Cumhurbaşkanı Erdoğan: Netanyahu ne yaparsa yapsın başaramayacak!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile ortak basın toplantısında konuştu. İsrail'in Gazze işgaline tepki gösteren Erdoğan, "İşgal, zorla göç ettirme ve gasp politikası maalesef katmerlenerek devam ediyor. Egemen Filistin devletinin varlığı baltalanmaktadır. Buna kayıtsız kalmak mümkün değildir. Tüm sindirme ve tehcir teşebbüslerine rağmen Filistin halkı dimdik ayaktadır. Şurası bir gerçek ki Netanyahu hükümetinin amacı, bölgede kaostan ve yeni çatışmalardan nemalanmak suretiyle Filistin'i insanlığın ortak gündeminden düşürmektir. Ne yaparlarsa yapsınlar bunda muvaffak olamayacaklar " ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:
İşgal, zorla göç ettirme ve gasp politikası maalesef katmerlenerek devam ediyor. BM verilerine göre sadece 2026 yılında yerleşimci yerleri yakımlar ve tahliyeler nedeniyle yaklaşık 3 bin 800 Filistinli yerlerinden edildi, 100'e yakın Filistinli kardeşimiz katledildi. Egemen Filistin devletinin varlığı baltalanmaktadır. Buna kayıtsız kalmak mümkün değildir. Tüm sindirme ve tehcir teşebbüslerine rağmen Filistin halkı dimdik ayaktadır. Filistin'e destek olmanın başta İslam dünyası olmak üzere tüm insanlığın ortak sorumluluğu olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Sayın Abbas'la ikili ilişkilerimizin yanı sıra işgal altındaki Filistin topraklarının mevcut durumunu ayrıntılı şekilde görüştük.
Filistin'de gerçekleştirilecek öngörülen yasama ve başkanlık seçimi kararlarının hayırlara vesile olmasının, seçimlerin Filistinli kardeşlerimizin arasındaki uzlaşı sürecinin ilerletilmesine, birlik ve beraberliğinin güçlendirilmesine katkı sağlamasını temenni ediyorum.
Bugünkü görüşmemizde Mescid-i Aksa ve El Halil'de Filistin topraklarında saldırı, ihlal ve tahriklere karşı dayanışmamızı yineledik. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa'ya ve diğer mukaddes mekanlardaki provokasyonlara şiddetle karşıyız. Netanyahu hükümetinin amacı bölgede kaostan ve yeni çatışmalardan nemalanmak suretiyle Filistin'i insanlığın ortak gündeminden düşürmektir.
BAĞIMSIZ FİLİSTİN DEVLETİ İÇİN KARARLILIKLA MÜCADELE EDECEĞİZ
İlk kıblemiz Mescid-i Aksa'ya ve diğer mukaddes mekânlarda statükonun değiştirilmesine yönelik provokasyonlara özellikle şiddetle karşıyız. Şurası bir gerçek ki Netanyahu hükümetinin amacı, bölgede kaostan ve yeni çatışmalardan nemalanmak suretiyle Filistin'i insanlığın ortak gündeminden düşürmektir. Ne yaparlarsa yapsınlar bunda muvaffak olamayacaklar. Onlar yok etmeye çalıştıkça Filistin davası gönüllerde büyümeye devam edecek. Türkiye olarak biz de Filistin davasını her platformda en güçlü şekilde savunmaya devam edeceğiz. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğü haiz Filistin Devleti'nin vücut bulması için kararlılıkla mücadele edeceğiz.
İSRAİL YÖNETİMİ ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜ ŞİAR EDİNMİŞ
Gazze'de ise tüm anlaşma ve uluslararası çabalara karşı çözümsüzlüğü şiar edinen bir İsrail yönetimiyle karşı karşıyayız. Filistinli kardeşlerimizin yapıcı tutumuna rağmen mevcut İsrail yönetimi uzlaşmaz ve saldırgan tavrını sürdürüyor. Bu süreç, daha önce söylediğim gibi, kimin çatışmaların devamından, kimin de barıştan yana olduğunu göstermektedir. Gazze halkı barıştan yana olduğunu, barış istediğini, güçlü bir iradeye sahip olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Gazze'de yeniden imar ve inşa sürecinin başlatılması ve güvenliğin temini için gerekli koşullar bir an önce sağlanmalıdır.
Sayın Devlet Başkanı ve heyetine ziyaretleri için teşekkür ediyorum. Buradan tüm Filistin halkına en kalbî selamlarımı ve muhabbetlerimi gönderiyorum.
Son olarak bugün Yalova'da bir F-16 uçağımızın kaza kırıma uğraması nedeniyle milletimize geçmiş olsun dileklerimi bildiriyorum.
ERDOĞAN VE TÜRK HALKINA TEŞEKKÜR EDİYORUM
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ise şunları söyledi: "Cumhurbaşkanı Erdoğan ve kardeş Türkiye Cumhuriyeti'ne bizim haklarımıza ve Filistin halkının davasına destekleri için teşekkür ediyorum" diyerek, Gazzelilere insani yardımda bulunduğu, Filistinli öğrencilere ev sahipliği yaptığı ve hastaları ve yaralıları tedavi ettiği için Türkiye'ye teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bölgedeki gelişmelerin yanı sıra ikili ilişkiler hakkında çok önemli ve verimli görüşmeler yaptıklarını dile getiren Abbas, ikili diyaloğun artırılması konusunda görüş birliğine vardıklarını söyledi.
Abbas, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na işaret ederek, "Bu anlaşma çok önemli. Temenni ederim ki, bölgedeki istikrar ve güvenliğin sağlanması için ve İslam ümmetinin çıkarlarını savunmak için bir başlangıç olsun" ifadelerini kullandı.
Adil bir barışın ancak işgalin sonlanması ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla sağlanabileceğinin altını çizen Abbas, bu hedefin uluslararası kanunlar ve Arap Barış Girişimi çerçevesinde gerçekleştirilmesinin önemli olduğunu kaydetti.
TÜRKİYE'NİN ÇABALARIYLA
Abbas, Türkiye, Mısır, Katar ve ABD'nin çabalarıyla Gazze'de ateşkes anlaşmasına varıldığını vurgulayarak, şunları söyledi: "Şu ana kadar bir ateşkes sağlandı gibi ancak henüz insani yardımlar (Gazze'ye) giriş yapmadı. İmar konusunda da anlaşma yapılmıştı. Biz 2803 sayılı kararın uygulanmasını istemekteyiz. Filistin'in meşru egemenliğinin bir an önce Gazze'ye dönmesini istemekteyiz. Gazze bölgesi, Filistin Devleti'nin ayrılmaz bir parçasıdır ve diyoruz ki 'Gazze'de bir devlet olamaz, Gazzesiz de bir devlet olamaz.'"
Filistin Devleti'nin tam anlamıyla vücut bulması için siyasi sistemin ve kurumların tesis edilmesinin yanı sıra mali bağımsızlığın sağlanmasının da önem taşıdığını ifade eden Abbas, İsrail'in Filistin'e ait yaklaşık 6,5 milyar dolara el koyduğunun altını çizdi.
Abbas, bu durumun Gazze'deki memurların maaş ve diğer giderlerinin karşılanmasında sıkıntılara yol açtığına işaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde, İsrail'in Batı Şeria ve Kudüs'te tırmandırdığı gerilim ile "yerleşimci terörünü" de ele aldıklarını aktaran Abbas, bölgedeki yerleşimcilerin tek başlarına hareket etmediğini ve İsrail ordusunun koruması altında olduğunu dile getirdi.
Abbas, İsrail'in saldırılarını Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekanlar arasında ayrım gözetmeden sürdürdüğünü kaydetti.
TEHCİRE KARŞIYIZ
Abbas, "Topraklarımızda dimdik durmaktayız, tehcire karşıyız." diyerek, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK), işgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrail yerleşimlerinin yasa dışı olduğunu teyit eden 2334 sayılı kararında da bunun vurgulandığına işaret etti.
Hem İslam hem de Hristiyan dünyasına ait kutsal mekanların korunmasının ve Filistinliler arasında birliğin sağlanarak kapsamlı ulusal birliğin vücut bulmasının önem taşıdığını belirten Abbas, şunları kaydetti:
"Siyasi programı uygulamak ve buna bağlı kalmak çok önemli ki; bunu Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) yapmaktadır. Biz tek devletiz, tek devlet olacağız. FKÖ sisteminde de aynı şekilde yer almaktadır bu. Biz, tek yasama ve aynı zamanda tek silah olarak birlikteyiz. Dolayısıyla biz, ulusal ıslah programına da bağlıyız."
Abbas, 28 Kasım'da Filistin'de düzenlenecek milletvekili seçimlerine büyük önem verdiklerini söyleyerek, "Burada tabii ki hem yasama seçimleri hem de başkanlık seçimi yapılması söz konusu olacaktır." diye konuştu.
İçten tutumu dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'a şükranlarını ileten Abbas, "Halkımız bağımsızlığına, hürriyetine kavuşana kadar desteklerinizi beklemekteyiz. Bölgede de istikrar ve barış sağlanmasını temenni ediyoruz." ifadesini kullandı.
Abbas, Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait bir F-16 uçağının, eğitim uçuşu sırasında Yalova'da kaza kırıma uğraması nedeniyle Türk halkına geçmiş olsun dileklerini sundu.

