“Söz ve davranışlarında ileri gidip haddi aşanlar helâk oldular”
“Söz ve davranışlarında ileri gidip haddi aşanlar helâk oldular”
YÜKSEL TOKUR
Dinimiz İslâm, her zaman aşırıya kaçmadan orta yolu takip ederek, itidalli yani ölçülü davranmayı tavsiye etmiştir.
Gelişen bazı olaylar karşısında çok ileri giderek aşırı tepki -iftrat- vermek veya tamamen kayıtsız –tefrit- yerine dengeli bir duruş göstermek gerekir.
Yine çalışma hayatımızda da orta bir yol izleyerek, çalışma ve dinlenme zamanımızı dengelemeliyiz.
Günlük yaşantımızda insanlarla olan ilişkilerimizde de uzlaşmacı bir tavır takınarak; ne pasif, ne de agresif olmayan bir tutum içinde olmalıyız.
Zira; insan, hayatı boyunca sözleri ve davranışlarıyla çevresini etkiler. Bu nedenle; ölçülü olmak, nezaketle konuşmak ve davranışlarında aşırılıktan kaçınmak büyük önem taşır.
Hatta; düşmanlıkta bile ileri gitmemek gerekir.
Peygamber Efendimizin: “Söz ve davranışlarında ileri gidip haddi aşanlar helâk oldular” hadisiyle, insanlara her konuda dengeyi korumaları gerektiğini tavsiye edilmektedir.
Peki, haddi aşmak ne demektir? Haddi aşmak; konuşurken kırıcı olmak, kibirlenmek, başkalarını küçümsemek veya davranışlarda aşırıya kaçmak demektir.
Tarihte birçok insan ve toplum, ölçüyü kaybettikleri için büyük zarar görmüşlerdir. Aşırı öfke dostlukları bitirmiş, aşırı gurur insanları yanlış yollara sürüklemiş, aşırı harcamalar ise maddi sıkıntılara neden olarak intiharlara bile neden olmuştur.
Dinimiz de her konuda orta yolu tavsiye eder. Yeme içmeden ibadete, konuşmadan sosyal ilişkilere kadar her alanda dengeli olmak esastır.
Dini yaşantımızda da durum aynıdır. “Din kolaylıktır. Dini aşmak isteyen kimse, ona yenik düşer. O halde, orta yolu tutunuz, en iyiyi yapmaya çalışınız…” hadisinden çıkan sonuç; "En mükemmeli yapmaya gücünüz yetmiyorsa, ona yakın olanla yetinin" demektir.
İnsan, düşünmeden konuştuğunda başkalarının kalbini kırabilir; kontrolsüz davrandığında ise hem kendisine hem de çevresine zarar verebilir.
Bu nedenle sözlerimizi seçerek konuşmalı, özür dilemeyi gerektirecek sözler dilimizden dökülmemelidir.
Davranışlarımızda da ölçülü olmalı ve her zaman saygıyı, itidali elden bırakmamalıyız. Çünkü huzurlu bir toplumun temeli, haddini bilen ve başkalarının haklarına saygı gösteren insanlarla mümkündür.
Asırlar öncesinden gelen Peygamberimizin bu değerli öğüdü, günümüzde de insanlar için önemli bir rehber olarak güncelliğini halen devam ettirmektedir.