Hilafet nasıl kaldırıldı?(2)
Fakat herkes bu fikirde değildir. Oylama yapılacağı gün, hilafetin devamından yana olan bütün milletvekillerinin kapısına polis dikiliyor. Evden dışarı çıkmaları yasaklanıyor.
Ama her nasılsa Meclis’in en dişli üyelerinden Gümüşhane milletvekili Zeki Bey (Meclis’teki tek bağımsız isimdir) bu kıskaçtan kurtulup oturuma katılıyor. Katılmakla da kalmıyor, hilafetin kaldırılmaması gerektiği yönünde uzun, mantıklı ve kendi içinde tutarlı bir konuşma yapıyor…
Hilafet makamının Türk milletinde olduğunu bunun hem iç siyaset hem de dış siyaset için Türk milletinde kalmasının yararlı olduğunu izah etmeye çalışıyor.
Mecliste hilafet makamını savunan Zeki Beyin konuşması bazı milletvekilleri tarafından sık sık kesiliyor. Alışıla gelindiği gibi o da “Cumhuriyet düşmanı” ve “Damat Feritçi” olmakla suçlanıyor. İlgisiz ve içeriksiz laf atmalarla susturulmak isteniyor. Fakat Zeki Bey susmuyor:
“Arkadaşlar, bendeniz mutedil liberal ve bununla bir ebedi müthiş bir ittihadı islâm taraftarıyım (Türkçe söyle sesleri), tarihin bu azametini kendi milletimde görmek isterim… Benim gayem budur. Bunun içindir ki, memleketimin siyaseti dâhiliye ve hariciyesi namına hilâfetin ilgasını kabul ederek bugünkü vaziyet dâhilinde bu müthiş kuvveti düşmanların veyahut diğer hükümetlerin kucağına atmayalım.”
Bir ara sataşmalar o raddeye geliyor ki, Zeki Bey, “Ben de sizin gibi bir vekilim. Bu kürsüden millette istediğimi bilâperva söylerim. Kimseden korkum yoktur” diye bağırmak zorunda kalıyor.
Sonra bu kararı halka sormak gerektiğini belirtiyor:
“Yoksa biz düşündüklerimizi, kendi arzu ettiklerimizi doğrudan doğruya halka kabul mu ettireceğiz? Bendeniz bugünkü vaziyeti kanuniyemiz ve teşkilâtı esasiyemiz bu fırkanın heyeti umumiyei millete umdei esasiye olarak kabul ettirdikleri eşkâli muhtelife üzerinde bu hak ve salâhiyetin bugün için bizde mevcud olmadığını görüyorum. Ya arayı umumiyeye müracaat yahut yeniden tecdidi intihabat yapılması lâzımdı. (Gürültüler), (aşağı sesleri) ve bunları bir umdei esasiye olarak ‘yeniden millete bildirir, o suretle o teşkilâtı ifa ederdik. Efendiler her gün bir arz ve talep karşısında bulunuyoruz. Bunun mebdeini anladık, gayesi nedir? Bunu bize söyleyin!..”
Seçime gitmeyi teklif ediyor ve hilafeti kaldırmak isteyenlere açıkça soruyor:
“Asıl amacınız nedir?”
“Seni damat yapalım, Zeki Bey!” diye lâf atan Kozan Milletvekili Ali Saib Beye aldırmadan, konuşmasına şöyle devam ediyor:
“Bunu bugün bir ecnebi diyarına atmaktansa vaziyeti siyasiyemiz icabı acaba bu hanedandan yanındaki iki tane sırmalı uşağiyle dört tane adamdan mı yoksa yine milletin maiyetine verdiği sekiz tane askerden mi korkuyoruz? Hâkimiyet daima milletindir. Meclisi Âlinizindir. Bunu buradan çekip de Etlik’te bir köşkte oturtturabiliriz. Efendiler bugünkü vaziyet karşısında hâkimiyet... bilâkayduşart milletin midir, hâkimiyet bilâkayduşart Meclisi millînin midir? Benim kanaatime göre bugün hâkimiyet bilâkayduşart milletindir. Bunlar bugünden itibaren tavazzuh etmeli ve anlaşılmalıdır. (Meclis de milletindir sesleri)…
“Öyle görüyorum ki, bugün verdiğimiz bir karardan ertesi gün nükûl ediyoruz. Efendiler bütçe müzakeresi münasebetiyle arz etmiştim ki, gerek Ricali Hükümet ve gerek mümessisi millet olan Heyeti Celilemiz hüküm verdikleri zaman en ziyade milletin arzusunu efkârını düşünerekten ve onlara istinad ederekten hüküm vermek mecburiyetindedir. Yoksa onların duygularının hislerinin haricinde vukubulan şeyler hiçbir şeye istinad edemez.”
Zeki Bey sözlerini şöyle tamamlıyor:
“Efendiler biz saltanata düşman değiliz, eşhasa düşmanız. Zira bugünkü günde gördüğüm vaziyet şudur: Cumhuriyet, devam ettiği halde saltanata doğru yürüyor.” (Gürültüler).
Yarın: Kastamonu milletvekili Halid Beyin konuşması ve sonuç…


