--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Padişahlar, tarikatlar, şeyhler, müritler

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
13

Hemen hemen her padişahın ve sıradan insanların bir tarikatı ve şeyhi vardır. Şöyle demek yanlış olmaz sanırım: Osmanlı Devleti bir “şeyhler-müritler devletidir” demiştim ya aynen öyledir!

Düşünün: Osman Gazi’nin ruhu ve şuuru, Şeyh Edebali Tekkesi’ndeki sohbetlerde kıvamını bulmasaydı, Osmanlı Devleti tarih sahnesine çıkabilir miydi?

Çok şüpheli…

Meselâ, Osman Gazi ile oğlu Orhan Gazi, torunu Alâüddin Paşa, Vefâiyye Tarikati’nden âhi şeyhi Şeyh Edebâlî’ye bağlıdır.

Bursa fethedilip Osmanlı’ya  “merkez” olduğu andan itibaren yoğun bir tasavvufi hayata geçmiş, âdeta tarikat ve tasavvufun da başkenti olmuştur.

Tarikatların başında Buhara’dan gelen Emir Sultan var: Emir Sultan, Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda o kadar büyük roller üstlenmiştir ki, bugün bile kendisine büyük hürmet beslenir ve türbesi ziyaretçi akınına uğrar. 

Özellikle ramazanlarda türbelerin ziyaretçilerle dolup taşması, halkın “tarikat ve tasavvuf” damarının, tüm baskılara ve olumsuz “algı operasyonları”na rağmen, kurumadığını gösteren ilginç bir örnektir.

Osmanlılarda tarikatlar o kadar önemlidir ki, 600 bin nüfuslu Kanuni İstanbul’unda, 300’ü aşkın dergâh vardır.

Ayrıca hemen hemen tüm Osmanlı padişahları, şehzadeler ve hanım sultanlar bir tarikata bağlıdır.

Söz buraya gelmişken, padişahların mensubiyetine kısaca bakalım.

Osman Gazi ve Orhan Gazi, Şeyh Edebali’ye bağlıdır…

Sultan I. Murad: “Şeyh Postinpûş” lâkabıyla meşhur Tebrizli Seyyid Mehmed Hammârî’ye bağlı bulunduğu yolunda rivayetler vardır. Onun adına Bursa Yenişehir’de tekke yaptırmış olması da buna işaret eder. “Şeyh Postinpûş”untarikatı kesin olarak bilinmemekle birlikte “Melâmî” olması muhtemeldir.

Sultan Yıldırım Bayezid: Nurbahşiyye Şeyhi Emir Sultan’a (Emir Ahmed Şemseddin Buhârî) yakındır. Kızını ona vermiş, kendine damat edinmiştir.

Sultan Çelebi Mehmed: Gençlik yıllarında Bayramiyye Tarikatı Şeyhî’nin sohbetlerine katılmakla birlikte, sonradan Zeyniyye Şeyhi Molla Fenari’ye yönelmiştir. 

Sultan II. Murad: Mevlevî Emir Âdil Çelebi’nin mürididir. Hayat boyu derviş gibi yaşamıştır. İstanbul fethi aşkına, yani bir hadis-i şerifin hayata geçmesi için tahttan iki kez feragat eden tek padişahtır. 

Fatih Sultan Mehmed: Bayramîyye tarikatındandır. Hacı Bayram-i Veli’nin halifesi Ak Şemseddin’e bağlıdır. İstanbul’un Vefa semtine ismini veren Şeyh Vefâ’nın sohbetlerinde bulunmayı çok istemiş, ancak Şeyh Efendi, “Sohbetin lezzetini alırsa, devlet işlerini ihmal eder” diyerek kabul etmemiştir. Yine de Padişah vefat edince cenaze namazını Şeyh Vefâ kıldırmıştır.

Sultan II. Bayezid: Biliyorsunuz “Velî” lâkabıyla anılır. Tam bir tarikat ve tasavvuf ehlidir. Şehzadeliğinde Halvetî Şeyhi Çelebi Halife’ye mürid olmuştur. Ebussuud Efendi’nin babası Halvetî Şeyhi Muhammed İskilibî (Şeyh Yavsî) ile Bayramî Şeyhi Baba Yusuf Seferhisârî’nin sohbetlerine sık sık katılmıştır.

Yavuz Sultan Selim: Zeyniyye Şeyhi Halimî Çelebi’ye mensuptur. 

Kanuni Sultan Süleyman: Tasavvufa düşkündür. Gençliğinde Emir Sultan halifelerinden Abdüllatif Mahdumî veya “Yorgancı Emir” lâkabıyla maruf Mehmed Nurullah Efendi’ye bağlanmıştır. Sütkardeşi Üveysî Şeyhi Yahya Efendi ile sıkı irtibatı vardır. 

Sultan II. Selim: Halvetî Şeyhi Süleymân Âmidî’nin mürididir.

Sultan III. Murad: Gençliğinde Halvetî Şeyhi Hüsameddin Uşşâkî’nin sohbetlerine devam etmiştir. Sonradan Nakşibendî Şeyhi ve Hâcegî Emkenegî’nin halifesi Hâce Ahmed Sâdık Kâbilî’ye intisap etmiştir.

Yerimiz bitti. İnşallah pazartesi devam ederiz…

 

Yorumlar

(13)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Yahya ERASLAN

3 Ekim 2020 22:14

Yavuz Ağabey, Hükmet ve sivil toplum kuruluşları Tunceli ile yakından ilgilenmeli, bu güzel coğrafya terörle anılmaltan kurtulmalı. Gönülsüz görev yapan, tecrübesiz, şuursuz kimselerle burası terörden arınamaz. Üç beş cahil polis ve askerle sadece devlet temsil edilir. Gönülleri kazanacak, ön yargıları yıkacak büyük insanlara ihtiyaç var.  

Ali rıza

26 Eylül 2020 23:24

Alak süresi on dokuzuncu ayeti okuyup anlarsanız , allahtan başka kimseye kul olamayacağınızı 

Sınırsız

26 Eylül 2020 23:08

Sayın hocam bir de gerçek islamı yazar mısınız mesela : Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Sözlerin en doğrusu Allah’ın Kitabıdır, yolların en hayırlısı Muhammed’in yoludur. İşlerin en şerlisi muhdes olanlardır. Dine sonradan sokulan her şey bid’attır, her bid’at dalalettir ve her dalalet ateştedir.” 

NURAN DEVRES

26 Eylül 2020 14:31

O zaman tarikat mi vardı? Mezhep mi vardı? Hepsi peygamberin ölümünden sonra çıktı.  

Korkusuz

26 Eylül 2020 13:59

Degerli hocam.bize ortaokul ve kisede jules verne guliver.vs keri tavsiye ettiler.sokaklarda tommix teksas okuttular.her kose basinda tomix teksa s .Kendi degerlerimizden hic bahsetmediler.ben 66 yasindayim .Kendindime sonradan.Safahat yahya kemal Necip fazil A.N.Asya Imam gazali evliyalar ansiklopedisi.kuran meali.Sevgili peygamberimizin hayati.peygamberler tarihi Turk tarihi K.Misirlioglunun kitaplari daha bir.cok .Rahmetli Ahmet Kabakli hocamin makaleleri Temellerin durusmasi Rahmetli Arvasi hoca kimleri okudum.Sukur.Maarifimiz bunlari neden ogretmiyor Turk tarihi yuz yillikmi.gencler Milli duggukardan cik uzaklar.uzuluyorum.zaten icerde bizden olmayan bir kisim var.onlara vahiy gelse yine inatlarindan donmezler. Saygilari.la.

Anlayamadığım

26 Eylül 2020 13:31

Bir hacı bektaşi veliyi,bir Aksemsettin hacı bayram veliyi bilirim de,isminin başında bir sürü unvan ve makam olan bir sürü isim var. 

Bu sözü sabah akşam tekrar etmek lazımdır

26 Eylül 2020 13:29

HAYATTA EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR diyor ulu önder GAZİ M. KEMAL ATATÜRK.. gerisi hikaye...

Şahika

26 Eylül 2020 12:53

Bugün ifsadın, bozgunculuğun her çeşidinin icra edildiği şu ortamda tarikatçılık, cemaatçılık biraz zor. İfsad hareketleri her yer sızıp anında bozmakta..Şekil a- Fetö..

Abdullah

26 Eylül 2020 10:52

Çok kıymetli Yavuz hocam, Bu güzel yazınız, Bize unutturulmaya çalışılan ve hâlâ uğraşılan tarikat geleneğini hatırlattı. Padişahlar, fetih suresi 10 üncü ayette belirtilen ve gerek 4 halife döneminde bu ayetin emri gereğince sahibenin biatında ( Ebubekir, Ömer, Osman ve Ali efendilerimize) olduğu gibi biat etmişlerdir. Zira kurân ın hükmü kıyamete kadar geçerlidir. Nitekim peygamber efendimiz veda hutbesinde " efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör Allahın lanetine, meleklerin ilencine uğrasın" diyerek (efendiden kastı mürşididir) Bu ayetin hükmünü önemini vurgulamıştır. Sahibenin Peygamber efendimizden sonra Ebubekir hz. lerine intisabı bu nedenledir. Günümüzde sahtekar çoktur. Bu yüzden yukarıda sözünü ettiğiniz gibi gerçek mübarek zatları araştırmadan intisab edilmez. Kalp ameliyatını kalp cerrahı yapar, nalbanta gidersen adamı nallar. Ölçü bellidir.

Hayret

26 Eylül 2020 09:10

O tarikatlar ile bugünkü sapıklar bir mi...

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle