Osmanlı kadınının örnekleri
Daha önce de bu anketten bahsetmiştim sanırım: Pek çok kadına “kendine kimi örnek alıyorsun?” diye sormuşlar, sinema ve Tv. oyuncusu bir kadın çıkmış…
Oysa eski kadınlarımızın önünde “gerçek” örnekler vardı: Birkaçını sıralayalım…
1. Hz. Havva: Cennetten çıkarıldıktan sonraki hayatıyla sabrın, dirayetin ve direncin timsali olmuş, tamamen yabancısı olduğu bir dünyada, duyguları sayesinde hayatta ve ayakta kalabilmeyi başarmış, Bu bağlamda her kadın biraz Hz. Havva’ya dönüşmüştür.
2. Hz. Hacer: Bebeğiyle çölde yalnızlaştırıldığı demde umudunu yitirmeden bebeğine su aramaya çıkan ve bu canhıraş çabası Zemzem’le ödüllendirilen “anne”…
Osmanlı annesi, hayata Hacer’ce yaklaşır, pes etmeyi, vazgeçmeyi bilmezdi.
3. Hz. Asiye: Firavun’un sarayında Hz. Musa’yı büyüten aklın ve iradenin timsali olarak büyük bir örnektir…
Hz. Asiye, Firavun gibi kuşkucu birinden kaynaklanan tüm zorlukların üstesinden gelmiş, aklı ve zekâsıyla sorunları aşıp bir büyük Peygamber’e “annelik” etmişti… Her Osmanlı kadını Asiye gibi olmak ister, o örneğin ışığında ailesine yönelik tüm saldırıları püskürtmeyi başarırdı…
4. Hz. Meryem: Horlanıp dışlanmasına rağmen, oğlunu doğurup büyütmüş, “kadın” kimliğiyle tüm hayata meydan okumuştu. Osmanlı kadını da, yeri geldiğinde tüm hayata meydan okur, bir anda Meryemleşip tüm tehdit ve tehlikeleri göğüslerdi…
5. Hz. Hatice: Efendimiz’in Peygamberliğini ilk o öğrenmiş, ilk o tabi olmuş, maddi-mânevi tüm varlığını Peygamber-i âlişan’ın emrine tereddütsüz tahsis etmiş, bu teslimiyeti ve kararlılığıyla da Allah’ın selâmına mazhar olmuştu…
Efendimiz, ondan şöyle bahsediyor: “Bütün insanlar beni yalanlarken, o beni tasdîk etti; insanlar benden kaçarken, o beni malı ile destekledi...”
Kız çocuklarının “ihtiyaç fazlası” sayılarak diri diri toprağa gömüldüğü bir dünyada, Hz. Hatice âşık olduğu erkekle evlenme iradesini gösteriyor…
Hz. Hatice Validemiz’in bu tavrı, erkek egemen bir dünya düzenine derin ve anlamlı bir meydan okuyuştur; bu bakımdan, sadece Müslümanlığıyla değil, meydan okuyan kadınlığıyla da Osmanlı kadınına örnek ve önder olmuştur.
6. Hz. Ayşe: Erkeklerin iftirasına (meşhur Ifk Olayı) uğrayıp herkes tarafından terk edildiği dönemde bile dimdik ayakta kalabilmiştir.
7. Hayme Ana: Vefakâr, fedakâr, zeki Türk anasının en büyük timsalidir.
Onun tarih içinde yüklendiği misyon pek az anneye nasip olmuştur. Hayme Ana Kutlu Kayı Boyu’nun lideri, komutanı derleyicisi, devlet kurucusu gibi pek çok özelliği şanlı kişiliği ile birleştirmiştir. O devlet evinin direğidir.
Kocası Gündüz Alp’in vefatından sonra dağılma noktasına gelen Kayı Boyu’nu önce Aşağı Sakarya Vadisi’ne, daha sonra da Domaniç’e salimen getirerek cihanın en büyük devletinin temellerini atmıştır.
Oğlu Ertuğrul Gazi’yi hep büyük olma, cihana hükmetme telkinleriyle yetiştirmiş, torunu Osman Gazi’nin elinden tutarak geleceğin devletinin nasıl kurulacağını nasıl olması gerektiğini Çarşamba Ova’sının yüksek tepelerini göstererek hayal etmiştir.
Hayme Ana, Kayı Boyu’nun diğer anaları gibi koyundan süt sağmış, yoğurt, peynir yapmış, ip eğirmiş, aba dokumuş, ama yeri geldiğinde de kılıç elde savaşmıştır.
Bu itibarla Hayme Ana, önce Kayı Boyu’nun, sonra da bütün Türklüğün kutlu anasıdır ve eski kadınımızın şaşmaz önderidir.
“Şimdiki örnek kim?” diye sormuyorum bile…


