4 Kasım 2026: Günün Ayet ve Hadisi
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Bu sözler kulaklarımıza küpe olsun. Sizler için hazırladığımız, Günün Ayet ve Hadisi ile Günün Sözünü, Günün Sözünü istifadelerinize sunuyoruz... (4 Kasım 2026)
ÂYET - VAHYİN DİLİNDEN:![]()
(٣٨) یَٓا اَیُّهَا الَّذٖینَ اٰمَنُوا مَا لَكُمْ اِذَا قٖیلَ لَكُمُ انْفِرُوا فٖی سَبٖیلِ اللّٰهِ اثَّاقَلْتُمْ اِلَى الْاَرْضِؕ اَرَضٖیتُمْ بِالْحَیٰوةِ الدُّنْیَا مِنَ الْاٰخِرَةِۚ فَمَا مَتَاعُ الْحَیٰوةِ الدُّنْیَا فِی الْاٰخِرَةِ اِلَّا قَلٖیلٌ
Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla
(38) Ey iman edenler! Size ne oldu ki, “Allah yolunda seferber olun” denilince yerinize çakılıp kaldınız; yoksa âhiretten vazgeçip de dünya hayatıyla yetinmeye razı mı oldunuz?
Halbuki dünya hayatının sağladığı fayda âhiretinkine göre pek azdır.
(Tevbe Suresi, 9/38) (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)
TEFSİRİ:
Bu âyetlerden itibaren sûrenin sondan ikinci âyetine kadarki bölümün ana konusu Tebük Seferi’dir. 29. âyetin tefsiri sırasında belirtildiği üzere, bu sûrenin nâzil olduğu dönemde müslümanlarla Suriye bölgesinde ve Medine-Şam yolu üzerinde bulunan Bizans hâkimiyetindeki hıristiyan Araplar arasında gergin bir durum yaşanmaktaydı. Siyer, tarih ve tefsir kaynaklarındaki yaygın bilgilere göre 630 yılının sonbaharında, Bizans’ın bazı hıristiyan Arap kabilelerini de yanına alarak Medine’yi kuzeyden istilâ edeceği haberi Resûlullah’a ulaşmıştı. Şam-Medine arasında gidip gelen tâcirler vasıtasıyla bu haber öylesine yaygınlık kazanmıştı ki, Medine’de büyük bir gürültü kopsa müslümanlar birbirlerine, “Yoksa Gassânîler mi saldırdı?” diye sorar hale gelmişlerdi.
Bunun üzerine Hz. Peygamber sefer hazırlığına başladı. O sırada mevsim sıcaktı, kıtlık ve kuraklık yaşanmaktaydı. Şartların ağırlığı sebebiyle Hz. Peygamber –daha önceki seferlerde alışılandan farklı olarak– hedefi açıklamayı tercih etti ve Bizans’la savaşın söz konusu olabileceğini bildirdi. Kıtlık ve benzeri sıkıntılardan dolayı bu seferin hazırlık dönemine “zorluk zamanı” (sâatü’l-usra), hazırlanan orduya da “zorluk ordusu” (ceyşü’l-usra) denmiştir (Tebük Seferi’nin gerekçesiyle ilgili yaygın kanaati eleştiren bir yaklaşım için bk. Hüseyin Mûnis, “el-İtârü’t-târîhî li sûreti Berâe”, Mecelletü Mecmai’l-lugati’l-Arabiyye, Kahire 1411/1990, LXVII, 152, 160-161).
Tebük Seferi’nin hazırlık aşamasında, –müteakip âyetlerde değinileceği üzere– münafıklar halk arasında olumsuz propaganda yaparak hazırlıkları baltalamaya çalışıyorlardı. İşte bu âyetlerde şartların zorluğundan ve bu tür propagandalardan etkilenerek başlangıçta yavaş davranan müslümanlara bir uyarıda bulunulmuştur. 38. âyette hitap genel olmakla beraber daha ileride gelen âyetlerden, burada eleştirilenlerin, iman zaafı içinde bulunan bazı yeni müslüman olmuş kimseler, bedevîler ve münafıklar olduğu anlaşılmaktadır. Kur’an’da belli bir kesimi ifade etmek üzere genele hitapta bulunma tarzındaki mecazların kullanımı yaygındır (Râzî, XVI, 60). İbn Atıyye’ye göre, buradaki kınama ifadesi sadece kasten sefere katılmayanlar hakkındadır (II, 36).
Kaynak: Kur'an Yolu Tefsiri
HADİS - ALLAH RESÛLÜ'NDEN (Sallelahu Aleyhi ve Sellem)
“Eğer dünya, Allah katında sivrisineğin kanadı kadar bir değere sahip olsaydı, Allah hiçbir kâfire dünyadan bir yudum su bile içirmezdi.”
Kaynak: Tirmizî, Zühd 13
AÇIKLAMASI:
1- Dünyanın ve dünyalıkların Allah katında bir değeri ve kıymeti yoktur.
2- Kâfir ve müşrikler Allah’ın yarattığı kullardır. Cenâb-ı Hak dünyada mü’minlere rızıklarını verdiği gibi onlara da verir. Ancak kâfir ve müşriklerin Allah katında hiçbir kıymeti ve değeri yoktur.
3- Bu dünya, ebedî olan âhireti kazanma yeridir. Bu sebeple Allah, yararlı işler yapanlarla yapmayanları imtihan etmek için bu âlemde hayatı ve ölümü yaratmıştır.
Kaynak: Riyazüs Salihin
GÜNÜN SÖZÜ:

