Bir zamanlar devlette “Hitler modası” vardı
Tek parti döneminin yarı resmi gazetesi Cumhuriyet’in, 3 Kasım 1930 tarihli sayısında M. Nermi imzalı başyazıdan bir cümle alalım...
“Modern devletin ilk zamanlarında, mazinin hukuk zihniyetinden kendini kurtaramamış bazı milletvekilleri, Avrupa’da devletle milleti iki ayrı yapı şeklinde muhakeme etmişlerdi. Üstünden yıllar geçmiş, yosun bağlamış fikirler ile bugün iş görmek imkânsız bir şeydir. Modern devlet tam sözü ile hâkim bir müessesedir. İçilen suya, oturulan yere, tavanın yüksekliğine, pencerenin genişliğine, hülâsa her şey karışır. Modern devlet, zaten her şeye karışmak için kurulmuştur.”
Not: Bu yazıdan birkaç gün sonra Serbest Cumhuriyet Fırkası kapatılmış, tekrar tek parti sistemine, yani “Parti=Devlet” formülüne dönülmüştür.
•
Tekin Alp=Safî=Moiz Kohen…
Yahudi asıllı ilginç bir kişiliktir. Yapılan bütün devrimlerin savunuculuğunu üstlenmiş, hatta öncülüğünü yapmış, vakit buldukça da “Türk’ün Yeni Amentüsü” türünden kitaplar yazmıştır (“Atatürk Mevlidi”ni yazanın adı ise Behçet Kemal Çağlar’dır)…
O kitaptaki ismi “Safî”dir. Kendisi bazen bu isimle, bazen Tekin Alp ismiyle karşımıza çıkan bu zatın asıl ismi Moiz Kohen’dir. Demokrasi isteklerine son noktayı şöyle koyuyor:
“Filhakika klasik demokrasinin artık modası geçtiği inkâr edilemez. En kültürlü milletler arasında birçokları klasik demokrasiyi silkip atmışlar ve mutlakiyet, diktatörlük ilh. gibi şekiller kabul etmişlerdir. Demokratik devlet telakkisine sadık kalan milletler arasında, bundan memnun bulunanlar nadirdir. Demokrasi, bazan oligarşi, bazan avamferiblik (popülizm) halinde tereddiye uğramakta (yozlaşmakta) ve o zaman, devlet, artık ne milletin hakiki mümessilleri tarafından, ne de milletin hakiki menfaatlerine uygun olarak idare edilmektedir... Yüz binlerce kahraman, İnönü’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da, kanını, akıbet bu neticeye varmak için dökmemiştir. Bunca fedakârlıklar bahasına yaptığımız inkılâbı, medeni milletlerin büyük bir kısmında iflas etmiş olan (...) bir devlet şeklinde karar kılmak için yapmadık.” (Tekin Alp, Kemalizm, s. 206-207).
•
Eskiden Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yöneten CHP’li politikacıların fotoğraflarında ilginç bir benzerlik var…
Bıyıklar ve saç tarama şekli aynı…
Nereden esinlendiklerini anlamak için Hitler’in fotoğraflarına bakın…
Bir zamanlar onu çok sevdiler. O kadar ki, heyetler halinde ziyaretine gittiler. Dönüşlerinde ise “Faşist Almanya hatıraları”nı yaza yaza bitiremediler.
Hatta, Cumhuriyet’in 10. yıldönümü münasebetiyle yayınladıkları bir propaganda broşürüne, Almanya’nın faşist diktatörü Hitler’in şu sözlerine yer verdiler:
“Alamanya ve Türkiye ayni zamanda ve ayni derecede çökmüşlerdi. Türkiye mukaddes bir hamle ile kurtuldu. Bu netice, Alamanya’nın kurtuluşu için başlattığımız milli hareketin mes’ut netice vereceği hakkında bize derin kanaat vermiştir. Filhakika Türkiye’de doğan ve parlayan yıldız bize yolu gösteriyordu.” (Cumhuriyet’in Şeref Kitabı, der. A. Dilipak, son sayfa).


