--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak...”

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak...

O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;

O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehrene ey nazlı hilal!

Kahraman ırkıma bir gül... Ne bu şiddet, bu celal?

Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal;

Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklal.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

Kükremiş sel gibiyim: Bendimi çiğner, aşarım;

Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.

Garb’ın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar;

Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.

Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,

‘’Medeniyet!’’ dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın;

Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.

Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın...

Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri ‘’toprak!’’ diyerek geçme, tanı!

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:

Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!

Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden İlahi şudur ancak emeli:

Değmesin ma’bedimin göğsüne na-mahrem eli;

Bu ezanlar ki, şehadetleri dinin temeli,

Ebedi, yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder varsa taşım;

Her cerihamdan, İlahi, boşanıp kanlı yaşım,

Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na’şım!

O zaman yükselerek Arş’a değer, belki, başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!

Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.

Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:

Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;

Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklal. 

(Mehmed Âkif Ersoy).

¥

İnadına terörü yazmayacağım!.. Çünkü kırk yıldır bu konuda yazmadığım kalmadı...

Sadece en güçlü biçimde, yüreğim yarılarak teröre lânet okuyorum: Lânet olsun!

Ve TBMM’de kabulünün 95. Yıldönümünde Milli Marş’ımızı her zamankinden daha gür, daha gürül gürül tekrar tekrar okuyorum:

“Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak”...

¥

Terörü yazmak bile teröre hizmet eder. Bence bizim yapmamız gereken, hayatımıza devam etmek... Hayat tarzımızı asla değiştirmemek... Planlarımızı ertelememek... Bıkmamak, usanmamak, eğilmemek, pes etmemek ve diri duruşumuzan asla vaz geçmemek!

“Kolay mı?” diyeceksiniz; kolay değil... Hattâ fevkalâde zor: Ama tarih boyunca biz ne zorlukların üstesinden geldik, nice zoru kolay ettik!

Evvelallah bunun da üstesinden geliriz.

¥

Şu netameli coğrafyada Müslüman ve demokrat kimliğimizle büyüyüp gelişerek yaşamanın bedelini ödüyoruz. Bu bedeli Dandanakan’da ödedik; Malazgirt’te ödedik; Niğbolu’da, Kosova’da, Varna’da, Preveze’de, Sina’da, Filistin’de, Medine’de, Yemen’de, tüm Balkanlar’da ve nihayet Çanakkale’de, Sakarya’da ödedik!

“Kimi Hindu, kimi yamyam” kılığında bela üstüne bela geldi, hepsini def ettik!

Kimi zaman 250 bin şehid (Çanakkale) hürmetine varlığımızı, birliğimizi, dirliğimizi sürdürdük...

Bundan sonra da sürdüreceğiz. Hiç tereddüt etmeden yolumuza devam edeceğiz. Allah yardımcımız olsun.

 

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle