“CHP kendini kitlelere anlatamıyor”muş!
Kılıçdaroğlu yine yenileşmekten, değişmekten söz etti ve her zamanki yakınmasını yine dillendirdi:
“CHP kendini kitlelere anlatamıyor”...
Neden acaba? Usta-çırak ilişkisi içinde öteden beri CHP’ye kayıtsız-şartsız destek veren aydınlar, sanatçılar, televizyonlar, radyolar, gazeteler, gazeteciler, köşe yazarları olmasına rağmen, CHP neden hâlâ kendini anlatamamaktan yakınıyor?...
Acaba anlatamıyor mu, yoksa anlatacak bir şey bulamıyor mu?
Olmayanı nasıl anlatacaksınız?
CHP’nin asıl problemi kendini anlatamaması değil, dağarcığında anlatmaya değer bir şeyinin bulunmaması...
Kadim partimizin dününde, “referans” sayılabilecek bir şey yok! Bugüne ilişkin projeleri de olmayınca, neyi anlatacaksınız?
Geriye kala kala iktidara saldırmak kalıyor ki, CHP de zaten bunu yapıyor. Lakin burada da “inandırıcılık” sorunu çıkıyor.
Bu da tabiidir: Yüzde elli iki oy oranıyla seçilmiş bir Cumhurbaşkanı’na “diktatör”, AK Parti iktidarına “diktatörlük” derseniz, inandırıcı olamazsınız!
Hele bir de iktidar geçmişinizde parti kapatmalar (Genel Başkanlığını Karabekir Paşa’nın yaptığı Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ile Genel Başkanlığını Fethi Okyar’ın üstlendiği Serbest Cumhuriyet Fırkası) varsa...
Devr-i iktidarınızda “yargısız infaz” kurumu (İstiklâl Mahkemeleri) oluşturulmuş, Genel Başkanınıza, Hitler’in “Führer”, Mussolini’nin “Duçe” unvanlarına benzer şekilde “Milli Şef” unvanı (1946’da kaldırıldı) vermiş, din kitaplarını yasaklamış, daha sonraki yıllarda darbelere destek vermişseniz...
Halka kendinizi anlatamazsınız!
Demokrat Parti, CHP’ye nispetle çok daha genç olmasına rağmen kendini halka anlatabilmişti...
Benimsendi ve iktidar oldu. 27 Mayıs 1960 askeri darbesiyle “cebren ve hile ile” devrilmeseydi kim bilir kaç seçim daha kazanır, kaç yıl daha iktidarda kalırdı...
Adalet Partisi aynı boşluğa yerleşti. O da kendini halka anlatmakta zorlanmadı. O da darbeyle devrildi ve o darbe de CHP tarafından desteklendi...
Bu kez Anavatan Partisi aldı bayrağı. Rahmetli Turgut Özal’ın liderliğinde Türkiye çağ atladı...
Ve AK Parti dönemi...
AK Parti’nin kendini kitlelere anlatamadığından yakındığını gören, duyan var mı?..
Neden derseniz, siyasi partileri kuru laf kalabalığı anlatamaz: İcraatları ve projeleri anlatır...
CHP’nin sorunu tam da burada ortaya çıkıyor: “Referans” alabileceği, “Geçmişimiz geleceğimizin teminatıdır” diyebilecek parlak bir geçmişi olmadığı gibi, geleceğe ilişkin projeleri de yok...
Geriye “lâf salatası” kalıyor ki, bunu en iyi yapan CHP camiasıdır. Fakat halkın bir kulağından girip öbür kulağından çıkıyor.
Zaten CHP ayağına gelen fırsatları bile değerlendiremiyor...
7 Haziran 2015 genel seçimleri sonrasında ortaya çıkan tabloyu bile değerlendirememiş, kırk yılda bir gelen iktidar ortağı olma şansını böylece kaybetmişti.
Bu yüzden tekrarlanan seçimin kaybedeni oldu. Ona bir ara güvenmek isteyenler bile güvenini geri aldı.
CHP’nin elinde de kala kala yakınmak kaldı!


