--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kulak verin: Menderes bize ne diyor? (1)

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu

Asker ve sivil cuntalar tarafından asılarak idam edilen Başbakan Adnan Menderes’in son radyo konuşmalarından birini dinlerken “Tarih tekerrürden ibarettir” sözü aklıma geldi…

Buna Mehmed Âkif’in verdiği cevabı da hatırladım:

“Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!

“Beş bin senelik kıssa, yarım hisse mi verdi?

“Tarih”i  “tekerrür”  diye tarif ediyorlar;

“Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?”

Bu girişten sonra, rahmetli Başbakan Adnan Menderes’in günümüze de işaret eden konuşmasını özetleyeyim:

“…Yalan şayiaların hususi maksatlarla ortaya çıkarıldığı sıralarda… Bu gibi zamanlarda memlekette karışıklık çıkarmak isteyenler ve bugünkü hadiselere teşebbüs etmiş olanlar bir taraftan, diğer taraftan da memleketin düşmanları adeta el ele vererek ortalığı her an her saat başında bir takım yalan ve maksatlarına göre uydurulmuş haberler yaymak suretiyle gayelerine erişmek istiyorlar.”

“Bu gibi haberlere inanmak katiyen caiz değildir… Memlekette kargaşalık çıkarmak maksadıyla yayınlanan bu gibi haberlerde… Yalan haberleri ve heyecan yaratmak için uydurulan hesaplı şayiaları ve dedikoduları kökünden kurutmak üzere alınacak tedbirlerin yanında hükümet çözümler veya beyanlar yayınlamak suretiyle vaziyetten vatandaşlarımızı sık sık haberdar edecektir…”

“…Tertipçi ve bozguncular tarafından şurada burada girişilecek tertipli hareketlere karşı metanet ve itidalinizi muhafaza ederek bu gibi bedbahtları cüretlerinde ve cefalarında yalnız bırakınız…”

“İstanbul’da ve Ankara’da çıkarılmak istenen hadiseler; memleketin huzuruna, asayişine ve selametine karşı girişilmiş ağır ve vahim suikastlardır. Bunların tertipçileri olduğu gibi işi iyice bilmeden ve anlamadan kendilerini tertipçilerin aleti haline sokmuş bulunanlar da vardır…”

“Bu manzara ve hadiseler memleketin bir takım genç ve masum evladının tahrikçi ve tertipçilerin nasıl aleti haline getirildiği hakkında açık bir fikir vermeye kâfidir sanırım. Fakat bu tahrikçi ve tertipçilerle bunların aleti haline getirilmiş olanların teşkil ettiği iki ayrı zümreden başka bir de üçüncü zümre vardır ki, bunu da kaydetmeden geçmeyeceğim. Bu üçüncü zümre, yine bir zamandan beri dahili tahrik ve kışkırtma politikasına maruz bırakılmış olan bir takım mutaassıp gazetecilerdir. Bunların, aynı vatanın evlatları olan kardeşlerini bir düşman gibi görme gafletine düşürüldüklerini, içlerinde tutuşturulan kin ve husumet ateşiyle gözlerine bir ihtiras ve gaflet perdesinin çekilmiş olduğunu, bu suretle de ve sun’i telkinlerle harekete geçirilmiş bir heyecanın baskısı altında hizmetlerinin büsbütün işlemez hale geldiğini görmekteyiz. Bunlar, aynı vatandaki kardeşlerini düşman telakki eden bedbahtlardır.”

“Bunların hepsi, yani tertipçiler ve tertibe ilk elden alet ve vasıta haline getirilenler de, gözü dönmüş parti mensuplarının da huzur isteyen milyonlar ve milyonların arasında ancak birer zerreden ibaret kalır. Fakat, dikkat edelim ki onlar, mühim noktalarda toplanıverdi ve suni topluluklar vücuda getirmek suretiyle, teşkilatlı hareket etmek yolundan bir şeyler elde etmenin imkanına inanmış veya inandırılmış olan bedbahtlardır.”

“Bunlar, nizam ve devlete karşı gelmenin ne demek olduğunu anlamakta gecikmeyeceklerdir. Bunlar zavallı başlarını nizamın sarsılmaz kayalarına vurarak kendilerine gelecekler ve fakat korkarım ki, bu bedbahtlar biraz geç kalmış olacaklardır. Memleketin asayiş ve selametiyle vatandaşlarımızın huzur ve iyi niyetiyle oynanamaz. Bu huzur ve iyi niyetin ve bozulmasına çalışılan sükûn ve asayişin muhafazasında hükümetimiz son derece azimli ve kararlıdır.”

Yetmedi: Çünkü “ihanet” odakları, “gaflet” ve “dalalet” içinde bulunan odaklarla birlikte dört koldan saldırıya geçmişlerdi…

Tabii bir de, kalkınma yolunda hızlı adımlar atan Türkiye’yi durdurmak isteyen yurt dışındaki merkezler vardı…

Adnan Menderes’in günümüze de işaret eden konuşmasına yarın devam edelim…

 

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle