Başkan Er: Malatya’nın geleceğini inşa ediyoruz
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
6 Şubat depremlerinde büyük yıkım yaşayan Malatya yeniden ayağa kalkıyor. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 125 bin bağımsız bölümden yeni ulaşım akslarına, modern sanayi alanlarından altyapı ve gençlik projelerine kadar birçok esere imza attıklarını belirterek, “Malatya’nın geleceğini inşa ediyoruz” dedi.
SEBAHATTİN AYAN MALATYA
6 Şubat 2023’te meydana gelen ve 11 ili etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremlerden en ağır darbeyi alan şehirlerden biri Malatya oldu. Depremin üzerinden geçen yaklaşık üç buçuk yılın ardından kentte yeniden yapılanma çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ile deprem sonrası yürütülen çalışmaların yanı sıra şehrin yeni ulaşım planını, sanayi bölgelerini, altyapı yatırımlarını, sosyal ve sportif projelerini ve Malatya’nın geleceğine ilişkin hedeflerini konuştuk.
Yıkımdan Yeniden Doğuşa
Malatya, 6 Şubat depremlerinde ağır bir yıkım yaşadı. Bugünden geriye baktığınızda depremin Malatya üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Malatya, 6 Şubat depremlerinde Hatay’dan sonra en ağır yara alan illerden biri oldu. İki depremin peş peşe yaşanması nedeniyle Malatya’da insanlar ilk depremden sonra büyük ölçüde dışarı çıkmıştı. Asıl büyük darbeyi ikinci depremde aldık.
Allah’a şükrediyoruz ki can kaybımız diğer bazı illerimize göre daha düşük oldu. Fakat can kaybının nispeten düşük olması, Malatya’daki yıkımın boyutlarının kamuoyunda yeterince anlaşılmamasına neden oldu. Zaman zaman Malatya’nın depremden daha hafif etkilendiği yönünde bir algı oluştu. Oysa gerçek bunun çok ötesindeydi. Malatya, şehir merkezinden ilçelerine, konutlarından iş yerlerine, altyapısından ticaret hayatına kadar çok büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldı. Dolayısıyla bizim önümüzde yalnızca yıkılan binaları yeniden yapmak gibi bir görev yoktu. Şehri yeniden ayağa kaldırırken aynı zamanda geleceğin Malatya’sını inşa etmemiz gerekiyordu.
Dönüşümün Yeni Adresi
Siz sık sık “Malatya’nın yaralarını sarmadık, geleceğin Malatya’sını inşa ettik” diyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız?
Malatya depremden önce tek merkezli bir şehirdi. Şehrin bütün ticari ve sosyal hayatı büyük ölçüde merkezde toplanmıştı. Malatya Çarşısı çöktüğü zaman aslında yalnızca binalar yıkılmadı; şehrin ticari hafızası, sosyal hayatı ve insanların geleceğe ilişkin umutları da büyük bir darbe aldı. Biz bu noktada önümüze iki seçenek koyduk. Ya yıkılanı olduğu gibi yeniden yapacaktık ya da bu felaketi şehrin geleceğini yeniden planlamak için bir fırsata dönüştürecektik.
Biz ikinci yolu tercih ettik.
Malatya’da yıllardır konuşulan bazı sınıfsal ve mekânsal farklılıkları ortadan kaldırmaya yönelik bir şehircilik anlayışı geliştirdik. Eskiden çevre yolunun altı ve üstü şeklinde bir ayrım vardı. Biz bunun artık ortadan kalkmasını istiyoruz. Yeni rezerv alanlarını yalnızca şehrin çeperlerinde boş arazilere konut yapmak amacıyla kullanmadık. İnsanlarımızın kendi mahallelerinde, kendi sokaklarında yaşamaya devam etmesini istedik. Şehrin demografik yapısının bozulmaması için daha zor olan yolu seçtik. Bu nedenle yaklaşık 400 hektarlık alanda rezerv alan çalışması gerçekleştirdik. Bugün baktığımızda bunun ne kadar doğru bir karar olduğunu daha iyi görüyoruz. Türkiye genelinde çok büyük bir seferberlik yürütüldü. Malatya’da da yaklaşık 125 bin bağımsız bölümün inşa edildiği bir süreçten söz ediyoruz. Ben dünyada başka bir ülkenin böyle büyük bir operasyonu bu kadar kısa sürede gerçekleştirebileceğine kolay kolay ihtimal vermiyorum. Elbette ekonomik zorluklar, maliyetler ve çok büyük bir iş yükü vardı. Buna rağmen devletimiz deprem bölgesinden elini çekmedi.
Bir Yılda Büyük Değişim
Rezerv alanlara yönelik başlangıçta ciddi tartışmalar yaşandı. Bu süreç nasıl ilerledi?
İlk dönemde ciddi bir bilgi kirliliği vardı. İnsanlara “Devlet malınıza el koyacak”, “Rezerv alanlarda mağdur olacaksınız” gibi söylemler aktarıldı. Bunun sonucunda rezerv alanlara ve yıkımlara karşı ciddi bir direnç oluştu. Bu nedenle ilk yıl bizim açımızdan çok zorlu geçti. Hatta o dönemde Malatyalılara, “Siz bize yardımcı olun, biz bu şehri bir yılda ayağa kaldırırız” dedim. Bunun üzerine benimle dalga geçenler oldu. “Yirmi yılda, otuz yılda kaldır da görelim” diyenler çıktı.
Ama ben bunu söylerken boş konuşmuyordum. Yaklaşık yirmi-otuz yıllık belediyecilik deneyimim var. Malatya’yı çok iyi tanıyorum. Ayrıca TOKİ’de beş yıl üst düzey başkan yardımcılığı yaptım ve Emlak Konut Yönetim Kurulu’nda görev aldım. TOKİ’nin ve devletimizin böyle büyük organizasyonları gerçekleştirme kabiliyetini biliyorum.
İlk bir yılı yaşanan direnç ve bilgi kirliliği nedeniyle kaybettik. Ancak daha sonra yaklaşık üç ay gibi kısa bir sürede bütün organizasyonu tamamladık, rezerv alanlarımızı belirledik ve ihalelerimizi yaptık. Sonrasında inşaatlar çok hızlı ilerledi. Bugün geldiğimiz noktaya baktığımızda, gecikmeye rağmen Malatya’nın çok önemli bir mesafe aldığını görüyoruz.
İkizce’de Güvenli Yaşam
İkizce, Malatya’nın yeniden inşasında önemli merkezlerden biri haline geldi. Buradaki çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
İkizce, deprem sonrasında yeni Malatya’nın en önemli yerleşim alanlarından biri oldu. Depremden sonra burada büyük bir inşa seferberliği başladı.
Bugün bölgede 27 bin 628 konut ve 661 iş yeri olmak üzere toplam 28 bin 289 bağımsız bölüm inşa edilmiş durumda. Ayrıca camiler, spor alanları, çocuk oyun alanları ve yeşil alanlarla birlikte sadece konutlardan oluşan bir bölge değil, insanların bütün ihtiyaçlarını karşılayabilecek yeni bir yaşam alanı oluşturuluyor. İkizce bizim için yalnızca bir konut bölgesi değil. Deprem sonrasında güvenli yaşam alanlarının nasıl oluşturulabileceğinin de önemli örneklerinden biri. Malatya büyüdükçe İkizce’nin de şehirle bağlantısı daha büyük önem kazanıyor. Bu nedenle ulaşım altyapısını da buna göre planlıyoruz.
Sanayi İçin Yeni Merkez
Şehirde sanayi ve ticaret alanlarında da önemli değişiklikler yapılıyor. Özellikle Çavuşoğlu Sanayi Sitesi konusunda neler yapılıyor?
Malatya’daki eski sanayi alanı yaklaşık 600 dönümlük bir bölgede bulunuyordu ve şehir merkezinin içinde kalıyordu. Biz artık sanayi ile konut alanlarının iç içe olduğu bir şehir istemiyoruz. Bu nedenle sanayi alanlarını şehrin dışına taşıyoruz. Altay Kışlası bölgesinde yaklaşık 1 milyon metrekarelik bir alanda yeni bir sanayi bölgesi oluşturuyoruz.
Birinci etapta 120 metrekarelik 714 iş yeri planlandı. Bunların önemli bölümü tamamlandı ve esnafımız çalışmaya başladı. İkinci etapta Dünya Bankası finansmanıyla 192 iş yeri yapılıyor. Üçüncü ve dördüncü etapların da ihaleleri gerçekleştirildi. Tüm etaplar tamamlandığında toplam 1.159 iş yerinin bulunduğu büyük bir sanayi alanı ortaya çıkacak. Burada sektörel kümelenme modelini uyguluyoruz. Mermerciler, metalciler, marangozlar, mobilyacılar ve hurdacılar gibi sektörleri belirli alanlarda kümelendireceğiz. Böylece şehir merkezinde üretim ve depolama amacıyla kullanılan iş yerlerini azaltacağız. Sanayi şehrin dışında, planlı ve modern alanlarda faaliyet gösterecek.
Çarşıdan ulaşıma, altyapıdan çevreye büyük dönüşüm
Deprem sonrasında ulaşım da Malatya’nın en önemli sorunlarından biri haline geldi. Bu konuda hangi projeler yürütülüyor?
Ulaşım bizim için en önemli başlıklardan biri. Malatya artık tek merkezli bir şehir değil. İkizce gibi yeni yerleşim alanları ortaya çıktı. Bu nedenle şehrin ulaşım ağını baştan ele almak zorundayız. Kuzey Kuşak Yolu ve Güney Kuşak Yolu bunun en önemli parçalarından. Uzun yıllardır devam eden Kuzey Kuşak Yolu’nu hızlandırdık. 30 metre genişliğinde ve 6 şeritli olarak planlanan yolun önemli bölümlerini hizmete aldık. Her iki kuşak yolunun da tamamlanmasıyla Malatya’nın ulaşımında ciddi bir rahatlama sağlayacağız. İkizce bölgesinde de yaklaşık 28 bin bağımsız bölüm oluşturuldu. Üniversite, organize sanayi ve yeni yerleşim alanlarıyla birlikte burada ilerleyen yıllarda yaklaşık 200 bin kişinin yaşaması öngörülüyor. Mevcut viyadüğün bu yoğunluğu karşılamakta yetersiz kalabileceğini gördük. Bu nedenle ikinci viyadük için kredi temin ettik. Projesi tamamlandı ve ihale aşamasına geldik. Bunun yanında yaklaşık 6 kilometrelik, dört şeritli alternatif bir yol üzerinde de çalışıyoruz. Diğer yandan raylı sistem projemizi planlıyoruz. Fizibilite çalışmaları tamamlandı. Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü gerekli çalışmalarını yaptı. Şimdi projenin stratejik ve yatırım planlarına alınmasını bekliyoruz.
Altyapı konusunda da büyük yatırımlardan bahsediyorsunuz. Deprem Malatya’nın altyapısını nasıl etkiledi?
Altyapı yatırımları biraz nankör yatırımlardır. Çünkü vatandaş yapılan yolu, binayı görür ama yerin altında yapılan yatırımı görmez. Malatya’nın 60, 70, hatta 80 yıllık altyapı boruları vardı. Bazı bölgelerde hâlâ asbest borular bulunuyordu. Biz yaklaşık 35 milyar liralık bir altyapı yatırımı yürütüyoruz. İçme suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu sistemlerini yeniliyoruz. Depremden zarar gören altyapının yanı sıra depremden önce ekonomik ömrünü tamamlamış eski sistemleri de değiştiriyoruz. Ayrıca kayıp-kaçak oranını da kontrol altına almak için bölgesel sistemler oluşturuyoruz. Deprem sırasında Malatya’da su konusunda ciddi sıkıntılar yaşandı. Sular üç gün kesildi, yaklaşık bir hafta çamurlu aktı. Bu nedenle 3,5 milyar liralık Fırat Havzası alternatif su projesini hayata geçirdik. Suyu boşa akıtmıyoruz. Atık su ve çevre konusunda da önemli projeler yürütüyoruz. Türkiye’nin en büyük ileri biyolojik arıtma tesislerinden birini yaptık. Yaklaşık 2,2 milyar liralık bir yatırımla gerçekleştirdiğimiz bu tesis, atık suyun arıtılmasının yanı sıra elde edilen suyun tarımsal amaçlarla yeniden kullanılmasına da imkân sağlıyor. Ayrıca çamur kurutma ünitesini de yapıyoruz. Arıtma sonucunda ortaya çıkan çamuru kurutarak sanayide, örneğin çimento fabrikalarında değerlendirmeyi planlıyoruz. Bizim burada çok net bir hedefimiz var: Malatya’da hiçbir atık arıtılmadan doğaya deşarj edilmeyecek. Bu anlayışla çevre yatırımlarımızı sürdürüyoruz.
Tarihi Doku Modern Ticaret
Gördüğümüz kadarıyla Malatya Çarşısı da yeniden inşa ediliyor. Yeni çarşı nasıl olacak?
Malatya Çarşısı bizim için sıradan bir ticaret alanı değil. Burası şehrimizin yüzyıllık ticaret hafızasının merkezidir. 6 Şubat depremlerinde çarşımız ağır hasar gördü. Dar ve sıkışık sokaklar enkazla birlikte kullanılamaz hale geldi. Biz burada yalnızca eski çarşıyı yeniden yapmak istemedik. Daha geniş, daha ferah, daha güvenli ve modern bir ticaret merkezi oluşturduk. Şehir merkezindeki zemin iyileştirme çalışmalarında yaklaşık 15 bin fore ve zemin kazığı kullanıldı. Ayrıca yeraltı sularının kontrol altına alınması için önemli çalışmalar yürütüyoruz. Yeni şehir merkezinde yaklaşık 3 bin 200 dükkân, 224 konut, 2 bin 270 ofis ve 32 restoran bulunuyor. Ayrıca 1.370 araçlık kapalı otopark kazandırıldı. Bakırcılar Çarşısı, Kuyumcular Çarşısı, Şire Pazarı ve Kasaplar Çarşısı da yeniden inşa edildi. Bizim hedefimiz geçmişin izlerini korurken geleceğin ihtiyaçlarına cevap veren bir çarşı oluşturmaktı.
“Çocuklara ve gençlere yeni yaşam alanları kazandırıyoruz”
Gençler ve çocuklar için hangi projeleri hayata geçiriyorsunuz?
Gençler ve çocuklar için Malatya’yı “sporun ve kütüphanelerin şehri” yapmak istiyoruz. Bu kapsamda 7 gün 24 saat hizmet verecek, yaklaşık 815 kişilik büyük bir kütüphane ile mahallelere kütüphaneler, gençlik merkezleri ve kitap kafeler kazandırıyoruz. Amacımız gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutarak eğitim, kültür, sanat ve spora yönlendirmek. Malatya genelinde 43 spor tesisi yükselirken, yaklaşık 350 dönümlük alanda spor köyü oluşturuyoruz. Kaynarca Spor Kompleksi’nde de deprem nedeniyle yarım kalan projeyi yeniden ele aldık. Melekbaba Mahallesi’nde 57 bin metrekarelik alanda sürdürülen çalışmaların yüzde 95’i tamamlandı. Burayı sadece spor yapılan bir alan değil, çocukların oynayacağı, ailelerin vakit geçireceği ve gençlerin sosyal-kültürel faaliyetlerde bulunabileceği yaşam alanı olarak tasarlıyoruz.
Son olarak, Malatyalılara nasıl bir şehir vaat ediyorsunuz? İki yıl sonra Malatya’yı nasıl görmek istiyorsunuz?
Bizim hedefimiz eski Malatya’yı sadece yeniden yapmak değil, geleceğin Malatya’sını inşa etmek. Deprem bize çok ağır bir bedel ödetti. Ama bu süreç bize şehrimizi yeniden düşünme imkânı da verdi. Artık sanayi ile konutların iç içe olmadığı, ulaşım ağları güçlü, altyapısı yenilenmiş, daha geniş caddeleri olan, yeşil alanları, spor tesisleri ve kütüphaneleriyle gençlere daha fazla imkân sunan, ticaret merkezleri modernleşmiş bir Malatya oluşturuyoruz. Yeni konutlar, yeni sanayi alanları, çarşı, ulaşım projeleri, altyapı yatırımları, arıtma tesisleri, gençlik merkezleri ve spor tesisleri birbirinden bağımsız projeler değil. Bunların tamamı aynı büyük hedefin parçaları.
O hedef de geleceğin Malatya’sını kurmak. Bu şehir hepimizin. Biz de hep birlikte İnşallah Malatya’yı daha güçlü, daha güvenli ve daha yaşanabilir bir şehir haline getireceğiz.