• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

ABD’nin yeni PKK’sı Yunanistan

Yeniakit Publisher
2022-07-18 10:48:00 -
ABD’nin yeni PKK’sı Yunanistan

Terör ve Güvenlik Uzmanı Coşkun Başbuğ, Yunanistan’ın Türkiye’ye yönelik tavrındaki değişikliğin arkasında ABD olduğunu ve tükenen PKK’nın yerini doldurması için sahaya sürüldüğüne dikkat çekti.

Dedeağaç’taki ABD üssü aslında Yunanistan’ın bir nevi işgal edildiği anlamına gelmiyor mu? Dedeağaç’taki ABD üssünü nasıl yorumluyorsunuz? ABD çıkmamak üzere mi Yunanistan’a yerleşti sizce?

Bunu baştan beri söylüyoruz: Yunanistan’daki ABD yapılanması, Yunanistan’ın işgali. Hiç tartışılacak tarafı yok. Miçotakis anahtar teslimini ABD’ye verdi. ABD bir daha çıkmamak üzere Yunanistan’a yerleşti.

Yunan halkı bunun farkında değil mi? Yunan Muhalefeti ABD’nin bu işgali karşısında nasıl bir siyaset izliyor? İtiraz eden yok mu?

Yunan halkına geçmiş olsun

Yunan halkı bu işgalin farkında değil ya da görmezden geliyor. Muhalefet tarafında yeni yeni kıpırdanmalar başladı. ‘Ne yapmaya çalışıyorsunuz’ diye sormaya başladılar ama yerleştikten sonra bunları çıkarmak çok zordur. Yunanistan halkına geçmiş olsun diyebilirsiniz.

Yunanistan halkının, tabanının bu gerçeği görememesi ve bir tepki de ortaya koyamaması bana göre handikap. İnşallah bilinç daha da artar. Muhalefet kanadı Çipras’ın söylemleri biraz daha artık kamuoyunda yer bulur.

Çipras’ın bu noktada takip ettiği siyaset karşılık bulabilir mi?

Çipras ve temsil ettiği ekip artık her ne ise, Miçotakis’e hesap soramadığı takdirde Yunanistan’ın ABD tarafından tek kurşun harcanmadan işgal edildiğini rahatlıkla söyleyebilirsiniz.

Yunanistan tarihi boyunca hep kullanıldı

Yunanistan devlet olmayı başaramadı mı? Yunanistan’da bir ulus devleti söz konusu mu? Küresel güçler Yunanistan’ı nasıl bu kadar kolay kullanıyor? Süreci nasıl yorumluyorsunuz?

Küresel güç dediğimiz ülkelerin başlarından birisi ABD. Küresel güçler bu dönem Amerika evvelden İngiltere idi. Tarih boyunca kullanıldı kullanılmaya da devam ediyor. Bu açıdan Yunanistan’a ulus-devlet denemez.

Bir ucube yapı. Bu yapı, terör örgütlerinin kullanıldığı gibi emperyal yapılar tarafından sürekli kullanılan devlet görünümlü terör örgütleri olarak varlık gösterildi. Yunanistan’ın teröre verdiği destek ortada. Bununla ilgili aldığı tedbirler belli. Bu yüzden onlara devlet demek bile zül.

Fakat maalesef siyasi olarak öyle adlandırılıp tanımlanıyor. Bu kapsamda baktığınız takdirde devlet diye hareket etmek için bir takım mücadele veriyorsunuz lakin karşı taraf hâlâ “Ben devlet değilim benim arka tarafta ağa babalarım var onlar ne derse onu yapmak zorundayım” diyor. O yüzden Yunanistan’ın ve Ermenistan’ın küresel güçler tarafından kullanılan aparatlar olduğunu söylemekte büyük fayda var.

Yunanistan solu, Yunan hükümetinin Türkiye’ye yönelik saldırgan politikasını destekliyor mu?

Çipras dediğimiz zaten o. Yunanistan’ın başındaki eski iradeydi. Temsil ettiği parti de Syriza şu an ana muhalefet partisi de o. Parti de tavrını çok net olarak ortaya koyuyor. Syriza üzerinden Çipras ağzıyla. Yapılan yanlıştır diyor. Silah alıyorsun bu aldığın silahlar gelecekte Yunanistan’ı ipotek altına alacak bir takım ekonomik yaptırımlara maruz bırakıyor. Bu ileride büyük sıkıntı, bunu ne maksatla yapıyorsun diye hesap soruyor Çipras ve diğer siyasiler.

Burada Çipras ile Syriza’nın uygulamış olduğu politika doğru. Ciddi anlamda da tepkililer.

Yeni PKK Yunanistan

Yunanistan Türkiye’ye karşı saldırgan politikasını hangi akılla yapıyor? Yunanistan, PKK’nın boşluğunu mu doldurmaya çalışıyor?

Yunanistan’ın tahriklerinde Amerika’nın aklının olduğunu bilmekte fayda var. Amerika, Suriye’de yapacağımız harekatı engellemek için PKK tükendiğinden beri yeni PKK olarak Yunanistan’ı sahaya sürüyor. Davası ve Amerika’nın yapmak istediği o. Bir de Zelenski’ye ihtiyacı var o da Miçotakis.

Amerika; Yunanistan’ı PKK yerine, Zelenski yerine de Miçotakis’i koyarak Türkiye’yi engelleme derdinde. Bunun da yolunu Türkiye’yi kışkırtacak bir takım ataklarda buluyor. Yunanistan’ın son günlerde böyle haddini boyunu aşan işleri girmesinin nedeni de o.

Türkiye’nin bu tuzağa düşmemesini büyük devlet tavrı olarak yorumlayabilir miyiz?

Türkiye’nin, Yunanistan’ın bu tuzağına düşmemesi olgun bir devlet tavrı. Yangına benzinle giden gerilimi tırmandıran bir ülke asla değil Türkiye. Hatta yangını söndürmek için fedakârlık yapan bir ülke.

Türkiye, Yunanistan’ın kullanıldığının farkında

Türkiye, Yunanistan’ın kullanıldığının farkında değil mi?

Evet. Yunanistan’ın kullanıldığının farkında. Amerikan’ın oyununu bozmanın yolu da bu. Bu yüzden biz adalardaki bir takım silahlanmalara tahriklere dozu yüksek çıkışlara diplomasi ile cevap veriyoruz. Yoksa güç kullanmayı biliriz. O zaman tuzağa düşmüş oluruz. Ama Türkiye şu an doğru politika uygulayarak başarılı bir diplomasi trafiği yürütüyor.

Almanya’nın Ege adalarını ABD’nin Yunan karasını silahlandırması açık bir savaş hazırlığı gibi gözüküyor. Gidişata bakıldığı zaman, Türkiye ve Yunanistan arasındaki sorunların diplomatik açıdan çözülme ihtimali var mı?

Siz taviz vermezseniz diplomatik anlamda çözülme şansı yok. Eninde sonunda güç kullanmaya başlarsınız. Ancak taviz vermeye başlar ve Suriye harekâtını rafa kaldırdım derseniz süreç ilerler.

Amerika ve Almanya ve diğerleri bunu deniyor. Türkiye’yi böyle baskılamayla durdurabilir miyiz yoksa Türkiye her türlü şeyi göze alır ve bildiği yolda eğilmeyen bükülmeyen yolda devam eder mi diye test ediyorlar.

İç siyasette bizim muhalefetimiz böyle bir ateş çemberinde olduğumuzun farkında değil mi? Neden Türkiye’nin elini güçlendirecek açıklamalarda bulunmuyorlar?

Muhalefet kanadı bizim bildiğimizden çok daha fazla konuya hakim. Ama benim sıkça bahsettiğim kürsü tetikçileri ve öne çıkan liderler. Bunlar meseleyi çok iyi bildiği halde ülkenin aleyhine ülkenin kazanımlarını yok edecek şekilde içeride bir düzen yeğliyorlar.

Bizim muhalefet dışarıya bağlı

Muhalefetin kendi ülkesinin aleyhine bir politika izlemesini siz nasıl yorumluyorsunuz?

Bunda da dışa olan bağımlılık, dıştan alınan o güdümün etkisi olduğunu bilmekte fayda var. Dolayısıyla proje olarak getirilen öne çıkan birçok siyasi isim kasten ve bilerek ülke menfaatleri aleyhine Yunanistan’ın ve Amerika’nın değirmenini su taşıyacak şekilde söylemler ve eylemler yapıyorlar.

CHP’li Çeviköz gibi isimlerin adeta Yunan ağzıyla konuşması hususunda görüşünüz nedir?

Bunun takdiri yüce Türk milletinin. Çeviköz’ün ve onun gibilerinin Yunan ağzıyla konuşarak adalar ve deniz konusunda Türkiye’yi haksız gören söylemlerini hatırlayalım. Bunlar tesadüfen veya gaflet sonucu kurulan cümleler değil. Muhalefet bu konuda bana göre sahibinin sesiyle hareket ederek Türkiye aleyhinde işler yapmaya devam ediyor.

Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya konusunda istediğini elde etmesi diplomatik zaferdir

Türkiye dış politikada inanılmaz bir mücadele veriyor. Finlandiya ve İsveç’te yürütülen pazarlığı ve alınan sonucu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Finlandiya konusunda Türkiye’nin takındığı tavır zaten haklı. Bizim tez nedir? Teröre destek var. Bu şartlarda bu iş olmaz. Hikaye buradan başladı. Oradaki mesele Türkiye’nin talepleri. Türkiye’nin kaleme aldığı metnin tamamı kabul edildi ön şartsız. Dolayısıyla burada Türkiye istediğini elde etti mi? Etti. Bana göre 10 madde içerisinde çok akıllı vurgulamalarda var. Örneğin, PKK ile YPG’nin de örgüt olarak anılması, savunma sanayisine uygulanan ambargoların kaldırılması gibi birçok başlık var. Bunların hepsine evet dediler. Bunların hepsi masa kısmı.

Verilen sözlerin yerine getirilmediği çok olay var

Sahada durum ne olur?

Sahaya indiğimiz takdirde bu işlerin karşılığını alabilecek miyiz? Mesele o. Ben, bunun bir zafer olduğunu söylemek için biraz daha beklenmesi gerektiği kanaatindeyim. Çünkü orada karşı tarafın devletlerin ve onu destekleyenlerin dâhil sicili çok kötü. Verilen sözlerin çizildiği ve unutulduğu çok olay var.
Dolayısıyla, süreç içerisinde beklemenin daha doğru olduğu kanaatindeyim. Bunu test etmek için elimizde yeteri kadar zaman var. İsveç ve Finlandiya’nın ise zaman sıkıntısı var. Çünkü NATO üyeliği hemen olacak iş değil. Görüşmeler, konuşmalar, karşılıklı taahhütler sonra bunların yerine getirilmesi. Davet mektubu, tarafların davette icabet etmeleri. Bütün ülkelerin görüp onaylamaları. Aylar sürecek bir süreç iki ülkeyi bekliyor.

Bunların Türkiye düşmanı olduğunu unutmamalıyız

Finlandiya ve İsveç ile yürütülen görüşmeleri diplomatik olarak nasıl yorumluyorsunuz?

İki taraft da bir takım emellerin peşinde. Karşı taraf Türkiye’yi yıpratmak, yok etmek adına bir irade ortaya koyuyor. Bu yıla kadar teröre destek veren İsveç karşımızda. Bu olayı kolay mı zannediyorsunuz. Veya Finlandiya. Bunların arka planında hâlâ Türkiye düşmanlığı var ve bunu kesinlikle unutmamak lazım. Ama devletlerin bu tür ilişkilerinde hissiyata kapılmadan anlık bir takım ataklarla da mesafe kat edebilirsiniz. Bu açıdan bakıldığında bu ülkelerin söylemlerinden ve eylemlerinden geri durması veya Türkiye’nin talebi doğrultusunda tedbirler alması bizim için diplomatik başarıdır elbette.

Terör örgütü PKK İsveç’te at koşturuyor. İstediği yere uçuyor. İstediği yerde dernek, vakıf gibi örgüte para kazandırabilecek yapılanmalara gidiyor. Baktığımızda teröre doğrudan bir desteğin kesiliyor olması. Örgüt adına büyük kayıp. İsveç adına handikap. Türkiye adına büyük kazanç. O nedenle de diplomatik zafer diyebilirsiniz. Bir noktaya kadar getiriyorsunuz. Bu çok büyük bir olay.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

serhat

suriye operasyonu neden bekletiyoruz acaba dahada güçlenmelerinimi

Ziya

Eee desenizya nasıl terör örgütlerini gömüyoruz yunanida gömmek farz oldu
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23