--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Dost acı söylese de doğru söyler!”

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu

Melikşah’ın büyük veziri “Nizamülmülk” namıyla meşhur Ebu Ali Kıvamuddin Hasan bin Ali bin İshak et-Tûsî-ki, Selçuklu Devleti’nin müesseseleşmesini sağlayan, bu arada Osmanlı üniversiteleriyle birlikte Batı üniversitelerine de örnek olan Nizamiye Medreseleri’nin kurucusu (Bağdat’taki medresenin başına Gazali’yi getirmişti), ilk burs ve yurt sistemiyle toprak sisteminin, devlet bütçesinin, istihbarat teşkilâtının ve daha pek çok yeniliğin mucididir-kendisi kadar meşhur şaheseri “Siyasetname”sinde geleceğin devlet yöneticilerine şöyle sesleniyor: 

“Doğru işler yapmak isteyen yöneticiler, herşeye kafa sallayıp, ‘İsabet buyurdunuz’ diyen dalkavuklara değil, samimi dostlarının tenkitlerine kulak vermeli... Dost acı söylese de doğru söyler!”

Soru 1: Günümüz Türkiye’sinde “doğru”yu duymak isteyen kaç “idareci” var?

Soru 2: Kaç “doğrucu” sesini “idareci”lere ulaştırabilir?

“İdareci”nizi arıyorsunuz, çalıyor çalıyor açılmıyor! O zaman çarnaçar çevresinden birini arıyorsunuz, “Aradığınızı arzederim” diyor, arzetmiyor...

Yahut arz ediliyor, ama boş veriliyor...

Neyse, bu konuda çok dertli olduğumu söyleyerek parantezi kapatayım ve Nizamülmülk’ün tavsiyelerine yorumsuz devam edeyim...

“Yönetici hiçbir zaman memurlarının durumundan gafil olmamalı, devamlı kontrol etmeli, zulüm ve hıyanet zuhur ederse, memuriyetten derhal almalı... 

“Yönetici, yüksek makama bir memur tayin ettiğinde, peşini asla bırakmamalı, onun ardından mutlaka bir müfettiş göndermeli...

“Yönetici, inkâr ve küfürle ayakta kalabilirse de zulümle ayakta kalamaz, idareci idare ettiklerine asla zulmetmemeli, âdil olmalı...

“Hükümdar, memleketin yıkılmasına çalışan, haram iş işleyen, devlet sırrını açıklayan, diliyle hükümdara dalkavukluk ederken, kalbiyle düşmanlık eden suçluları bağışlamamalı.”

“Yönetici, dünyanın dört bir köşesine elçiler ve casuslar göndermeli, ülkenin meşhur yollarının üzerine haber alma merkezleri kurmalı...

“Yönetici, maaşların ve yollukların vaktinde ödenmesine dikkat etmeli...

“Devlet işlerini ehline danışarak yürütmeli, kendi başına iş görmemeli; herkesin, zıt da olsa fikrini açıkça ortaya koymasını sağlamalı...

“Yönetici, yetişmiş insanları kolayca harcamamalı, ama yaptıkları hatayı tekrarlamamalarına da izin vermemeli...

“Yönetici, gösteriden, gösterişten, kısacası zevk u sefadan uzak durmalı, devlet kaynaklarını kullanırken kılı kırk yarmalı...

“Bu dünya hükümdarların amel defteridir; iyi olurlarsa rahmetle, kötü olurlarsa nefretle anılırlar...

“Haksız yere kan dökülmesine mani olmak yöneticilerin üzerine farzdır...

“Vergi memurları ve işlerini denetlemek, gelirini giderini bilmek, devlet mallarını korumak, hazine ve ambarın doluluğunu, boşluğunu ölçmek, düşmanın zarar vermesini önlemek de vazifeleridir... 

“Peygamber Efendimiz’in buyurduğu gibi, ‘İşlerin hayırlısı orta yolu takip etmektir...’

“İdareci, yapacağı her işte Allah’ın rızasını gözetmeli, O’nun emrine boyun eğerek, yoluna ve kuluna hizmet etmelidir...” 

Ne dersiniz? Tavsiyeler bugün için de tazeliğini korumuyor mu?..

¥

Nizamülmülk’ün akıbetini merak edenler için söyleyeyim ki, algı operasyonuna tabi tutulup Sultan Melikşah’la arası açılmış, o süreçte, dilekçe verme bahanesiyle yanına sokulan bir Haşhaşî tarafından şehid edilmiştir (Ekim 1092).

İsfahan’ın(İran) kenar mahallelerinin birinde bulunan türbesi, oldukça bakımsız bırakılmıştır. 

 

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle