--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

16 Türk devleti

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı resmi törenle Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda karşılarken, bir ilk yaşandı...

Görüntü şu: Tarihteki 16 Türk devletinin askeri kıyafetlerini giymiş 16 asker, merdivenin iki yanına sıralanmışlar...

Hunlar (Batı Hunlar, Avrupa Hunları, Ak Hunlar), Göktürkler, Uygurlar, Avarlar, Hazarlar, Karahanlılar, Gazneliler, Selçuklular, Harzemşahlar (Hârizm), Timuriler, Babürler, Altınordu, Osmanlı...

Bu devletler şimdiye kadar cumhurbaşkanlığı forsundaki yıldızlarda simgelenirdi. İlk kez askeri kıyafetleriyle karşımıza çıktılar...

Görenler bir hayli şaşırdı...

Bir hayli de etkilendiler sanırım (en azından ben etkilendim)...

Aleyhte, lehte bir sürü şey söylendi, yazıldı, çizildi...

Adettir: Ne zaman yeni bir şey olsa toplum hemen ikiye bölünür. Yapanın ebedi muhalifi olanlar veryansın ederken, muvafıklar alkışlar... 

Ben de çoğunlukla iki arada bir derede kalırım.

İtiraf edeyim, yine öyle oldu: İslam öncesi Türk devletlerine sahip çıkmamakla suçlanan Sayın Erdoğan’ın tümüne birden sahip çıktığını göstermesi önemli bir mesaj: Buluş sahiplerini kutlamak lâzım...

Buluşu çok değerli ve gerekli bulmakla birlikte, doğrusu isterseniz, eski kıyafetler içindeki askerlerin merdivenin iki tarafına sıralanmasını hiç estetik bulmadım...

Keşke avluda dursalardı...

Hava soğuk olduğu için tören içeriye alınmış, tamam da pekalâ bu gösteri başka bir karşılama gününe kadar ertelenebilirdi.

Daha müsait şartlarda çok daha şık dururdu.

Bunun dışında hiçbir itirazım yok. Bu devletin İslâm öncesi de, sonrası da bizimdir ve o tarzda simgesel takdiminde hiçbir sorun yoktur.

Biliyorum, Sayın Erdoğan’ın her yaptığına mutlaka bir kulp takıp mantıklı-mantıksız eleştirmeyi “muhalefet” zannedenler için, bu söylediklerimin hiçbir anlamı olmayacak...

Yine de söylüyorum: Bazen tarihe not düşmek gerekiyor.

AYAKKABI

Bir toplantıda Sayın Kılıçdaroğlu’na ayakkabı fırlatıldığını okuyunca, kafama takıldı...

Acaba ne tür bir ayakkabı atıldı?..

İyi marka mı, kötü marka mı?..

Altı kösele mi, kauçuk mu?..

Toplatma kararı olduğu halde tamamına ulaşılamayan Çin malı zehirli ayakkabılardan mı, Türk malı kalitelilerden mi?

Mokasen mi bağcıklı mı?..

“Ayakkabı” deyip geçmemek lâzım. Ayak sağlığının son derece önemli olduğunu yaşayarak öğrendim...

Zaten hekimler de bu konuda sürekli uyarıyorlar: “Aman Çin malı ayakkabılara dikkat!”

Kansere dâvetiye çıkarıyormuş!

Alın bir merak konusu daha: Atıldığı kişiye isabet etmeyen Çin malı ayakkabı da acaba kanser yapar mı?

Hani rüzgârından falan!.

Ne de olsa, “Rüzgâr eken fırtına biçer!”

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle