--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Cumhuriyet/Hürriyet

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
27

Başöğretmenim, sürekli 950 öncesine övgüler düzerdi. 

Her cumhuriyet bayramında, okulun giriş kapısının önündeki dört-beş basamaklı merdivenin en üst basamağında durur, bacaklarının üstünde yaylana yaylana “Cumhuriyet-Hürriyet” nutku atardı.

Ona göre, padişahlık “diktatörlük”, cumhuriyet ise özgürlük”tü. Bunu da Atatürk’le İsmet Paşa’ya “borçlu”yduk; çünkü cumhuriyeti onlar kurmuştu.

İlk fırsatta bunları babama aktardım. 

Sözü hiç eğip bükmeden, “Beni borçlandırırken, kimse fikrimi sormadı” dedi, “sorsalardı borçlu yaşamayı sevmediğimi söylerdim.”

Hatıra defterime cümlelerini aynen yazmışım, ama ne anlama geldiğini çözmem uzun sürdü. Babacığım, “Halka sormadan hilafeti kaldırdılar, alfabeyi değiştirdiler, şapka giydirdiler, din okullarını kapattılar, din eğitimini yasakladılar, camileri sattılar, ezanı Türkçeleştirdiler, Kur’an eğitimini ve Haccı kaldırdılar” demek istemişti…

Başöğretmenim ise “borçlu” olduğumuzu o kadar sık tekrarlardı ki, içimden, “Neyse borcumuz, ödeyelim kurtulalım” demek gelirdi.

Atatürk’e ömür boyu, İnönü’ye 1937-1950 arası 13 sene kesintisiz cumhurbaşkanlığı verdik, hâlâ borçtan kurtulamadık! Bu ne bitmez “borç”muş böyle, öde öde bitmiyor!

Hayır, meşrutiyetten sonra cumhuriyet ilân etmek, işin doğasının gereği idi: Çünkü artık ne mutlakıyete dönebilirdiniz, ne meşrutiyette kalabilirdiniz…

Bu durumda cumhuriyet, “mecburi istikamet”ti!

Neden derseniz, ikisinin (mutlakıyetin ya da meşrutiyetin) devam etmesi demek, saltanatın devam etmesi demektir… 

O takdirde ise hanedandan birinin başa geçmesi kaçınılmazdır. 

Bu durumda ne Atatürk cumhurbaşkanı olabilirdi, ne İnönü…

Kaldı ki, dünyanın gidişatı da cumhuriyet istikametinde idi ve meşrutiyetten cumhuriyete “yumuşak geçiş” yapma çalışmaları Sultan II. Abdülhamid zamanında başlatılmıştı.

İttihad ve Terakki Fırkası (Partisi) önderlerinin aceleciliği ve acemiliği araya girmeseydi, çalışmalar daha erken sonuçlanabilir, Osmanlı Devleti’nde “İngiliz-Japon modeli” benzeri bir demokrasi hayata geçirilebilirdi.  

Artık şu gerçeği görmek lâzım: “Demokratik Cumhuriyet”e doğru atılan ilk önemli adım, 14 Mayıs 1950 seçimleridir. “Halka rağmen halk için” sloganıyla milletin tersine giden tek parti egemenliğine bu seçimle son verilmiştir.

Başöğretmenim her seçim sonrasında barut fıçısına dönerdi. “Ne buluyorlar bu Demokratlarda?” filan diye söylenirdi.

Hiç unutmam, bir gün hışımla sınıfa girdi ve âdeta bağırdı:

 “Çocuklar, İsmet Paşa’nın diktatör olduğunu söyleyenlere sakın inanmayın, ne Atatürk diktatördü, ne de onun şanlı arkadaşı İsmet İnönü. Zaten diktatörlüğü kaldırıp cumhuriyet ilan ettik.”

Başöğretmenim iflah olmaz bir İnönücü”ydü, Adnan Menres’e ve Demokrat Parti’ye de çok kızıyordu.

 

Yorumlar

(27)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

abdullah

24 Kasım 2023 18:32

Allah rahmet eylesin. Vicdanı hür yaşamak ve öyle Ruhunu teslim etmek ne şerefli... Müslümanlar üzerinden aslında "İslam'a" hakaret etmek isteyen zevata yazık, derim. Delilleri ile aktardığınız gerçekleri görmeyecek kadar "kör" duymayacak kadar "sağır" insanlara laf anlatmak zor değil imkansız...

Mustafa albayrak

23 Ağustos 2020 00:52

Bu dünyada en fakir en ahlaksız en geri kalmış medeniyetler neden müslümanların yaşadığı yerler onum cevabını ver sen, öğretmeninle baban da akıl vermiş Mi bir bak deftere yobaz..

abdullah

24 Kasım 2023 18:27

hakaret edecek kadar alçak karakterli olduğuna göre, gayrı cevap caiz değildir.

Okur

23 Ağustos 2020 00:39

Ne kadar meraklı olanlar v.armis. illa başkasında bir çoban olacak. Kendi kendini yönetmekten aciz insanlar var.

Ahmet çelik

22 Ağustos 2020 21:58

Hocam bir günde kur'an-ı Kerim'in niye tercüme ettirildiğini asıl maksadın ne olduğunu yazsanız

Müslüman oğlu müslüman

22 Ağustos 2020 18:17

Selam ve dua ile Ali abe bir an önce şeriat ilan edilmeli  

ATATURKCU

22 Ağustos 2020 17:46

BUTUN KARADENIZDE OZELLIKLE SENIN KOYUN RIZEDE 1 TANE BILE OSMANLI ESERI YOK. YAPILAN VAR OLAN KOPRU YOL TERSANE FABRIKA IMALATHANE OKUL GIBI DEVLET YATIRIMLARI TAMAMEN SELCUKLU DONEMI RUM YONETIMI VE CUMHURIYET YILLARINDADIR.BU OSMANLININ ANADOLUYA FAYDASI OLMAMISTIR NOKTA.

abdullah

24 Kasım 2023 18:25

"Şapka" takmadıkları için bombardımana tutulan Rize mi ?

İnsanoğlu

22 Ağustos 2020 17:39

Ey YAZAR, BİR GÜNDE ŞU .".....GÖKTEN İNDİĞİ SANILAN....." VİDEOYU......YAZINDA , NE TADI VERİYORMUŞ ÖĞRENSİNLER

Abdullah

22 Ağustos 2020 16:27

Anlayana Sivrisinek saz anlamayan davul zurna az. 

Muhtar

22 Ağustos 2020 16:14

Bu başöğretmen hikayesi kabak tadı verdi.

Amorti kazim beye

22 Ağustos 2020 16:07

Anadolunun fakir bakimsiz olmasinin sebebi osmanlidir.600 yil boyunca anadoluyu askerlikten muaf ermeni rum yahudi azinlik tuccar terzilik gemicilik doktorluk eczacilik yaptirilirken sermaye onlardayken musluman anadolu erkekleri askerlik ve cobanlik yapiyordu.ne okul ne yol ne saglik hizmeti vardi.  

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle