• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

28 Şubat zihniyeti fırsat kolluyor! CHP'li isim İmam Hatiplere nefret kustu

Yeniakit Publisher
Cem Kaya Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et

Karanlık 28 Şubat sürecinde imam hatiplerin orta kısımlarının kapatılmasına yol açan zihniyet yeniden kafa çıkardı. Arnavutköy Belediye Meclisi'nde söz alan eski CHP'li Meclis Üyesi Ayhan Örs, imam hatipler için "Keşke hiçbiri açılmasaydı" şeklinde skandal sözler sarfetti.

Türkiye'nin yakın siyasi tarihine kara bir leke olarak geçen 28 Şubat sürecinde imam hatip okullarına yönelik uygulanan kısıtlamalar hafızalardaki yerini korurken, Arnavutköy Belediye Meclisi'nde sarf edilen sözler tartışma başlattı. CHP'den istifa ederek bağımsız meclis üyesi olan Ayhan Örs, imam hatip okulları ve öğrencilerine yönelik ifadeleriyle tepki topladı.


 

İMAM HATİPLERE KİN KUSTU

Arnavutköy Belediye Meclisi'nin Kasım ayı birinci oturumunda söz alan Ayhan Örs, imam hatip okullarına ilişkin, "Keşke hiçbiri açılmasaydı. Hepsi kapalı kalsaydı, keşke hiç açılmasaydı. Açtınız ne oldu?" ifadelerini kullandı.

28 ŞUBAT ZİHNİYETİNİ HALA AKTİF


 

Örs'ün imam hatip okullarının hiç açılmaması gerektiğini savunan sözleri, 28 Şubat döneminde hayata geçirilen 8 yıllık kesintisiz eğitim uygulamasını ve imam hatip liselerinin orta kısımlarının kapatılmasını yeniden gündeme getirdi.

İMAM HATİPLİLERİ HEDEF ALDI

Eski CHP'li meclis üyesi, sözlerinin devamında imam hatip öğrencileri hakkında da tepki çeken ifadeler kullandı.

Örs, "Okuldan bıkmış, muzdarip, okuma niyeti olmayan, aklı fikri boş işlerde olan çocuklarımız hepsi imam hatipte" dedi.

Ayhan Örs'ün imam hatip okulları ve öğrencilerine yönelik ifadeleri, belediye meclisindeki diğer üyelerin de tepkisini çekti.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Sassas

Yav adamlara niye kızıyorsunuz adamlar seküler dinden imandan nefret ettikler başa ne var ha bunları konuşturanlar müslümanlar merdivenle oralara gelmiyorlar oyla geliyorlar kimin oyu uzaydan gelmediğine göre müslümanın oyu bu seküler kesime kim oy veriyorsa allahada hesabını verir

Recep Aydın Sosyal Bilimci

28 ŞUBAT ZİHNİYETİ HÂLÂ YAŞIYOR: İMAM HATİPLERDEN NE İSTİYORSUNUZ? Aradan bunca yıl geçti ama görünen o ki bazıları hâlâ 28 Şubat'ın karanlık günlerinden çıkamamış. Arnavutköy Belediye Meclisi'nde eski CHP'li Meclis Üyesi Ayhan Örs'ün İmam Hatip okulları hakkında sarf ettiği, "Keşke hiçbiri açılmasaydı" sözleri, yalnızca bir siyasi görüş açıklaması olarak geçiştirilemez. Bu sözler, Türkiye'nin yakın tarihinde yaşadığı bir zihniyet mücadelesini yeniden hatırlatmaktadır. İnsan sormadan edemiyor: İmam Hatip okulları size neden bu kadar rahatsızlık veriyor? Bir gencin alkol kullanmamayı tercih etmesi mi sizi rahatsız ediyor? İnancına uygun giyinmesi, namaz kılması, ahlaklı ve dürüst bir insan olmaya çalışması mı? Yoksa sizin çağdaşlık anlayışınızın dışında bir hayatı tercih etmesi mi? Çağdaşlık, herkesin sizin gibi düşünmesi, sizin gibi giyinmesi, sizin gibi yaşaması değildir. Gerçek çağdaşlık, farklı düşüncelere ve inançlara saygı gösterebilmektir. Bir insanın nasıl yaşayacağına, hangi okulda okuyacağına, hangi değerlerle yetişeceğine karar verme hakkını kendinizde görüyorsanız burada çağdaşlıktan değil, dayatmacılıktan söz etmek gerekir. Şunu açıkça ifade edelim: İmam Hatip okulları kimseye zorla dayatılmıyor. İsteyen ailesi çocuğunu bu okullara gönderiyor, isteyen başka bir eğitim kurumunu tercih ediyor. Peki, bundan kime ne? Birileri çocuklarının dinî değerlerle yetişmesini istiyor diye rahatsız olmak, hangi demokrasi anlayışına sığar? Bu ülkede inançlı insanların da, inançsız insanların da, farklı dünya görüşlerine sahip ailelerin de çocuklarını istedikleri eğitim kurumlarında okutma hakkı vardır. 28 Şubat sürecinde neler yaşandığını unutmadık. Katsayı uygulamalarıyla gençlerin önüne engeller konuldu, başörtülü öğrenciler mağdur edildi, İmam Hatip okullarının orta kısımları kapatıldı. İnsanların inançları üzerinden ayrımcılığa uğratıldığı, eğitim haklarının ellerinden alındığı günleri yaşadık. Peki, bütün bunların hesabı gerektiği gibi soruldu mu? 28 Şubat'ın sorumlularından bazıları yargılandı ve cezalandırıldı; ancak yaşanan mağduriyetlerin ve toplumda açılan derin yaraların hesabı tam anlamıyla verildi mi? Asıl üzerinde durmamız gereken meselelerden biri de budur. Çünkü bir ülkede hukuksuzlukların ve haksızlıkların yeterince karşılık bulmadığı düşüncesi yerleşirse, aynı zihniyete sahip olanlar yeniden cesaret bulabilir. Cezasızlık algısı, geçmişte yapılan yanlışların gelecekte tekrarlanmasına zemin hazırlayabilir. Bizim itirazımız bir siyasi partiye mensup olan herkesin inancına veya düşüncesine değil, insanların inançlarını ve yaşam biçimlerini baskı altına almak isteyen anlayışadır. Kemalizm adına konuştuğunu iddia eden herkesin de aynı düşüncede olduğunu söylemek haksızlık olur. Ancak hangi ideoloji adına yapılırsa yapılsın, insanın inancına ve eğitim hakkına müdahale edilmesine karşı çıkmak bizim görevimizdir. Üstelik İmam Hatip okullarından mezun olan herkesin kusursuz olduğunu da iddia etmiyoruz. Bu okullarda da yanlış yapan, hata işleyen insanlar çıkabilir. Diğer okullarda da olduğu gibi. Birkaç kişinin hatasını gerekçe göstererek bütün bir eğitim kurumunu ve orada okuyan binlerce genci hedef almak ne kadar adildir? Bizim istediğimiz, gençlerimizin hem çağın gerektirdiği bilgi ve donanıma sahip olması hem de ahlaklı, vicdanlı, merhametli, vatanını ve milletini seven insanlar olarak yetişmesidir. Bilimle inancın, akılla ahlakın, eğitimle maneviyatın birbirine düşman edilmediği bir Türkiye istiyoruz. Unutulmasın ki bu ülke kimsenin babasının malı değildir. Türkiye Cumhuriyeti, yalnızca belli bir ideolojiyi benimseyenlerin değil, inancıyla, düşüncesiyle, yaşam biçimiyle bu topraklarda yaşayan 86 milyon insanın ortak vatanıdır. İmam Hatip okullarını sevmeyebilirsiniz. Çocuğunuzu orada okutmak istemeyebilirsiniz. Buna kimsenin itirazı yok. Ama sizin tercihiniz başkalarının eğitim hakkını ortadan kaldırma yetkisi vermez. Biz geçmişte yaşanan 28 Şubat zulmünün yeniden yaşanmasını istemiyoruz. Çocuklarımızın inançlarından dolayı hor görülmesini, gençlerimizin kıyafetleri ve tercihleri üzerinden ayrımcılığa uğramasını kabul etmiyoruz. Son olarak şunu söylemek istiyorum: Bir ülkenin geleceğini karartmanın yolu bazen okullarını kapatmaktan, bazen de çocukların zihinlerine kendi ideolojinizi zorla yerleştirmeye çalışmaktan geçer. Oysa eğitim, insan yetiştirme sanatıdır; kalıba insan sokma mücadelesi değildir. Bizim mücadelemiz kimsenin inancına karşı değil, inanç ve düşünce özgürlüğünü yok sayan her türlü baskıcı anlayışadır. 28 Şubat zihniyetine de, onun yeniden hortlamasına da itirazımız var. Çünkü bu ülkede hiç kimse inancından dolayı ikinci sınıf vatandaş değildir.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23