--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Reis, artık şu Millî Eğitime bir el atın!

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
26

Siyaset dünyasına bakın: Devletimizden nefret eden siyasetçilerimiz var!..

Köşe yazılarına, televizyon programlarına bakın: Kendi devletinin karşısında kim varsa, onların safında duran yazarlarımız, gazetecilerimiz, “okumuş” insanlarımız var!

Sosyal medyadaki paylaşımlara bakın: Kendi halkına ve halkının değerlerine düşman gençlerimiz var!

Çoğu da üniversite mezunu: Bu eğitim sisteminin çocukları…

İşte bu yüzden, okullar kısmen de olsa açılırken, kafamda yakıcı bir soru dolaşıyor: “Eğitim sistemimizin hali ne olacak?”

Zira eğitim büyük bir sorun ve maalesef yıllardır çözülemedi: Dünya değişti, dünya ile birlikte her şey değişti, ama biz hâlâ tek parti dünyasından kalma, katı ideolojik bir sistemi sürükleyip duruyoruz.

Çocuklarımızı “demokrat”, “insan hak ve hürriyetine saygılı”, “özgür vicdanlı” bireyler olarak yetişeceğine ideolojik teslimiyet içinde yetişiyor. Dolayısıyla ne kadar çok okurlarsa o kadar “tek partici”, “darbeci” ve farklı fikirlere karşı “düşman” yetişiyor.

Bu sorunun artık üzerine gidilmesi ve çözülmesi lâzım.

Allah için AK Parti iktidarı büyük işler başardı. Teknolojiyi hem çok iyi kullanıyor, hem de ileri teknoloji üretiyor. Öte yandan Ayasofya ve Kariye camilerini tekrar ibadete açmak gibi, “olmaz” zannedilen pek çok sosyal icraatla milletin gönlüne girmeyi başarıyor.

Fakat Sayın Cumhurbaşkanı’nın da zaman zaman dikkat çektiği iki konu sürüncemede:  Bunlardan birincisi eğitim, ikincisi kültür.

Mesele mühim: Zira teknoloji kullanımında ve yatırımlarda geri kalmak çok çok fakirleşmek demektir, ama eğitim ve kültür konuları milletin geleceğini belirler: Bunlar “Milli beka” sorunudur ve bu sorunların çözümünde AK Parti iktidarı maalesef bekleneni veremedi.

Ders kitaplarındaki (özellikle de tarih ve edebiyat) hatalar sebebiyle bizim nesil “paramparça” bir çocukluk geçirdi!

Yeni nesillerin aynı dramı yaşamamaları ders kitaplarının doğru düzgün yazılmasına bağlı, ne var ki bu konuda ciddi bir çaba yok.

Müfredat değişikliği, daha ziyade “kolaylaştırma” amaçlı yapılıyor. Elli seneden beri atılan adımlar, hep “kolaylaştırma”ya yöneliktir. Hâlbuki beyin zorlandıkça gelişir. Kolaylaştıra kolaylaştıra beyni devre dışına çıkardık! Tabii liseleri de eski ilkokul seviyesine indirdik!

Oysa eğitimin “insan yetiştirmek” gibi ulvi bir amacı olmalı.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın böyle bir amacı olduğundan eminim: Fakat amaca ulaşmak için gerekli “kökten” çalışmalar göremiyorum.

Sistemin tepeden tırnağa değişmesi lâzım, bu iş “pansuman” tedbirlerle olmaz.

Altından girip üstünden çıkılmalı!..

Ufak-tefek değişikler, yıllar içinde büyüyen eğitim ve kültür problemlerimizi daha içinden çıkılamaz hale getirir.

Sınıflara “akıllı karatahta” koymak, çocuklara “akıllı tablet” dağıtmak, “akıllı sınıflar”da okutmak güzel de “bize has müfredat” gelmedikçe, okullarımızın duvarlarını, döşemelerini, tavanlarını, kapılarını, pencerelerini dahi “akıllı” yapsanız bir işe yaramayacak. Öncelikle kitapları akıllandırmak lâzım!

Sayın Cumhurbaşkanımız kesinlikle bu işe el atmalı. Başkaca umudumuz kalmadı.

 

Yorumlar

(26)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ahmet

13 Ekim 2020 00:40

Helal bahadır abi.

Üstaz

11 Ekim 2020 03:26

Yüreğine kalemine sağlık abicim, millet İrşad edilmeli.

Reis, artık şu Millî Eğitime bir el atın!

10 Ekim 2020 21:20

Olur abi atalım. Nasıl olsun abi

Rıfata;

10 Ekim 2020 20:49

Cumhuriyet kurulalı kaç yıl oldu? 97 yıl...Sizin bu bir gecede cahil kaldım abi kafası memleketi ne zamandan beri yönetiyor kardeşim? 1950 den beri. Yani 70 yıldan beri. Netice canım abim; Almanya bizi kıskanıyor:)))))))

Misafir

10 Ekim 2020 00:57

Bu ülke bu kafayla bir yere varmaz varamaz.Bütün devlet kademeleri amirleri imam hatipli.Bir bakın hepsinin altında devletin arabaları devletin yakıtı. Kul hakkını unutup hepsi devletin imkanlarını sonuna kadar kendi hevesleri ve nefisleri için kullanıyorlar.Nerede mumu södürüp haramdan korkan düşünce yapısı.Bunun eğitimle ilgi yok. Boş nesil nerede yetişirse yeişsin boş oluyor.Çare ise Allah dan korkup, onun insanlığa göderdiği mücizeye göre yaşamak.Bayramlarda mukavele yapıp sonrada bankabanka dolaşarak yüksek promasyon peşinde koşmak olmuyor. Nasıl üstad bankada çalışmayı bırakmış biz promosyonu bırakamıyoruz. Bir bakın içinde laik de muhafazakar da İnsanlar önce kenşsini sorlamla işe başlaya bilir

Umutsuz

9 Ekim 2020 23:51

Çok doğru yazmışsınız ama bizim öğretmenlerimizin çoğu malesef o 30'lu yıllardan kalam müfredat ile yetişmiş ve aynı kafa yapısı ile öğrenci yetiştiriyorlar.

fahrettim

9 Ekim 2020 18:01

aman karışmasa iyi olur faize karıştı durumu görüyoruz

Şaban

9 Ekim 2020 17:48

Maalesef bu anne babalar da bu sistemde yetişti. Çözüm üretmesi gerekenler siyasilerdir.  

Korkut

9 Ekim 2020 17:24

Sayin Bahadiroglu Allah razi olsun. Genclere milli ve manevi degerlerimiz oncelikle ogretilmeli.Fatih S.Mehmedi sorsan bilmiyor.Selamun aleykum demiyor bunla rin unuversite diplomali ufak bir tartismada kavgacan dusmani oluyor buyuklere saygi yok taklitcilik hayat sade bu dunya hayatiymis gibi yasamalar.islenen vakai adiyeden suclar alarm veriyor.Saygilar Selamlar.

Süer

9 Ekim 2020 16:09

İstanbulun Fen liseleri ve lgs sınavında 500 puanla öğrenci alan okullardaki verilen eğitimler yeterli örnektir..Müfredattanda öte onu uygulayan öğretmenler..

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle