--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bediüzzaman, talebeleri ve “Fırıncı Abi”

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
13

Kendini “entelektüel” zannedenlerin duçar oldukları bir hastalık var: Hiç tanımadıkları insanların, hiç okumadıkları, okusalar da anlayamayacakları eserlerine saldırma hastalığı…

En yakın hedefleri ise Bediüzzaman ve talebeleri…

Bu “entelektüel hastalık” öteden beri var, ama özellikle FETÖ olayından sonra “moda” haline geldi: Televizyonlarda öyle programlar gördüm, gazetelerde öyle yazılar okudum ki, akla ziyan! 

Aslında bunlar açısından FETÖ sadece bir bahane, dine ve dini değerlere düşmanlıklarını onun üzerinden ifade ediyorlar.

Bediüzzaman’a cepheden saldırmayı gözleri yemeyenler ise talebelerine vuruyor: Birkaç cahili, birkaç samimiyetsizi, ciddiyetsizi, kıskancı, ölçüsüzü delil getirerek büyük bir camiayı kirletmeye çalışıyorlar: Ortaya,Üstad iyi, hoş, güzel, ama talebelerinde iş yok!” anlamına gelen iddialar atıyorlar. 

Hâlbuki “Bediüzzaman’ın talebeleri” tüm dünyaya yayılmış büyük bir “cemaat”ın mensuplarıdır. İçlerinde bazılarının olumsuzluk yapması cemaati ilzam etmez: Bunların isimlerini verirsiniz, fiillerini eleştirirsiniz, olur biter…

Ama böyle yapılmıyor. İsim verilmeden tüm camia töhmet altında bırakılmak isteniyor: Bunu ilim-irfanla bağdaştırmak mümkün olmadığı gibi, iyi niyetle telif etmek de mümkün değil.

İslâm da güzeldir, iyidir, hoştur, ama bazı Müslümanlar yanlış yapabilir, hata edebilir, günah işleyebilirler: Bu İslâmiyet’i bağlamaz! Çünkü hiçbir Müslüman “İslâm” değildir…

Tabiatıyla, hiçbir Risale-i Nur talebesi de “Risale-i Nur Cemaati” değildir! 

Kanaatimce bu kabil soyut suçlamalar ve ispatsız ithamlar ya İslâmiyet’e karşı duyulan gizli kinin ya Risale-i Nur’a karşı dışa vurulamayan ideolojik kıskançlığın veya eskiden kalma siyasal veya kişisel hesaplaşma arzusunun bir yansımasıdır…

Netice olarak, Bediüzzaman’ı ve eserlerini bir başka biçimde vurma temayülüdür!

“Kış kışlığını yapar” diyelim ve bunları bir tarafa bırakalım: Peki, “Nurcu” olduklarını söyleyen bazılarını ne yapalım? Bediüzzaman’ın sağlığında hizmetine girmiş, bizzat rahle-i tedrisinden geçmiş, hayatı boyunca inandığı davaya hiçbir karşılık beklemeden fedakârane çalışmış, Üstad’ı günlerce İstanbul’daki evinde misafir etmiş, “zindan” ve “hicran” döneminde yayın hizmetlerini korkusuzca sürdürmüş, yolu sık sık cezaevlerine, hatta tabutluklara düşmüş, davasına sadakatin her türlü bedelini en ağır biçimde ödemiş, nihayet 3 Ekim Cumartesi günü, tam 92 yaşında Hakk’a yürümüş bir pîr-i faninin arkasından niçin çemkiriyorlar?

Kendisini 50 seneye yakın bir süreden beri tanırım. Gülümsemenin “sadaka” olduğu şeklindeki Hadis-i Şerifi bu kadar içsellemiş birini daha görmedim. Cebindeki son kuruşa kadar “ikram” ve “ihsan” ettiğine defalarca şâhidim. 

Şefkatinin ve merhametinin binlerce delili bende mahfuzdur. Öne çıkan üç mümeyyiz vasfından biri “tevazu”, ikincisi “şefkat”, üçüncüsü “sade hayat”tı. Çocukların karşısında bile ayağa kalkardı.  

Böyle bir “sadakat” timsalini “ajanlık”la suçlayabilecek kadar çizgiden çıkmış küçük bir zümrenin “cemaat” içinden olduğunu düşünmek bile istemiyorum. 

Zira böyle “Nurcu” olmaz, olsa olsa bunlar “maskeli FETÖ kalıntıları”dır!  

Çok zor bir dâvayı, en zor şartlarda üstlenerek bugünlere getiren fedakâra saygıyla yaklaşmak en azından insanlık görevidir. 

Ahirete irtihal eden bütün “Abi” ve kardeşlerle birlikte Fırıncı Abi’ye de rahmet ve mağfiret diliyorum.

 

Yorumlar

(13)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ahmet

13 Ekim 2020 00:37

Esselamualeyküm ve rahmetullahu ve berekatühü ebeden daimen.Adı gibi Yavuz Bahadır abim.Çok iyi tespit Allah cc razı olsun.Biz risaleinur talebesi olmaya çalışıyoruz talebesiyim diyemem.Hocam cimerde çeşitli yorumlarda gündeme getirdim sizde bilirsiniz birde benden duyun ve istifade edin.15 temmuz darbesi dahi bir garnitürdür.Üstadın Allahın Kuranı biz indirdik biz muhafaza ederiz ayetini hüsrev abinin hattı kuranı ve büyük tarikatların bile eser telif edemediği zamanda gece mum ışığında coluk çocuk hemde hattı kuranı osmanlıca ile tefsiri telif etmesi osmanlı türkçesinide agop dilaçardan kurtarması masonların buna engel olamaması nedeniyle şeytani bir planla bu tefsirden bu milletin istifadesine engel olmak için tesirli elemanları fetöyü kullanarak risaleinur tefsirini okuyormuş gibi görünüp önceliği amerikadaki teröristin kitap ve kasetlerine verdiler bizzat şahit oldum bu herifin kitabı okunmazsa risale anlaşılmazmış.Eger devletimiz bu durumu idrak ederse idari eğitim her konuda bu tefsirden istifade ederek tüm sorunları çözebilir.

Nurcu abi

11 Ekim 2020 20:58

Memleketi ne hale getirdiginiz ortada. Risale, misale, maklube, hizmet, şeyh , şıh mıh, derken, herifler kafamıza bomba yağdırıp memleketi sattılar. Hâlâ yok bunlar o risalecilerden değil, bunlar iyi risaleci, bunlar nurcuların cicilerinden filan...Hadi sen kendin buna inandın diyelim ki kesinlikle inanıyorsun bir fettullahci, cumhuriyet ve Atatürk düşmanı olarak, buraya yorum yazan Almanya nın bizi kıskandığını sanan saftirikleri niye zehirliyorsun be adam? İflâs etti sizin kafa iflas! Bitti ısrar etmeyin...

Bir Yolcu

11 Ekim 2020 16:42

hty rumuzlu yorumcuya: Sağlıklı bir beden için vitaminlere gerek var mı? Sağlıklı bir beden için su içmeye, yemek yemeye ihtiyaç var mı? Bu soruların cevabı paralelinde, sizin sorunuza da evet'den başka cevap yoktur. Risale-i Nurlar, İslam Dini'nin "İman Konusu"nu asırlardır işleyen ve pekiştiren İlm-i Kelam konusunda, 20. Asır insanlığına hediye edilen bir "İman Reçetesi"dir...

Süleyman Sırrı Dinçer

11 Ekim 2020 01:59

Amin.Ruhu şad olsun.

hty

11 Ekim 2020 00:32

islam İÇİN NURCULUĞA GEREK Mİ VAR ...

Kocayusuf

11 Ekim 2020 00:28

Kaleminize, elinize, dilinize, beyninize, ruhunuza, bedeninize sağlık, sayın Bahadıroğlu! Ömrünüz uzun; Allah, yar ve yardımcınız olsun... Merhum, Cennetmekan Fırıncı Abi, "Sahabe-ahlaklı", çağımızın örnek bir "cihad-ı ekber savaşçısı" idi...

Çek  

10 Ekim 2020 22:41

Memlekette iyi ki gerçek tarihçiler var 

yılmaz

10 Ekim 2020 22:01

bedî (emsalsiz yaratan) zaman (çağ dönem devir) anlamında ifade edilmekte.

Fırıncı abi

10 Ekim 2020 21:18

Hâlbuki “Bediüzzaman’ın talebeleri” tüm dünyaya yayılmış büyük bir “cemaat”ın mensuplarıdır. İçlerinde bazılarının olumsuzluk yapması cemaati ilzam etmez:Diyor Sn.Niyazi Birinci. Adam haklı.

Temel Kılıç

10 Ekim 2020 19:52

Allâh rahmet eylesin. ÂMÎN.

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle