Laiklik tartışmalarından “klozet” atışmalarına
Eski seçimlerde en ziyade “laiklik” ve “başörtüsü” tartışılırdı...
Laiklik elden gittiydi, gitmediydi...
Atatürk ilkelerinden sapıldıydı, sapılmadıydı!..
Al takke, ver külah!..
•
Bir de başörtüsü çok tartışıldı...
Kimi “türban” derdi, kimi “başörtüsü”...
Başörtüsü, kimine göre “irtica simgesi”ydi, kimine göre “inanç gereği”...
Kimse kimseyi dinlemez, herkes bildiğini okurdu.
Örtülürdü, örtülmezdi; dinimizde ve geleneklerimizde “türban” vardı, yoktu...
Yine al takke ver külah!
•
Bu seçimde bunları kimse tartışmıyor...
Ne laiklik sözü eden var, ne başörtüsü...
“Hepsi aşılacak demiştim”, çok şükür aşıldı.
Ama bir soru da kafama takılmıyor değil: Laiklik bu kadar önemliydi madem, neden kimse konuşmuyor?..
Bu kadar önemli değildi ise, neden seksen küsür sene boyunca gevezeliğini yaptık? Neden onca insanı zindanlara attık, onca parti kapattık, onca yüreğin üzerinden tanklar geçirdik?
Daha can alıcı bir soru: İncir çekirdeğini doldurmayan konuları seksen yıl tartışarak, geleceği nasıl inşa edeceğiz?
Neyse, bunları aştık...
Aştık da, selamete mi ulaştık sanki?..
Yok, maalesef bu kez de “klozet” tartışması açtık!..
Konu şu: Ak Partililerin sevdiği ismiyle “Beştepe Külliyesi”, muhalefetin sevdiği ismiyle de “Kaçak Saray”ın klozetleri altın mı, değil mi?..
Kılıçdaroğlu “altın” diyor, bazı gazeteler ve yazarlar da aynı çizgide “altın” çığlığı atıyorlar. Televizyonlar “klozet” üzerine “bilimsel” oturumlar yapıyor!
Sayın Cumhurbaşkanı’nı “Lüks ve gösteriş düşkünü” gibi göstermeye çalışıyorlar (bir süre önce de Kocaeli eski valisine aynı iftirayı atmışlardı, fakat Sayın Vali, bunun yalan olduğu anlatacak muhatap bulamamış, Kılıçdaroğlu, telefonlara çıkmamıştı).
Sayın Cumhurbaşkanı da muhatap bulamayacağını bildiği için, sesini meydanlardan duyuruyor: “Buyurun bakın, altınsa istifa edeceğim” diyor.
Nereye buyuracak muhalefet? Afedersiniz, tuvalete...
Düşünsenize: Sayın Kılıçdaroğlu, yanında uzmanlarla saraya giriyor ve girer girmez tuvalete koşuyor! Tabii görenler “Başkan çok sıkıştı” türünden fikir yürütüyorlar. Lâkin kazın ayağı öyle değil. Genel Başkan’ın merakı başka:
“İyi bakın, altın mı, değil mi?”
Millet seyrediyor... Dünya seyrediyor... Herkeste büyük bir merak: “Altın mı, değil mi?”
Derken, rapor veriliyor: “Altın değilmiş yahu!” (ha bu arada, ille de altın klozet merakı olanlar Savarona Yatı’nın tuvaletlerine bakabilirler).
Türkiye’nin en önemli meselesi bu mudur?
Budur! Yoksa koskoca anamuhalefet lideri, neden klozetle uğraşsın?
•
Diyeceğim şu ki, önümüzdeki seçimlere ilişkin olarak isnat, iftira ve yalanlar havada uçuşuyor.
Hiçbir seçimde olmadığı kadar, belden aşağı vuruşlar yapılıyor. Yurtdışı ile ittifaklar da cabası...
Ve bütün bunların tek hedefi var: Sayın Erdoğan’ı bir şekilde yıpratıp gözden düşürerek bulunduğu makamdan indirmek!
Zararlarını milletçe yaşayarak denediğimiz, her denemede çok şey kaybettiğimizi gördüğümüz koalisyonları sevdirmeye çalışmaları da bu yüzden...
Tutar mı? İnşallah tutmaz: Tutarsa yandığımızın resmidir!


