıyorum. Yaklaşık 25 yıldır bu büyük ailenin bir parçası olmanın ve gazeteciliğin duayen isimlerinden Mustafa Ağabey’in engin tecrübesinden, hoşgörüsünden ve birikiminden istifade etmenin gururunu taşıyorum. Onun gazeteciliğe bakışı, olayları değerlendirme biçimi ve bizlere mesleğin ruhunu öğretme gayreti hayatımda unutulmaz izler bıraktı. Onunla çalışmak benim için yalnızca bir meslek tecrübesi değil, aynı zamanda büyük bir okuldu. Mustafa Ağabey’den öğrendiklerimiz, bugün omuzlarımızdaki en kıymetli emanetlerden biridir. Rabbim, birlikte çalışma şerefini nasip ettiği Mustafa Ağabey’e rahmet eylesin. Mekânı cennet, makamı âli olsun. Bize emanet ettiği bu kutlu davayı ve bayrağı daha ileriye taşımak için gayret edeceğiz. Çünkü onun izinden yürümek, yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda bir gönül borcudur."


BÜYÜK BİR DAVA VE MÜCAHEDE ADAMIYDI

Haber Müdürümüz Zekeriya Say: “Mustafa Bey tevazusu, sevecenliği ve çalışkanlığıyla eşsiz bir insandı. Sadece bir medya kuruluşunun sorumluluğunu değil, tüm ümmetin yükünü üstlenmişti. 28 Şubat’ın en karanlık günlerinde; bir yandan Akit’e yönelik saldırılar karşısında cansiperane mücadele verirken, diğer yandan kâh Beyazıt Meydanı’nda düzenlenen başörtüsüne özgürlük eylemlerine katılarak mağdur öğrencilere destek veriyor kâh İsrail Başkonsolosluğu önünde ‘Kahrolsun İsrail’ sloganları atarak Siyonist vahşete tepki gösteriyordu. Akit’in sınırlı imkânlarına rağmen İslami değerlere aykırı olduğu gerekçesiyle yüz binlerce liralık reklamları elinin tersi ile itiyor, merhum Osman Yüksel Serdengeçti’nin ifadesiyle, “ilana ilan-ı aşk etmiyordu.” Allah’tan başka kimsenin önünde eğilmeyen, vesayet odaklarının karanlık tehditlerini umursamayan, “Bu bina yıkılır altında kalırsın” şeklindeki üstü örtülü şantajlara gülüp geçen Mustafa Bey, gazeteciliği asla bir intikam ve itibar suikastı aracı olarak değil, Müslümanların kendini ifade etmeleri için bulunmaz bir nimet olarak görüyordu. Adeta bir okul haline getirdiği Akit Medya Grubu ile onlarca muteber gazeteci yetiştiren Mustafa Bey, büyük bir dava ve mücahede adamı olarak adını ümmetin şeref defterine kaydetmeyi başardı. Ne mutlu ona ve onunla çalışma imkânı bulan bizlere. Mustafa Ağabeyimizi vefatının dördüncü yılında özlemle ve minnetle yad ediyoruz. Makamı cennet mekânı âli olsun."


BİLGİDE PINAR, DAVADA KOCA BİR ÇINAR İDİ

Yeniakit.com.tr Haber Müdürü Mehmet Duvarbaşı: “Şefkat ve merhamet abidesi Mustafa ağabeyin vefatının üzerinden tam 4 yıl geçti. O patrondan öte yeri geldiğinde bir baba, yeri geldiğinde bilge bir pınar, dava arkadaşları için ise koskoca sarsılmaz dimdik bir çınar idi. Kendisiyle çalıştığım 19 yıllık süre zarfında asla bir derdi, bir sorunu askıda bıraktığına, çalışanını, mesai arkadaşlarını zora düşürdüğüne şahit olmadım. Dini bütün, ilm-i siyaset sahibi, merhamet timsali bir insandı Mustafa ağabey. Gösteriş meraklısı değildi. Mütevazı bir hayatı tercih eder, tasarruflarını, birikimlerini ihtiyacı olanlarla, paylaşır, kazancını hak yolda kullanmayı severdi. Cuma günü aramaları meşhurdu. Benim bildiğim 30-40 kişilik bir listesi vardı elinde. Garibanlardan, düşkünlerden, eski dostlardan ve dava arkadaşlarından oluşan bu listedeki isimleri her cuma günü arar, hâl hatır sorar, eksiklerini karşılar, gönüllerini alırdı. Mustafa Karahasanoğlu, yeri doldurulamayacak bir vefa ve dava adamıydı. Onu çok özlüyor, rahmet ve minnetle yad ediyoruz. Allah mekanını cennet eylesin.”


ONU KISKANIYORUM!

Yeni Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi Ramazan Fatih Uğurlu: “İman, ihlas ve cesaretin mücessem hale gelmiş şekli Mustafa Karahasanoğlu’nun ta kendisidir. Küfret kafa tutarken heybetli mazluma kucaklarken şefkatli idi. Ardında aynı renge boyanmış, aynı tornadan çıkmış binlerce Mustafa bıraktı. Ne mutlu ona. İnanın onu bu yönüyle kıskanıyorum. Mezarından nur yağsın duasıyla…”


AİLECE FEDAİ ADAMLAR

Mustafa Bey’in dostu ve Eski Devlet Bakanı Hasan Aksay: “Mustafa Bey, ‘nerede vazife varsa ben oraya giderim’ derdi. Ben dedim ki ‘arkadaş senin buradaki hizmetin bana göre gazetedeki hizmetinden daha büyük olur’ dedim. O, buradaki evi barkı toparladı Ankara’ya geldi. Teşkilat başkan yardımcılığı dedim ama benim başkan yardımcımdı. Ben teşkilat başkanıydım. Mustafa Bey’in başarısını dergide, gazetede tek başına değil üç kardeşin çok ahenkli bir şekilde çalışmasından kaynaklanıyor. Ailece fedai adamlar. Babadan beri İslam’, konuda çok sıkı bir yapıları var.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23