Soruşturmanın gizliliğinden Pensilvanya niye şikayetçi?
Tüm iyi niyetimizle, çağrıda bulunduk..
“Bir dersane için, bu kadar kıyamet kopartmaya gerek yok” dedik.
Dinletemedik.
Kendi hocalarının vaazlarındaki nasihatleri önlerine koyduk..
“Akıllı Mehmet ve 39 arkadaşı elele tutuşmuş, uçurumdan inmek istemişler.. İnerken elele tutuşan tüm arkadaşları ölmüş, bir Mehmet kalmış.. O da demiş ki, ‘Az kalsın bir sakatlık çıkaracaktık’..”
Gülen bu vaazı yaparken, aslında kendisinin yürüttüğü operasyonların da sonucunu önceden haber veriyordu..
Daha paralel yapı operasyonları başlamamış iken, Kasım ayında bu gerçeği kendilerine hatırlattık.
Ardından birinci operasyonu yaptılar, tekrar hatırlattık.
Ama dinletemedik..
Sandılar ki, vurunca devirecekler.
Devirecekler ve hemen ardından, Ekmel Abi gibi, yine dindar camiadan birisini Tayyip Erdoğan’ın yerine yerleştirecekler..
Böylece dindar camianın tepkisini, “Yerine gelen de dindar bir isim. Niye itiraz ediyorsunuz ki?” diye bastıracaklar..
Sonrasında da, artık kimse geriye dönüp, “Tayyip Erdoğan’a ne oldu” diye bakmayacak!..
Planları bu idi..
Ama olmadı..
Başaramadılar.
“Bininden birini bile tanımıyorum” dedikleri emniyet müdürlerini, uğurlarına canlarını verecekleri birer “abide” şahsiyetlermiş gibi, şimdi savunuyorlar..
Korumaya, kollamaya çalışıyorlar.
Yine de başaramıyorlar..
Kimisi soruşturuluyor.
Kimisi yer değişikliğine uğruyor.
Kimisi gözaltına alınıyor.
Kimisi için iddianame hazırlanıyor..
Ama işin bunlarla kalmayacağı da belli.
Olayın taa Pensilvanya’daki zatın Türkiye’ye getirilmesine.. Meşru hükümeti devirmeye teşebbüs suçundan yargılanmasına kadar gideceği belli..
Bunu sezmiş olmalılar ki..
Pensilvanya’daki zatın avukatı Nurullah Albayrak, Ankara’daki savcıya uğrayıp, “Müvekkilim ile ilgili soruşturma var mı, varsa dosyasını bana verir misiniz” talebinde bulunmuş..
Savcı da, “Soruşturma gizlidir.. Veremeyiz” deyince..
Gülen medyası başlamış yaygaraya..
Gülen’in altın madencisi adamı İpek’in gazetesi Bugün yazdı.. Ardından da Zaman alıntıladı..
Haberi şu ara başlıklarla vermişler:
“Hizmet hareketine başlatılan soruşturmada skandal..”
“Savcı, soruşturma yok dedi..”
“Neden gizli yürütülüyor?”
•
Şimdi gelin de, bu arkadaşların düştükleri duruma hayıflanmayın..
Bu arkadaşlar değil miydi, “Adli kolluk” tartışmalarında, “Savcılık soruşturması gizlidir. Validen de, emniyet müdüründen, bakandan da gizlidir” diyenler..
Niye şimdi savcılık soruşturmasının gizli yürütülmesinden şikayetçi oluyorlar?
Gizli yürütülen soruşturmayı skandal olarak nitelendiriyorlar?
Siz, validen gizli soruşturma yürütürken iyiydi..
Başsavcıdan gizil soruşturma yürütürken iyiydi..
Emniyet Müdüründen gizli soruşturma yürütürken iyiydi..
Ama devran dönünce..
Siz sanık olunca..
Bırakın hiyerarşik amirleri..
Bir de sanığın avukatına bilgi verilmesini istiyorsunuz..
İnsaf yani..
Ortalıkta olmayan sanığın avukatına bilgi verilsin.. Pensilvanya da tedbirini alsın, öyle mi?
Siz çok akıllısınız, savcılar da bu kadar saf mı yani?
•
Pensilvanya’yı savunan arkadaşlar, “Siz de tutarlı değilsiniz. Siz de, dün bizim bugün durduğumuz yerde duruyordunuz” diyecekler.
Veya, bizi Gülen grubu ile tokuşturmak isteyenler, “Bakın ikiniz de, farklı zamanlarda aynı şeyleri savundunuz” diyecekler..
Hayır..
Biz, 17 Aralık’ta da, “Sanıkların avukatlarına, her bilgiyi verin” demedik..
Hazırlık soruşturmasının gizli olduğunu, herkes bilir.
Savunma noktasında, şüpheliye zaten ilgili bilgiler verilir..
Ama bizim itiraz ettiğimiz konu, başsavcıdan, emniyet müdüründen, validen, bakandan gizli soruşturma yapılması idi..
“Bu mümkün değildir” dedik.
Dün de bunu söylüyorduk.
Bugün de bunu söylüyoruz.
•
İki gündür bir haber piyasaya sürüldü..
Gaziosmanpaşa’da Fatih Koleji, arsası ihale sonucu para ile satın alındığı halde..
Sonrasında ruhsatları alınıp, inşaata başlandığı ve kabası bitirilme aşamasına geldiği halde..
Bir anda inşaatın yapıldığı arsa, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yeşil alan ilan edilmiş. İnşaat mühürlenmiş!
İddia bu..
Birazcık hukuk görmüş.. Birazcık devlet işlerini bilen herkes takdir eder ki, böyle bir olayın yaşanması mümkün değildir.
Mümkün ise, kuruşuna kadar, belediye de, belediye görevlileri de, zararları tazmin eder..
Haberde mutlaka yalan var..
Ama ne hikmetse, belediye de sessiz..
Bekleyip, görelim, bakalım, para ile alınan arsada, ruhsatlı bir inşaat mı varmış? Yoksa?..


