• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yüksel Tokur
Yüksel Tokur
TÜM YAZILARI

Faili meçhul karanlık günlerden, faili malum aydınlık günlere

21 Nisan 2026
A


Yüksel Tokur İletişim:

Faili meçhul karanlık günlerden, faili malum aydınlık günlere

YÜKSEL TOKUR

Ülke yönetimlerinde güçlü ve adaletli bir iktidar, her zaman koalisyon hükümetlerinden iyidir. Böyle yönetilen ülkelerde adalet başta olmak üzere; siyasal, ekonomi, eğitim, sağlık, savunma sanayi gibi temel konularda bir istikrar oluşur.

Bakmayın siz koalisyon hükümetleri için “her kesimin sesi” dediklerine.. Çok başlılık; çoğu zaman, çok sorunu beraberinde getirir.

Ülke olarak, bunun sıkıntılarını yıllarca yaşadık geçmiş hükümetler döneminde.. Mecliste aylarca sürüp sonuç alınamayan Cumhurbaşkanlığı seçimleri, görüş ayrılıkları yüzünden yürümeyen koalisyonların dağılarak zamanından önce Genel Seçimlere gidilmesi..


Bir de; ülke yönetiminde güçlü lider, parti, bürokratlar olmayınca ortaya çıkan belirsizlik, kanunsuzluklara kapı aralayarak, çoğu zaman “mafya düzeni”ne zemin hazırlıyordu.

Taraflı/tarafsız herkes görüyor ki; 2002 yılından bu yana, Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı dönemleriyle birlikte Recep Tayyip Erdoğan hükümetleri ülkemize “adalet ve kalkınma” anlamında çok şeyler kazandırdı.

Tamam; her şey dört dörtlük demiyorum.. Ama; geçmiş uzun dönemlerde yapılamayanlar, bu dönemlerde ülkemize kazandırıldı.


Hele hatırlayın… 1991-1995 yılları arası DYP-SHP koalisyon günlerini. Süleyman Demirel ile başlayıp Tansu Çiller ve diğer ortak Erdal İnönü ile devam eden, Türkiye tarihinin “faili meçhul” cinayetlerinin çoğaldığı yılları..

Gazeteci yazar Uğur Mumcu’ya bombalı suikast, Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis’in uçağının düşürülmesi, Cumhurbaşkanı Özal’ın zehirlenerek öldürülmesi, Gazi ve Sivas olayları faili meçhul olarak kaldığı karanlık dönem olarak kaldı.

Susurluk kazası sonrasında ortaya çıkan gizemli ilişkiler ile kritik kurumlarda çalışan mühendislerimize yönelik gizemli ölümler de öyle..


Farkındaysanız; ülkemizin birliğini, bütünlüğünü, kalkınmasını, istikrarını hedef alan bu tür suikast ve toplumsal olaylar çok azaldı.

40 yıldır ülkemize belâ edilen PKK bile diz çöküp, silah bırakmak zorunda bırakıldı.

İşte bu durumun baş mimarı; “Biz bu yola kefenimizi giyerek çıktık” diyerek ülkesi ve halkı için dirayetli, kararlı, baş eğmeyen memleket sevdalısı bir lider olan Sayın R. Tayyip Erdoğan’dır.

“Dokunulamaz, yargılanamaz, hesap sorulamaz” denilenler bir bir yargıya teslim ediliyor.

İnsan olan yerde elbette çürük çıkan, yani yanlış yapanlar çıkabiliyor.



Bunlardan birisi de Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle atanıp, 13 Haziran 2017 - 09 Haziran 2020 tarihleri arasında Tunceli Valisi olarak görev yapmış Tuncay Sonel’dir.

Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku isimli kızın “Cinayete kurban mı gitti?” soruşturmasında Vali ile oğlunun da adının karıştığı iddiasıyla diğer şüphelilerle birlikte gözaltına alındılar.


Bu konuyla ilgili gelişmeleri medyadan izliyorsunuz. İddialara göre: Zamanın Tunceli Valisi bulunduğu makamı kullanarak, tecavüz ve cinayete adı karışan oğlunu adaletten kaçırmak için “delil karartma/yok etme” işlerine girişmiş.

Teşekkürler:

Tunceli’nin cesur bayan Savcısı Sayın Ebru Cansu,
Suçluların korkulu rüyası Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek,
Hak’kın adamı, halkın aşığı Sayın Recep Tayyip Erdoğan
.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23