Abdullah Ağar'dan kritik 'Haftanin' açıklaması
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, Pençe-Kaplan Operasyonu'nu değerlendirdi. Ağar, PKK için stratejik öneme sahip olup; terör örgütünün sözde kurtarılmış bölge olarak ilan ettiği Haftanin'den, Türkiye'nin terörü bitirmeden çıkmayacağını açıkladı.
Terörle mücadelesindeki kararlığı her alanda gösteren Türkiye, Irak'ın kuzeyindeki terör hedeflerini bitirmekte kararlı. Türk Silahlı Kuvvetleri iki gün önce düzenlediği Pençe-Kartal hava harekatında 81 terör mevzisini bombardımana tutmuştu. Bu sabah saatlerinde Irak'ın kuzeyinde yer alan dağlık kesime bu sefer de kara harekatı başlatıldı. Geçtiğimiz yıl başlatılan Pençe harekatının devamı niteliğindeki Pençe-Kaplan harekatında komandolar bölgeye intikal etti. "Bir gece ansızın gelebiliriz" mottosu yeniden vücut buldu.
Pençe-Kaplan kara harekatını başlatan Mehmetçik, Irak'ın dağlık alanında yer alan PKK mevzilerini hedef alırken, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da operasyonu harekat merkezinden takip etti. Bakan Akar ve komuta kademesi sabahın ilk ışıklarına kadar birliklerin sevk ve idaresini üstlendi.
Özellikle terör örgütü PKK'nın taciz faaliyetlerinde yaşanan artış ve eylem hazırlıklarının kuvvetlenmesi yönündeki istihbarat ile harekete geçen Mehmetçik, geçtiğimiz yıl harekat alanına eklediği Haftanin'in derinliklerine girmeye başladı. Özellikle PKK açısından kritik bir öneme sahip olan Haftanin'de başlatılan harekat, teröristleri korku ve paniğe sevk etti.
Pençe-Kaplan harekatının detaylarını, bölgeyi yakından bilen ve sahada sıcak çatışma tecrübesi bulunan Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar Haber7.com'a değerlendirdi.
Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar burada yürütülen operasyonun özellikle önemine işaret ederken TSK'nın sahadaki varlığı için "jeopolitik mücadelenin tamamlayıcı unsurudur" ifadelerini kulandı: "Öncelikli olarak şunu söylemek gerek: Burası 2 bin 500 kilometrelik bir hat. Burada yürütülen operasyon bu aks üzerindeki jeopolitik bir harekatın tamamlayıcı bir unsurudur. Harekata buradan bakmak gerek. Şu an Türkiye'nin İran sınırından başlayıp Irak'ı, Suriye'yi, Doğu Akdeniz ile Libya'yı da içine alan 2 bin 500 kilometrelik bir aks üzerinde yer alan jeopolitik mücadele var. Pençe-Kaplan bu jeopolitik mücadelenin bir tamamlayıcı parçasıdır."
"Önemli bir dönemde yapılıyor"
Başta Doğu Akdeniz olmak üzere Türkiye'nin gücünün test edilmeye çalışıldığı bir dönem içerisinde peş peşe operasyonlar yürütülmesine dikkat çeken Abdullah Ağar, bu harekatın, TSK'nın kuvvet ve kabiliyetinin yeniden gösterilmesi adına önemli bir mesaj olduğuna da değindi.
Doğu Akdeniz'de güç dengesi hesapları yapılırken, Türkiye'nin sağlam duruşu, bölgedeki planları yeniden alt üst etti ve askeri kabiliyeti yeniden gösterildi:
"Bu operasyonu yaparken Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kudretli ve kabiliyetinin sorgulandığı bir dönemde icra ediliyor olması son derece önemlidir. Bir hafta önce 17 uçak ve 8 fırkateyn ile Doğu Akdeniz'de icra edilen müşterek harekattan sonra yapıldı Pençe-Kaplan. 250 kilometre kadar derinliğe kadar ulaşan ve 81 hedefin eş zamanlı olarak vurulduğu bir harekat ve peşine de kara-hava müşterek olarak yürütülen ikinci bir harekat gerçekleştirildi."
Haftanin: Sözde kurtarılmış bölge
Harekat'ın merkezi de, operasyon kadar önemli detayları barındırıyor. PKK'nın sözde kurtarılmış bölge diye duyurduğu ve sözde devlet ilan ettiği sahanın en kritik bölgelerinden Haftanin, PKK'nın dağ yapılanmasına giden yolun eşeği konumunda. Duhok ve Batufa arasındaki güzergahın kontrol altına alınması açısından kritik bir yer olan Haftanin'i terör örgütü mensupları Kandil'e geçişler için kullanıyor. Bu noktada Türkiye'ye de yakın bir konumda bulunan yer hem bölge hem de Türkiye'nin ulusal güvenliği açısından oldukça stratejik bir nokta.
Ağar bu noktada yürütülen faaliyetlere ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Komandoların dahil olduğu büyük bir harekat gerçekleştiliyor. Harekatın nereye gerçekleştirildiği de oldukça önemli: PKK'nın kurtarılmış bölge olarak ilan ettiği Haftanin'e, Haftanin'in derinliklerine. Daha önce Haftanin'e yönelik bir harekat başlatılmıştı geçtiğimiz sene. Şimdi bunun daha da ileriye taşındığını görüyoruz."
Operasyonun ilerleyişi de oldukça merak edilen bir diğer soru. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en seçkin birlikleri sahada ilerleyişlerini sürdürürken, Pençe-Kaplan'ın nereye kadar devam ettirileceğine ilişkin Abdullah Ağar'dan önemli açıklamalar geldi.
Ağar Batufa ile Akıncı'ya kadar bu operasyonun sürebileceğine işaret ederken, süre ne kadar olursa olsun bu coğrafyada yürütülen operasyonun büyük bir titizlik ve dikkatle icra edileceğini belirtti ve karmaşık bir yapıya sahip olan bu alanda PKK'ya koz vermemenin önemine işaret etti:
"Nereye kadar sorularına da cevap vermemiz gerek. PKK'nın kurtarılmış bölge ilan ettiği bütün alanı temizleyinceye kadar devam edecektir. Buralar nerelerdir? Batufa'yla Akıncı'ya kadar ulaşma anlamına geliyor. Ama bu cümleyi hemen şimdi olacak diye kurmamak gerekiyor. Bu coğrafya son derece zorlu, son derece karmaşık ve tehlikeli bir yapıya sahip. Burada adım adım, dikkatli bir şekilde, zaiyat vermeden, PKK'nın eline koz vermeden gidilmesi gereken bir coğrafya burası."
"30-35 yıldır PKK buraya yuvalandı"
PKK açısından önemli bir yer olan Haftanin, yaklaşık 35 yıldır terör örgütünün işgali altında bulunuyor. Irak hükümetinin de "Bu bizi aşan bir güç" dediği bölgedeki faaliyet için harekete geçen Türk ordusu, komandoları ile sahada emin adımlarla ilerliyor.
Hava harekatıyla yerle bir edilen terör mevzilerine karşı kara harekatı başlatılırken, Peşmerge'nin dahi giremediği bu alanda Mehmetçik tek başına sağlam bir duruş gösteriyor. Bu ilerleyişin kalıcı olduğuna, fakat Irak'ın toprak bütünlüğüne karşı bir halel olmadığına değinen Ağar, "Türk ordusu terör bitene kadar burada kalacak" dedi.
"PKK burayı 30-35 yıldır istediği gibi kullanıyor. Buraya yuvalandılar. Buraya peşmerge giremiyor. Peşmerge'ye karşı PKK'nın devlet ilan ettiği yerler buralar. Türkiye işte buraya giriyor. Ve burada kalıcı olarak gidiyor. Kimsenin toprak bütünlüğünde gözümüz yok. Askerimiz terör bitinceye kadar burada kalacak, kalıcı bir görevini icra edecek. Biz bir dost unsura terör tamamiyle ortadan kalkana kadar kalıcı bir eğilim, karakter üretiyoruz. Çünkü Pençe-1, Pençe-2, Pençe-3 geçen sene başladı kaldı. Bu da onun devamı olduğuna göre bu şekilde yine kalınacaktır."
"Ovaya inene kadar bu iş devam eder"
Geçtiğimiz yıldan bu yana Irak'ın kuzeyine yönelik düzenlenen "Pençe" harekatlarının bütününe de değinen Ağar, lokal operasyon devam edebileceğini belirtti. Dağlardaki temizliğin titizlikle sürdürülmesinin ardından, Mehmetçik'in operasyonlarına düzlükte devam edeceğini söyleyen Ağar "Ovaya inene kadar bu iş devam eder" dedi:
"Operasyonların devamına ilişkin de şu detay var. Bizim ovaya inmek dediğimiz bir ifade, bir tabir var. Ovaya ininceye kadar bu iş devam eder. Türkiye için tehdit üreten, Irak'ın içerisindeki stratejik tehdit alanı, yani dağlık alanın tamamiyle temizlenmesine kadar devam eder bu iş. Biz mücadele zamanında "ovaya inene kadar" derdik. Ova neresi diye soracak olursak Duhok'tan başlayıp, Batufa'dan daha doğuya doğru giden dağların hemen altından giden bir yol, dağlardan düzlüğe ininceye kadar gelen bir hat var. O aradaki PKK'nın kullandığı dağların hepsi temizleninceye kadar devam eder."
"PKK kafasına odunu yedi"
PKK Haziran ayını, Türkiye'ye yönelik operasyon ve baskın zamanı olarak ilan etmişti. Bu noktada hem istihbari hem de askeri olarak zamanı verimli değerlendiren Türkiye, PKK'ya göz açtırmadı. Pençe harekatının yanı sıra düzenlenen operasyonlar ile PKK'nın depo olarak kullandığı mağara, sığınak ve zulalarını da tek tek imha eden Mehmetçik, terör örgütünün adeta belini kırdı.
Son olarak Türkiye'ye yönelik baskın planlarını bozarak PKK'yı hazırlıksız yakalayan TSK, Pençe-Kartal'ın ardından kara harekatıyla teröristleri etkisiz hale getiriyor. Ağar bu noktada, yapılan faaliyetin PKK'nın eylem hazırlığını da bozduğunu ifade etti:
"Harekatın PKK diyordu ki baskın yapacağım Türkiye'ye. Baskın yapacağım derken Türkiye onu bastı. Haziran ayını eylem ayı ilan ettiler, eylem yapacağız diyorlardı, eylemi yediler. Hiç bir şey yapamadan, en ufak bir stratejik eylem, bir hareket gerçekleştiremeden, taktiksel bir terör faaliyeti düzenleyemeden odunu kafalarına yediler."