--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yatırımı yapanın adı verilse…

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu

Birden kafama takıldı…

Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan büyük yatırımlara, o yatırımın yapıldığı dönemin yöneticilerinin ismi verilseydi, nasıl bir Türkiye manzarası ortaya çıkardı?

Diyorum ki, meselâ, 27 senelik rakipsiz, muhalefetsiz, kesintisiz iktidarında CHP’nin gerçekleştirdiği her yatırıma “Atatürk”, “Gazi”, “Mustafa Kemal” ya da “İsmet İnönü”, diğer zamanlarda yapılan yatırımlara da o yatırımı gerçekleştiren cumhurbaşkanlarının ve başbakanların adı verilse…

Şöyle ki…

1923’te Cumhuriyet Halk Partisi kuruldu,Genel Başkanlığa Mustafa Kemal Atatürk getirildi…Zaten CHP’ye “Atatürk’ün partisi” diyoruz, bu tamam…

Aynı yıl Cumhuriyet ilan edildi: “Atatürk cumhuriyeti” diyoruz, bu da tamam… 

1924’de Atatürk’ün önerisiyle ismini kendisinin verdiği Cumhuriyet Gazetesi yayına başladı: Pekalâ “Atatürk’ün gazetesi” diyebiliriz...

1925’de Gazi Orman Çiftliği’nin kuruluş çalışmaları başladı: Adı üstünde “Gazi Orman Çiftliği”, bu da tamam… 

1926’da Alpullu Şeker Fabrikası işletmeye açıldı. Tüm ders kitaplarına fotoğrafları basıldı… Hâlâ duruyorsa, adının “İnönü Şeker Fabrikası” olarak değiştirilmesinde hiçbir mahzur yok, zira o tarihte İsmet İnönü başbakandı…

1927’de, “Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan” türünden övgü şiirleri yazılan Ankara–Kayseri demiryolu işletmeye açıldı ki, pekalâ isminin “İsmet Paşa Demiryolu Hattı” olması düşünülebilir…

Aynı tarihte açılan “Bursa Dokumacılık Fabrikası”yla, Kayseri’ye kurulan ilk Köy Öğretmen Okuluna da (şayet eğitime devam ediyorsa) “İnönü” ismini vermek münasip olabilir.

Keza aynı yıl, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kâğıt parası tedavüle çıkarıldı ki, İnönü’nün cumhurbaşkanlığı dönemi hariç tüm paralarımızın üzerinde zaten Atatürk portresi vardır…

1928’de Latin harflerine geçtik ve yeni alfabeye “Türk alfabesi” demek gibi bir yanlışlık yaptık. Artık bu yanlıştan dönebilir, “Gazi Paşa Alfabesi” diyebiliriz… 

1929’da Paşabahçe Rakı ve İspirto Fabrikası ile Mecidiyeköy Likör ve Kanyak Fabrikası açıldı. Bunlar hâlâ duruyorlarsa, dönemin CHP’li Tekel Bakanı’nın (yanılmıyorsam o tarihte ismi “Gümrük ve İnhisarlar Vekâleti” idi) isminin verilmesi münasip olur...

1932’de Ezan Türkçeleştirildi… Diyarbakır Tekel Rakı Fabrikası işletmeye açıldı… Halkevleri ve Türk Dil Kurumu kuruldu (bunlara birer isim bulma görevi size ait olsun)… 

1933’de Sümerbank, İller Bankası, Zonguldak Yatırım Bankası, Kayseri Milli İktisat Bankası ve Halk Bankası kuruldu (bazıları faaliyette değil, ama faaliyette olanlara dönemin İktisat Vekili’nin ismini vermek gayet münasiptir!..

1934’deKılık-Kıyafet, 1937’de laiklik devrimleri yapıldı ki,bunlar zaten “Atatürk Devrimleri” olarak isimlendirilmiştir…

Zaman zaman başbakan olan Sayın Bülent Ecevit’in tek eseri “Reşadiye Köykenti”ne de onun ismini vermekte hiçbir mahzur yoktur.

Yatırım adına, tesis adına, eser adına geriye kalan ne varsa…

Havaalanları, barajlar, limanlar, köprüler, üniversiteler, bulvarlar, tesisler, otoyollar, stadyumlar, duble yollar, hızlı trenler, metrolar…

Saymakla bitmeyecek köklü yatırımlar…

Bunların bir kısmı rahmetli Adnan Menderes’ten, bir kısmı Sayın Süleyman Demirel’den, önemli bir kısmı rahmetli Turgut Özal’dan, çok büyük kısmı da Sayın Tayyip Erdoğan’dan hatıradır.

Yapanın adı verilse, Türkiye’nin her yerinde karşımıza “Recep Tayyip Erdoğan” ismi çıkardı. 

Korkmayın canım, Temel Reis gibi biz de sadece “mesela deduk”!

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle