--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Putlaştırma hastalığı

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
17

 

Putlardan ve putlaştırmadan kurtulalım!

Günümüzde Müslümanlar ilk dönem Müslümanlarının gelen vahyin ışığındaki anlayış, idrak, hedefi gerçekleştirme gayreti, putlara ve putperestliğe koydukları “değişimci tavır ve heyecan” özelliklerini kaybettiler. Modern dünya gücü karşısında alçalıyor, bu gücün karşısında eğiliyorlar. Bu alçalış ve eğilme; Müslümanların her ülkede laik düzenlerle, laik tanımlarla uzlaşmaya sürüklüyor.

Modern zamanlarda Müslümanların çevreye uyan değil, çevreyi İslâm’a uydurma, girdiği yere “sıbgatallah. Ve men ahsenü minallahi sıbgah” (Allah’ın boyasıyla boyandık. Boyaca O’ndan daha güzel olan kim vardır? Biz yalnız O’na kulluk ederiz” deyin.) (2 Bakara 138) 

Allah’ın mührünü vurma özelliğini de kaybettiler. Bu kaybediş, özünden uzaklaştılar, nefsine kul olmaya başladılar. İçine düştükleri durumun mazereti olarak ‘modern zamanlar’ uydurmasına sığındılar. Dünyevileşme hastalığı, her kesimdeki Müslümanları (hangi konumda olursa olsun) etkiledi. Bu modernleşme çağına uyan modern Müslüman tipi, topyekûn, yekpare olan hayat tarzımız İslâm’a uyma, ona tâbi olma yerine kendilerine uydurdular. Parçaladılar, parçaladıklarını muhafaza gayretine düştüler. Parçadan bütüne bakan veya parçadan bütünü çıkarma yanlışına düştüler. Her ülkede bugün Müslümanlar; İslâm’ı bazı parçalarıyla birlikte ifade etmeye, inanmaya, amel etmeye çalışıyor.

Modern zamanların kültürü, insan fıtratının bozulmasına sebep oldu. İnsan fıtratı; İslâm’ın doğuşuyla birlikte özgürdü, esir değildi, önceki dönemlerin cahiliye sapmalarına uymayıp hep fıtratına davet etti. Önemli olan hangi devir olursa olsun insanın İslâm’ın özüyle münasebetini (ilişkisini, irtibatını) sağlayabilmesidir. İnsan fıtratı; her şartta ilahi hakikati idrak edecek nitelikler içerir. İlahi vahiy; insan fıtratının ve hayatının bütün cepheleriyle ilgilenir, boşluk bırakmaz. İslâm’ın bizlere emanet ettiği değerler, evrensel ve ebedî değerlerdir. Her kesimden herkese aynı hak ve imtiyazlar tanıdı. İslâm; din ve dünya farklılığını, dinî ve dünyevî kurumları ilahi birlik altında birleştirdi/bütünleştirdi. İnsanlık tarihinin en derin sınıf farklılıkları İslam’ın doğuşuyla ortadan kalktı. Yaşadığımız dönemde; ulus, kavim, ülke farklılıkları, “evrensel bütünlük bilinci” bozulduğu için Müslümanlar arası birlik, beraberlik ve dayanışmayı engelliyor. İnsanlığın ruhunun kurtulması; insanlığın boynuna geçirilen prangalardan ve putlardan kurtulmasına bağlı. Bu putlar da isim değiştirerek gelmiş yaşadığımız döneme. Siyonizm prangasıyla, Batı’nın içimize soktuğu putlar! Batı’nın zihin putlarından, ayartıcı kültür ve eğlence putlarından!

Kapitalizm, laisizm, egoizm, hedonizn, kariyerizm, nihilizm gibi insanı insanlığından eden, insanın özgürlüğünü elinden alarak köleleştiren, iradesini yok eden bütün putlardan kısaca seküler zihin putlarından ancak İslâm ile kurtulabiliriz. Evrensel inançların temsilcileri olan Müslümanlar ulusal ve bölgesel sınırları aşmak zorundadır. Müslümanlar arası ilişkiler uluslar üstü bir kültür ve medeniyet kurmaya, uluslar üstü bir birliği sağlamaya yönelik olmalıdır. Nasıl mı? İşte kısa cevaplar. Düşünerek verilsin yeter!

Rabbimiz âlemlerin Rabbidir. 

Bütün yeryüzü mescidimizdir. 

Peygamber Efendimiz; Arap milletine rahmet olarak değil, bütün âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir. Allah indinde tek hak din İslâm’dır. 

Biz Müslümanlar; bir ırka, bir ulusa, bir ülkeye değil, Allah’a kulluk için yaratıldık. Bütün yeryüzü bizim ülkemizdir. Bizler; bir ülkeyi, bir ırkı, bir milleti, bir şahsı (adı sanı ne olursa olsun) putlaştıramayız. İmanımızı bütün unsurlarıyla ifade edemediğimiz bir topluma, bir ülkeye mecbur ve mahkûm değiliz. Hiçbir ırk, millet ve ülke inançlarımızdan daha değerli olamaz. Bizler birbirimize iman bağı ile bağlı olan Müslümanlarız. “Müminler ancak kardeştir” ayeti hiçbir grubun/cemaatin/vakfın/derneğin gölgesinde kalamaz. Bu duyguları canlı tutan Müslümanlar; laik-liberal-modernist-demokrat dünya görüşü ve hayat anlayışını bir varoluş tarzı olarak seçenleri dost edinemezler, bağrına basamazlar. Bu çevreleri dost olarak seçenlerin Allah ile dostlukları ortadan kalkar.

Hangi makam, mevki ve konumda olursa olsun, tercihlerini açıkça İslâmi dünya görüşü ve hayat anlayışı doğrultusunda yapmayan kimseler için ‘politik pragmatizm’ adına inançlarımızı asla terk edemeyiz.   

İslâm; insanlık tarihine ve âlemine, insanlığın tek olduğunu, aynı kökten geldiğini, insanlığın bir tek ilahının bulunduğunu, ırk, renk, soy ve ülke farklılıklarının ayrılık ve düşmanlık sebebi olmayacağını öğretti. İnsanlık tarihi ve âlemi hiçbir zaman İslâmi değerleri aşan ilkelere şahit olmadı, olamayacak da. Gazze’de soykırıma uğramalarına rağmen Müslümanların Yahudi rehinelere gösterdikleri muamele, Yahudi rehinelerin ayrılırken mücahitlerin boyunlarına sarılmaları, tarihe kayıt düştü, insanlığın İslâm’sız ulaşamayacağı davranışlardır.  Gazze direnişinin insanlığa hatırlattığı ve harekete geçirdiği bu ameller, kendiliğinden oluşan insan fıtratında bulunan şefkat-merhamet-rahmet duygularının tecellisi. Hiçbir propagandanın, medyanın müdahalesiyle değil, fıtratından oluşan her hâl ve şartta ortaya çıkan ‘fıtrî özellikleri’nin tecellisidir. Bütün yaşananları iyi anlayabilmek için insan fıtratından bahseden “Fâtır Suresi”ne bakmak yeter. Geçmişte insanlık içinden kimi toplumlar için dilemiş. Yaşlı dünyamız, ebedi olma iddiası taşıyan nice hanedan, devlet ve imparatorluk görmüştür. Hepsinin yerinde yeller esiyor. Belki insandan önce iradeli varlıklar vardı. Allah onları sildi ve onların yerine insanı “halife” kıldı. İnsan da Allah’ın umudunu kırarsa, insanı da yeryüzünden siler süpürür, onun yerine yeni bir varlık getirir. Bu suredeki âyetler bu hakikate işaret eder.

Her Müslüman yaşadığı toplumda; takvanın, ahlak ve faziletin, hak ve adaletin, yaşayan şahitleri olmak zorundadır. Hayatın içinde bütün ilişkilerimizde, davranışlarımız, inançlarımızı doğrulamalıdır. 

 

Yorumlar

(17)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

ersan

8 Mayıs 2024 21:31

bana bak senin dilin çok uzadı her fesat yazında M.Kemal ATATÜRK laf sokuyorsun.putperes arıyorsan önce kendine bak işten kovulmak için Ali ye tapiyormussun editorleriniz öyle diyor

Gürsel Erdoğan

8 Mayıs 2024 19:02

Sayın yazar İslamiyet hz. Muhammet öldükten sonra halifelerin hepsi suikastle ölmüşler,peygamberin torunların kafaları kesilmiş neden bahsediyorsun .1400 yıldır Allah nereye boyasını vurmuş örnek versene.1400 yıl savaş kan,ihanet var sen kafanla 600 lü yıllarda yaşıyorsundur ama kesin eve mersedesede gidip geliyorsundur

Nedim

8 Mayıs 2024 17:20

Editör kalitesi çok önemli.. yazılar güzel olup olmadığını anlatacak kalitede olmalı.alimler emribilmaruf ve l munker vazifesini yapanları denetleyen ler İslam'a göre maruf nedir munker nedir i bilmesi gerekir derlermiş.ama anlaşılan ne günlere kaldık

Nedim

8 Mayıs 2024 17:02

Bilmem ki Mustafa Çelik hoca nin makelesindeki yorumları kontrol eden ile bu yazarın ki aynı mı.ayni değilse belli.cunku o daha hassas ve insanları zor durumda bırakmak için ucuz işler içinde değil.. şimdi oldu mu diğer yorumları yayinlamayip serzenişte bulunduğum yorumu bağlamından kopararak yayinlamuaniz.. bağlamı derken bütün yorumlarımı koy sonra istersen diğerini de.

Nedim

8 Mayıs 2024 15:28

Sayın editör uyuma yorumları yayinlarnisin bizahmet...yazar da gazete de reyting alsın,,,,,,,????

Nedim

8 Mayıs 2024 17:18

Anlaşılan espiriden de anlamıyorsun.kendince beni zor durumda bırakmak için yapıyorsun.bak sende oku yorumumu bilgilenirsin.bu işleri iyi bilenlerdenim elhamdülillah

Nedim

8 Mayıs 2024 14:44

Özellikle Osmanlı sonrası İslam dünyası bir plan dahilinde itikadi sapkınlıklara sürüklendi ve ısrarla peygamber ve ashab inancına itikadina göre küfür şirk olan açılımlara devrimler ıslahatlar adıyla toplum dönüştürüldü.Devlet dönüştürülerek isteyerek ve istemeyerek itaat eden bu İslam dışı uygulamaları meşrulaştırivi icselleştirici bir yere girdikçe insanlar ondort asırlık peygamber ve ashab i İslami dan koptu koparıldı.Alimlerden buna karşı duranlar ya yok edildi yada hicret etmek zorunda bırakıldı.fakat Osmanlı âlimlerin çoğu canları için malları için vb dunyaliklari için işbirliği içine girerek toplumun dönüşmesine katkı verdiler.ne yazık ki tarihteki ehlikitap âlimlerinin dinlerini az pahaya sattığı gibi bir durum oluştu....o işbirliği ni yapanlar sonra ecelleri geldikçe çok sevdikleri dunyaliklarini bırakıp ahirete göç ettiler.Halbuki Resulullah sav,"dininiz ile dünya arasında kaldığınızda dininizi;dininiz ile canınız arasında kaldığınızda yine dininizi seçin"buyruğuna uyulsaydi tarih farklı olur ve en azından hak yolda ölür ahirete hazırlık li mutlu şekilde gidilirdi.Dinini delilleri ile bilenler ki bu akaid konularında ve Osmanlı da zarurari diniyye konularında taviz olmaz.taviz yeni bir dinin adı olur.islam akaid yönünden 0.0001 lik bir hatayı kabul etmez ve hiçbir şey mazeret olamaz.Bazi işbirlikçiler tavizlerine ve dünya için az pahaya hakkı satmalarina gerekçe olarak nahl 106 Ammar ra anne babası gözü önünde şehid edilmesi ve ölümcül işkenceler altında küfür söz söylemesi üzerine inen bu ikrah konusunu getirrler insanları kandirurlar.ammar Ra şartları ve zorlandığı ne ise hüküm aynı uygulanır.biri bile aynı değilse o hüküm başka vakaya verilemez.kufur şirk olanlarda...

Cem buba

8 Mayıs 2024 12:30

Lüks,şatafat,makam mevkii,siyaset hastalığı, önce kendini sonra evlat kardeşini damadının m.vekili g.müdür yön kuruluna yerleştirme siyah ve perdeli mercedes,int kötü sitelere girip vazgeçememe,ağzı kötü sözlerle bozmak,kötülüğü göstermek,başkasını hor hakir görmek .......hayatımızdaki benzer putlar.

salih

8 Mayıs 2024 11:02

Dunyevileşme hastalığı maalesef herkesi kuşattı.Buna cemaat ve tarikatlar de dahil. Dünyada cenneti arıyoruz!

Kanber

8 Mayıs 2024 10:44

Ağzına diline sağlık hocam yine beni mest ettiniz. selamlar

osmanlı kartalı

8 Mayıs 2024 10:16

ülkemizde 1923ten bu yana m. kamali putlaştırma hastalığı vede kamalist vesayetin yalan düzmece putlaştırma hastalığı suratle tedavi edilmeli

lokman ayagınıza geldi

8 Mayıs 2024 12:57

paşam ayıpsın. Senden başlayıp ben herkezi tedavi edicem.

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle