--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Tayyip Erdoğan’sız Ak Parti” tutmadı

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu

Milletime bir kez daha hayran kaldım: Partilere, özellikle de iktidar partisine müthiş bir ince ayar verdi...

Ak Parti’ye dedi ki: 

“Kendine gel, pragmatist yaklaşımları bırak, sakin ol, şımarma ve artık kuruluş felsefene dön!”  

“Adaletsiz barajı kaldır, kaldırmazsan ben kaldırırım” dedi...

“Oyum çantada keklik değil” dedi...

“Parti’de yaptığın değişiklikleri beğenmedim, Tayyip Bey’den sonra Davutoğlu’nu benimseyemedim, üç dönem kuralı çerçevesinde deneyimli siyasetçileri dışarıda bırakmanı sevmedim!” 

 “Sana karşı ittifak oluşturan partilere, bazı iç ve dış güçlere rağmen sana desteğimi sürdürmem, senden umudumu kesmediğimi gösteriyor, ancak sen de eskiden olduğu gibi umutlarımı besleyecek yeni ufuklar çizmelisin!” 

 “Muhalefetin ve öteki karşıt güçlerin tek ittifak noktası seni iktidardan uzaklaştırmaktı. Şimdi sen bir süre kenara çekil, muhalefete geç. Onlara de ki: ‘Hadi buyurun, hükümeti kurun. Ben sizinki kadar bozguncu ve tahripkâr olmayan bir muhalefet partisi olacağım!’” (Partiler muhalefette olgunlaşır, muhalefet deneyimi olmayan partiler yarımdır. CHP’ye bakmayın, o iktidar ve muhalefet dönemlerinden ders almadığı için, hep yarım kalmaya mahkümdür)...

Diyebiliriz ki...

Tayyip Erdoğan’sız Ak Parti projesi tutmadı...

Erdoğan bunu vaktinde fark edip sahalara inmeseydi, bugünkü sonuç bile alınamayacaktı...

Ayrıca bu millet, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı kazandığı günden beri, Sayın Erdoğan’ı adım adım iktidara taşıdı. “Muhtar bile olamaz” manşetleri atanlara inat, başbakanlığa ve cumhurbaşkanlığına yükseltti. Onu teminat saydı, ona güvendi. O kadar sevdi ve güvendi ki, girdiği tüm seçimleri tartışmasız kazandırdı...

Doğrusu o da bu güveni boşa çıkarmadı: Önemli başarılara imza attı, büyük değişiklikler gerçekleştirdi, kalıcı hizmetler yaptı...

Fakat seçimi hizmet kazanmaz, umut kazanır. 13 yıldır alıştığı ismin partinin başından ayrılması, üç dönem kuralıyla ağır topların devre dışı bırakılması ve Ayasofya’nın açılmaması, Ak Parti seçmeninde tereddütler oluşmasına yol açtı...

Böylece bugünkü sonuç ortaya çıktı.

Bazılarının mantığına bayılıyorum...

Nasıl hesaplıyorlar bilmiyorum, ama yüzde 41 oy oranıyla seçimden birinci parti olarak çıkan, böylece girdiği 11’inci seçimi de kazanan AK Parti’yi mağlüp gibi göstermeyi başardılar...

Buna karşılık, yıllardan beri iktidar yüzü görmeyen, yıllardır muhafette olmasına rağmen oyları gerileyen, bazı sahil kentlerini bile AK Parti’ye kaptıran, Güneydoğu illerinde esamisi bile okunmayan CHP galip!..

Sadece Osmaniye’de birinci parti olabilen ve Türkiye genelinden sadece yüzde 17 oy alabilen MHP galip!..

Yüzde 12 oyla barajı zar-zor geçen HDP galip!..

İşte bu cambaz hesabına bayılıyorum: “Algı operasyonu” denen şey bu olsa gerek!

Peki şimdi ne olacak? Kestirmeden söylemem gerekirse, koalisyon olur...

Ama nasıl? Türk milliyetçileriyle Kürt milliyetçileri, bir de Kemalist ulusalcılar nasıl bir araya gelir?

Geldiler diyelim: Zıtların ittifakından hayır çıkar mı?

Muhalefet partilerinin ittifak ettiği tek nokta, AK Parti oylarını düşürmekti. Geleceğe ilişkin başka bir ittifak noktaları yok. 

Ak Parti oyları düştü, ittifak noktası ortadan kalktı, bu durumda uyumlu koalisyon kurulabilir mi?

Kurulamaz. Kurulsa da bir işe yaramaz. 

Şu halde, ufukta bir erken seçim görünüyor.

Seçmenin hesaba katmadığı da bu olsa gerek.

Hayırlısı olsun!

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle