--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Daha çok insan olma zamanı

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu

Batılı insan, yetişme tarzının bir gereği olarak maddecidir (materyalist). Bu yüzden çok fazla bencil ve menfaatçıdır. Kendi çıkarı için, başka milletlerin harcanmasını gözardı eder.

Açıkçası, Batı insanının çoğunluğunun merhamet, şefkat ve hamiyet kapıları sımsıkı kapalıdır (aslında her millette bu kapıları kapatmış olan benciller var, ama azınlıktadırlar).

“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” der, keyfine bakar. 

Bu yaklaşım, insanı duyarsız, bencil, acımasız, kaba, zalim, gaddar yapar.

Dünyanın başka yerlerinde olup bitenlerle ilgilenmezsiniz.

Başka insanların uğradığı haksızlıklardan rahatsız olmazsınız...

Onlarla empati (duygudaşlık) kurmazsınız...

“Altta kalanın canı çıksın” der gibi, kendi rahatınıza bakarsınız.

Suriye’de, Filistin’de, Afrika içlerinde açlıktan, susuzluktan, yoksulluktan ya da bombalardan ölen insanlara karşı, Batılı insanın ilgisizliği budur.

Avrupa’yı yönetenlerin, birkaç göçmen kabul etmek için, Suriyeli bir çocuğun cesedinin Bodrum sahillerine vurmasını beklemesi bu yüzdendir.

Hayatı “mücadele” olarak kabul edersiniz, mücadeleyi kaybedenleri “insan” olarak değil, sadece “mağlüp” olarak görürsünüz.

Hatta görmemeyi tercih edersiniz.

Batı, Asya’da, Afrika’da yaşanan faciaları görmüyor. Çünkü görmek istemiyor. Kendi dünyasına kapanıp yaşamayı tercih ediyor.

Biz de “Batı niye ilgilenmiyor” diye, “Birleşmiş Milletler neden Ortadoğu’daki kargaşalara ve göçmen olayına çare bulmuyor” diye şaşıp kalıyoruz.

Konuyu biraz daha açayım isterseniz...

Batı insanı, “öteki”leri kendisi gibi “insan” olarak değil, “element” olarak algılar.

Bu çerçevede terkibini de çıkarmışlar, insanın...

Büyükçe bir leğen su...

Beş kalıp sabunluk yağ...

Büyük bir tebeşir yapılabilecek kadar kalsiyum...

Küçük bir kutu kibriti yakacak kadar fosfor...

Bir paket patlamış mısırı tuzlamaya yetecek kadar sodyum...

Bir küçük yaraya sürülebilecek kadar tentürdiyot...

Bir cep feneri yakacak kadar magnezyum...

Büyücek bir çivi yapılabilecek kadar demir...

Bir insanın başını pirelerden kurtaracak kadar sülfür...

Ve biraz da bakır...

Topu topu birkaç yüz dolar değerinde yani!..

Neden ilgilensin ki?

Göçmenlere yapılan muamele bu yüzden beni hiç şaşırtmıyor.

Teröristlere silah satmaları da öyle...

Batı budur!

Batılı insan bu bakış açısıyla yetişmiştir.

Ve biz tuhaf bir biçimde onlara benzemeye çalışıyoruz.

Yine de benzeyemedik, çok şükür. Benzeseydik savaştan kaçan iki milyonu aşkın Suriyeli’ye kapılarımızı kapatır, ölmelerini izlerdik.

Benzeyemedik, zira içimizden bir ses Osmanlı torunu olduğumuzu haykırıyor.

Bu yüzden en bozulmuşumuz bile içinde merhamet kırıntısı taşıyor. “Hepsini geri gönderelim” diyenler bile kendilerine el açan Suriyeli dilencileri boş çevirmeyi vicdanlarına sığdıramıyorlar.

Biz böyleyiz...

Onlar da öyle. 

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle