--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Fransa’yı Almanya’dan kurtaran ve besleyip büyüten biziz!

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
12

Kanuni Sultan Süleyman, Pavye Savaşı’nda Alman İmparatoru Şarlken’e (Charles Quint) esir düşen Fransa Kralı Fransuva’yı kurtarıyor…

Ama bu kez de aç kalıyorlar. Fransızelçileri İstanbul’a ekmek aramaya geliyor: Fransa’ya vaktiyle yaptığı iyilikleri bir bir anlatıyorlar ve bir iyilik daha yapmasını rica ediyorlar.

Bir yandan Almanya tarafından sıkıştırıldıklarını, Venedik ve İspanya yüzünden Akdeniz’e çıkıp ticaret yapamadıklarını, öte yandan da havaların kurak gitmesi yüzünden ekinlerin kuruduğunu ve büyük bir kıtlık olduğunu söyleyerek Padişah’tan ekmek istiyorlar.

Fransız kursağına “Türk ekmeği” giriyor!

***

Devir değişiyor, sene 1553 oluyor…

Osmanlı tahtında bu kez Kanuni’nin oğlu II. Selim, Fransız tahtında ise Fransuva’nın oğlu II. Henry oturuyor. Fransuva 1553 başlarında ölmüş, yerine oğlu II. Henry geçmiştir. Ama Fransa hâlâ yokluk-yoksulluk içindedir. Kral II. Henry, Sultan II. Selim’e, Osmanlı Devleti ile eskiden yapılmış koruma antlaşmasının  yenilemesini istemek üzere, İstanbul Sefir-i Kebiri d’Aramont’u, gönderiyor.

Fransa Kralı’nın Sultan II. Selim’e yazdığı mektup ilginçtir (özet olarak bugünkü Türkçe ile):

“Şimdiki hâlde Fransa’nın hiçbir şeyi kalmamıştır. Padişah-ı âlempenah hazretlerinden başka hiçbir yerden de ümidi yoktur... Nitekim bundan önce de birçok defa padişah-ı âlempenah hazretlerinin yardımı görülmüştür. Eğer biraz para ve gıda yardımı yapılırsa, Fransa ebediyete kadar minnettar kalacak ve Türk cömertliği bir kere daha cihana nam salacaktır… Bu yardım, padişah-ı cihan hazretleri için lâşey (hiç) mesabesindedir.”

Yardım gönderiliyor: Fransız’ın kursağına ikinci kez “Türk ekmeği” giriyor!

Fakat istekler bitmemiştir. Fransa, Osmanlı ile bir de “himaye andlaşması” imzalayıp Almanya karşısında korunmasını talep ediyor. Bu konuda İstanbul Sefir-i Kebir’i d’Aramont, gerçekten büyük çaba gösteriyor. Sadrazam Sokullu’nun eteklerine kapanıyor. Sokullu ise verdikleri karşısında teminat almakta ısrarlıdır.

Fransa’nın İstanbul Sefir-i Kebiri d’Aramont, Kralının da tasvibiyle şöyle bir teklifte bulunuyor: “Anlaşıldı, bize güvenmiyorsunuz. O zaman donanmamızı size rehin verelim. Borcumuzu ödediğimizde iade edersiniz.”

Böylece Fransız donanması, Osmanlı Devleti’ne rehin veriliyor.

Bu tarihten birkaç ay sonra, Türk amirallerinin en büyüklerinden biri olan meşhur Turgut Reis, işte bu Fransız donanmasını da beraberine alarak Akdeniz’e yelken açıyor.

Amaç Fransız donanmasıyla birlikte bayrak gösterip Fransa’nın Osmanlı himayesi altında olduğunu ilan etmektir.

Ancak bu sayede Fransız ticaret ve balıkçı gemileri Akdeniz’e çıkıp para kazanabiliyorlar.

Yalnız bugün değil, tarih boyunca iyilik ettiklerimizden kötülük görmek, ihanete uğramak galiba bizim kaderimiz…

Ne demiş atalarımız? “Domuzdan post, gâvurdan dost olmaz!”

 

Yorumlar

(12)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Gerisi hikaye...

26 Eylül 2020 12:53

HAYATTA EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR - FENDİR... Diyor ulu önder GAZİ M. KEMAL ATATÜRK.. gerisi hikaye...

Turk

23 Eylül 2020 20:43

Yav he he

Yasemin

23 Eylül 2020 20:21

Fransa, sınırımızda kmlerce tüneller açmıştı Siyonist Yahudi ye büyük israil projesine uşaklık ediyor du 

Mücadeleci

23 Eylül 2020 17:17

Yavuz Bey siz öncülük yapın Siz gayret edin bu Yazdığınız Yazıyı iyi belgelerle birlikte Fransız gazetelerinde para karşılığı da olsa yayınlar atalım Ayrıca bunları çakma napolyona da gönderelim mektupla teşekkürler

Amorti kazim beye

23 Eylül 2020 14:39

OYLE HEMEN ZENGIN OLUNUP NUKLEER DENEME YAPILAMIYOR.ONCE EGITIMDEN BASLIYACAKSIN 

Amorti Kâzım

23 Eylül 2020 13:21

Jale ÖZSOY hanımefendi,Osmanlı geri kaldı,medeniyeti yakalayamadı,çağdaş olamadı,hiç bir şey yapmadı bu yüzden yıkıldı ve yerine genç çağdaş,lâik,modern,bilim ve teknoloji temelli Türkiye Cumhuriyeti kuruldu diye ahkâm kesenlerde sizlersiniz.Ellerini tutan mı vardı,nükleer denemeyi yapsalardı,bilim,sanayi,savunma,teknoloji keza öyle.Hem Fransa'yı ve bilimum ülkeleri övüyorsunu,ülke olarak bilim,sanayi,savunma ve teknolojide onlardan geri kaldık diyorsunuz,hemde mevcut iktidar dönemini suçluyorsunuz bu konuda. 

JALE OZSOY

23 Eylül 2020 11:43

BIRAK SAVASI BIRAK KURTAARMAYI BUNLAR KARIN DOYURMUYOR.KURTARDIM DEDIGIN FRANSA ONBINLERCE KM UZAKTA PASIFIK OKYANUDUNDA NUKLEER DENEME YAPYIOR HEMDE KENDI ADALARINDA..

Kahya

23 Eylül 2020 11:33

Hocam Fransa'ya yada bazı dış devletlere polemik oluyor ve bu hep olacaktır ...hergun TV lerde yorumcular kiziyorda kızıyor .. gerçi program bitince kizdigini unutup kendi derdine bakiyordur bu hepimiz için böyle ...bir düşünün Ekrem İmamoğlu bir Fransız diplomat ile polemiğe girse bazi yazarlar kimi tutar acaba ve bu normaldir siyaset böyle bir şeydir akrabalar bile ters düşer ve zamanında sn ecevite neler dendi ...ve devletler liderler laf söylerler lakin 2 gün sonra gorusurler otururlar bir masada o yüzden çene yormaya gerek yok ...

Mehmethan

23 Eylül 2020 11:06

Bu nevi hakikatleri TRT vb. unsurlar her dem dile getirmeli..Belgeselse,belgesel..Haydi TTK..TRT..

Kılıçbalığı

23 Eylül 2020 11:05

Bu tarih bilgilerini lütfen sadece köşe yazılarında değil hani yunan paçavrasında büyük puntolarla ....git mr Erdoğan diye yazmışlardı ya öyle büyük büyük puntolarla gazete başlıklarında yazılmalı ki herkes nereden geldiğini bilsin.

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle