--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Tarih boyunca bize “taş” atana “ekmek” vermişiz!

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
8

Hayırsever bir milletin torunlarıyız: Ceddimiz sadece kendi vatandaşlarına değil,dini-dili, ırkı, rengi, inancı, kıyafeti ne olursa olsun, imkân buldukça diğer milletlere de yardım etmiştir.

Yardımseverlik bize atadan mirastır: Bir bakıma canımızda, kanımızdadır…

Bunlardan bir kaçına temas edelim…

Yıl 1845: İrlanda’da yedi yıl süren korkunç kıtlığın başlangıcı…

Kuraklıktan ekinler kurumuş, bire bin veren tarlalar çöle dönmüştür…

1847’lerde halk büyük açlık çekmeye başlamış, yaklaşık bir milyon kişi açlıktan ölmüş, kıtlık sonuna kadar bazı kentlerin nüfusu yüzde 20-25 oranında azalmıştır.  

Sultan Abdülmecid duruma çok üzülür. İrlanda halkına 5.000 Sterlin yardımda bulunmak istediğini İngiliz hükûmetine bildirir…

Fakat bu yardım isteği fazla bulunur. Zira Kraliçe Victoria bile kendi vatandaşlarına ancak 2.000 Sterlin yardımda bulunmuştur. Bu miktardan fazlası kabul edilmez. Yardım miktarı 1.000 Sterline düşürülmelidir.

Bu rica İngiliz hükümetinden gelmiştir. Bunun üzerine Padişah şöyle bir formül bulur: Yardımın 1.000 Sterlin’i nakit, 4.000 Sterlinlik kısmı ise buğday olarak gönderilecektir.

İngiltere bu formüle itiraz etmez…

Ve yardım gemilerle İrlanda limanına gider. Böylece İrlanda (bir bakıma İngiliz) halkının kursağına “Osmanlı ekmeği” girmiş olur.

İngiltere Hükûmeti bu yardımlar sebebiyle İngiltere Kraliçesi adına Sultan Abdülmecid’e25 Mayıs 1847 tarihli bir mektupla teşekkür eder.

Ayrıca İrlanda asilzâdeleri de aynı teşekkürü tekrarlarlar:

“Majesteleri Osmanlı Padişah’ı Sultan Abdülmecid Han’a: Allah majestelerinden razı olsun. Biz aşağıda imzası bulunan İrlandalı asilzadeler, ileri gelenler ve tüm halk olarak, majesteleri tarafından çilekeş ve ıstıraplı İrlanda halkına gösterilmiş olan ihsan ve teveccühün cömertliğine en derin teşekkür ve minnetimizi ifade etmek ve halkımız adına İrlandalıların sıkıntılarını hafifletmek ve acılarını dindirmek için gönderilen bin altınlık cömert yardıma, teşekkür için müsaadenizle hürmetlerimizi sunuyoruz. (Mektubun aslı Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı’ndadır).

Bundan ibaret değil…

Osmanlı, 19. yüzyılın ortalarında kıtlık yaşayan Macaristan, Hollanda, Polonya, Sumatra hatta ABD gibi ülkelere de bu tür yardımlarda bulundu.

Ne sandınız: Pek kimse bilmez, ama Osmanlı Devleti, zaman zaman ABD’ye yardım etti.

Meselâ, 1889’da ABD’de yüzyılın en büyük sel felaketi olup binlerce insan evsiz barksız kaldığında, ABD’nin yardımına ilk koşan Osmanlı Devleti oldu. Üstelik yardım talebi olmadan bunu yaptı.

Tahtta, dış dünyadaki gelişmeleri günü gününe takip eden Sultan II. Abdülhamid vardı.

Padişah, ABD Büyükelçisi Oscar Strauss’u derhal saraya çağırmış ve afetzedelere ulaştırılmak üzere gıda yardımının yanı sıra, 200 Osmanlı altını (bugünkü karşılığını siz hesaplayın) nakit yardımda bulunmuştu.

Beş yıl sonra ABD bu kez bir yangın felaketi yaşadı. Minnesota ve Wisconsin’deki orman yangınlarında mağdur olanlara Sultan Abdülhamid, 300 Osmanlı lirası daha gönderdi. Bu yüzden Chicago Daily Tribune, 12 Eylül 1894 tarihli nüshasında padişahtan övgüyle söz etti.

Yarın size oldukça ilginç bir olay anlatacağım…

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Seyit

3 Kasım 2020 21:50

Allahu Teala ceddim.Atam Osmanlı Sultanlarindan razı olsun Büyük dedem Halife Abdulhamittende Razı olsun Ceddimin bizlere emanet ettiği maneviyat ruhundan beslendigimiz cömertlik onların bize bıraktığı en büyük mukaddesattir emanettir  

Jale ozsoy

26 Ekim 2020 13:13

Rizeye ilk yatirimlar 1940 yillarinda yazarin begenmedigi ismet inonu doneminde gurcistandan cay fideleri getirilip ekilmesiyle baslar sonralari cay fabrikalari limanin yapimi cayeli bakir madenlerinin isletilmesi devlet sektorune gecmesi koy okullarinin acilmasi sehre lise ve dengi okullarin yayla yollarinin yapimiyla devam eder. Aynen zonguldakspor yorumcunun dedigi gibi osmanlinin 1 tane bile dikili agaci yoktur.

ZONGULDAKSPOR

26 Ekim 2020 12:52

CEVAP RUMUZLUYA TESEKKUR EDERIM. BENDE YILLARDIR ANLATIYORUM AMA SAYIN YAZAR ANLAMIYOR.OSMANLIYI KOTULEMIYORUM AMA OSMANLI ANADOLUYA ESER BIRAKMADI.YAZARA SORDUM SIZIN KOYUNUZ RIZEDE VE KARADENIZDE 1 TANE OSMANLI ESERI ( LIMAN TERSANE FABRIKA ISLETME KOPRU SANAYI TESISI GOSTERIN ) DEDIM YANIT ALAMADIM.OSMANLI ANADOLUYU MALESEF IHMAL ETTI. ANADOLUDAKI BUTUN ESERLER SELCUKLU BIXANS VE BEYLIK DONEMLERINDEN KALMADIR... OSMANLI AVRUPA BANKALARINDAN HEP BORC ALMISTIR CUNKU EKONOMIK GUCU YOKTU SANAYI DEVRIMINI KACIRDIGI ICIN GERI KALDI VE HASTA ADAM DENILEREK OMRU BITTI.

Cevap

26 Ekim 2020 12:04

Sayın Yazar; nereden başlasam bilmiyorum. Öncelikle ZONGULDAKSPOR rumuzlu arkadaşa katılıyorum; oradan başlayayım: Siz de bilmektesiniz ki Osmanlı'nın dış borçları Türkiye Cumhuriyeti'ne miras kalmıştır. Bu öyle bir mirastır ki ancak 1954 yılında ödenebildi. Hatta bazı kaynaklar borçların 1980 yılında sona erdiğinden bahseder. Fakat ödendi elbette. Biz hatırlamasak da, ceremesini çekmesek de siz yaşınız itibarıyla mutlaka mağdur olmuşsunuzdur. ABD'ye yapılan yardımlara bakınca; Osmanlı Devleti ABD'ye haraç kesen tek devlettir. Akdeniz'de seyreden Amerikan gemilerinin rahatça ticaret yapabilmesi için ABD, Osmanlı'nın Cezayir eyalet yöneticilerine haraç ödemeyi kabul etmiştir. Elbette dönemin ABD'si günümüzün ABD'si ile kıyaslanamaz. Buna mukabil Osmanlı kestiği haraçların diyetini ABD'ye yardım adı altında ödemiştir. İş bununla da bitmiyor. Devam edelim; İpek ve Baharat Yolları zamanında Osmanlı'nın kontrolü altındaydı. Bu Avrupalılar için o kadar sıkıcı bir hal almıştı ki Avrupa aynı yollara başka bir şekilde ulaşmak için keşif faaliyetlerine girişti. Sonunda Hindistan diye Amerika Kıtası keşfedildi. Bu Osmanlı Devleti'nin ticaret yollarını elinde tutması sayesinde gerçekleşti; ve/fakat aynı Osmanlı vesile olduğu bu keşif faaliyetlerine katılmadı; katılmak istemedi. "Yeni Dünya bize gerekmez" dendi ve öyle de kaldı. Hangimiz istemezdi ki Osmanlı veya Türkiye adında bir ülkenin ya da bir eyaletin Amerika kıtasında var olmasını. Neyse; tarih tarihtir ve olan olmuştur. ZONGULDAKSPOR rumuzlu arkadaşın sözlerine geleyim; Sayın Yazar lütfen Anadoluyu bir gezin; ardından Balkanlara gidin ve bir de oraları gezin. Hangisinde Osmanlı eseri var hangisinde yok bir bakın derim. Dikkatinizi çekerim; hangisinde daha fazla diye sormadım. Hangisinde var ona bakın. Tarihçisiniz fakat hayal gücünüzü anlatımlarınızla tarih bilimine aktarmakta ve doğru bilgilerin öğrenilmesini zorlaştırmaktasınız. Saygılarımla.

ahmet

26 Ekim 2020 11:57

yardım ettikde ne oldu,o yardım ettiklerimizin torunları şu osmanlı dirilecek diye korkudan her türlü hainliği yapıyor,imanamı geliyorlar yok,kıymet mi biliyorlar yok,nerde zayıf müslüman görseler eziyorlar,demekki artık taş atana kaya atmak zorundayız,zira gözlerinde avanak ,pasif görünüyoruz...

sadece, mazluma merhamet edilir...

26 Ekim 2020 11:35

İşte Müslüman Türk Milletinin en büyük yanılgısı, tam da bu; “taş atana, ekmek verme" zihniyetidir. Tarih boyunca, Türk Milleti her zaman; dinine, diline ve geçmişteki düşmanlıklarına bakmadan herkese yardım etmiştir. Peki, neticesi ne olmuştur? Cevap: Ekmek verdiklerimiz, taş ile kafamıza vurmuştur. Hâlâ ders almayacak mıyız?

ZONGULDAKSPOR

26 Ekim 2020 09:56

O ZAMANLAR ANADOLU HALKI FAKIRLIKTEN KIRILIRKEN COK MARIFETMIS GIBI BUNU ANLATIYORSUN.YAHU GALATA BANKERLERINDEN ALINAN BORCLARI OSMANLININ KAYBETTIGI SAVAS TAZMINATLARI VARKEN OSMANLININ KASASI BOSKEN BUNLARI YAPMAK GARIP DEGILMI ? SONRA NE OLDU ? AVRUPADA PARA DILENDI OSMANLI

ekmek le giriş güzel

26 Ekim 2020 09:00

malatyadaki esnaf .. hasbihalini de yazar mısınız?

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle