--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Çağı çağdaş cahiliyeden kurtaralım

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
10

Şirk, putperestlik, fıtratı bozma, nefsi putlaştırma, Kemalizm’i kurtuluş çaresi olarak görme, Çağdaş cahiliye’yi ‘kurtuluş manifiestosu’ olarak yayma. Bütün bunlar Mekke döneminin cahiliyesinin yaşadığımız devirdeki temsilcilerinin zırvaları. ADD’nin mevcut başkanı ile meşhur bir eski gazeteci ve televizyoncunun röportajını yazı konusu yaparken attığı ve kullandığı başlık da ‘manifesto’ olunca bu kişileri, cehalet döneminin temsilcileri olarak gördüm. Konuştukları, yazdıkları, bulundukları konumda yaptıkları da bunun ispatı. Heykelcilik, ‘huzuruna geldik’ diyerek hep canlı tuttukları putlaştırma da bana ayetin mealindeki şu cümleyi hatırlattı. “…putlara gider, dilek ve şikâyetlerini bunlara bildirirlerdi.” Elmalılı Hamdi Yazır’ın da “Allah’ın ve Peygamberin hükmüne razı olmayan, tanımayanların, hükümlerinden bir şeyi ister beğenmeyerek, ister küçümseyerek kasten reddedenler; Allah’a iman etmemiş, İslâm’dan çıkmışlardır.” Mekke dönemindeki imansızların (kâfirlerin) Allah inancı vardı. Allah’ın varlığına inanıyorlardı. Ama hükümlerini, emir ve yasaklarını hayata sokmuyorlardı. Bugünkü adı Laiklik! Kemalizm! Kurduğu devleti İslâm’dan çıkaran M. Kemal’in ‘Dini ve namusu olanlar kazanamazlar, aç kalmaya mahkûmdurlar. Önce din ve namus telakkisini kaldırmalıyız’ diyen, inkılaplarla da, kurduğu İstiklâl Mahkemeleri, idamlar, yargısız infazlar, yaptığı en büyük ‘kültürel darbe’ harf inkılabı. (Çeşitli belgelere, gerçekleri yazan tarih kitaplarına bakabilirsiniz.)   

Kendi değerlerini bilmeyenler/bulmayanlar, uşaklıktan kurtulamazlar. Şahısları putlaştırırlar, Kültürümüz ve medeniyetimizle bağdaşmayan her ne varsa bunları yapma ve yaptırma da amaçları. Bir yazıya sığmayacak meseleler bunlar. Laikliğin, Kemalizm’in dokunulamaz, ortak değer/ortak payda olarak yerleştirilmesi; kültürel intihar ve kültürel felaket! Büstler, heykelcilik, Kâbe’leri haline getirdikleri anıt kabir ziyaretleri, saygı duruşlar, vb. çağdaş cahiliyenin sembolleri. Milliyetçi, muhafazakâr geçinenlerin, dindar olarak bilinenlerin de dinsizliğin, din düşmanlığının siyasi temsilcileriyle birliktelikleri de bir başka felaket! 

Uygar geçinenlerin cehaletlerini, putperest ve şirk toplumunun bugüne çeşitli maskeler takarak taşıdıklarını görelim. Fıtratın dışında yaşamayı yerleştirme liderliğinden dolayı ‘Ebu Cehil’ ismiyle bilinen Mekke eşrafından Amr bin Hişam’ın izini sürenler çağdaş cahildirler. Cinsiyetlerini değiştirmek, sapkın ve sapıklıklarını Türkiye’de yaymaya çalışanlar gayri ahlâkî ve gayri meşruluklara meşru (kabullenilir) hale getirme hedefleri. Fıtratı bozma, değiştirme! LGBT olarak tanımlanan provokatif gösterileri bırakmayan, eşcinseller, sosyal medyayı da kullanarak rezilliklerini yaymaya, gençlerimizi zehirlemeye devam ediyorlar. Alıştırarak, tepkisiz hale getirerek, toplum hayatımızda yerlerini almaya çalışıyorlar.  

İslâm’sız yaşanabilir bir dünya inşa edilemez. Yaşasak da yaşamasak da “Elhamdülillah Müslümanım” derken eksiğimiz olsa da, ifrat-tefrit salıncağında sallanıp itidalli olamasak da İSLÂM ortak paydamızdır. Bizimle uzaktan yakından ilgisi olmayan ‘Laiklik’ ortak değer yerine konularak bu ülkenin dinî değerlerle irtibatını hoyratça kesip kopardı. Laik bir toplum yapmak ve İslâm’ı, toplumun hayatına sokmamak istendi. Bu milleti; ‘milleti millet yapan değerler’den mahrum bırakmanın, millî ve manevi değerlerden (kutsallarımızdan) koparmanın adı laikliktir! Gerçek bu! Batıda laisizm devletle kilisenin arasını ayırmak için icat edilmişti. Toplum mühendisliğine kalkıp yeni bir tarih, yeni bir kültür, yeni bir inanç sistemi, yeni bir zaman, yeni bir mekân ve yeni bir insan ‘yaratmaya’ kalktılar. Laisizmi aldılar ve getirdiler. Bu topluma tepeden laik bir devlet, laik bir hayat tarzı, laik bir dünya görüşü dayatıldı. Önce İslâm, bütün kurumlardan temizlendi. Ülkenin siyasî, entelektüel, kültürel, iktisadî, sosyal kurumları laikliğe göre tanımlandı. Yapılanlar bütün kurumlardan İslâm’ın izlerini sildi. Toplumun İslâm’la ilişkisini bitirdi. Biz de Peygamber ahlâkının toplumda uygulanmasına mâni olmanın adı da laikliktir. Aslında İslam dininin yerini ‘laiklik dini’ aldı. Adı ‘laiklik’ olan bir ‘din devletinde’ yaşadığımız ortaya çıkıyor. Zaten ‘değiştirilemez’ bırakın onu ‘değiştirilmesi teklif dahi edilemez’ maddelere sahip olmak ne demek? Peki, bu durumda bu ülkede yaşayan Müslüman ne yapacak?  

Devlet imkânlarının ele geçirilmesinden ihtilal ve ihtilal teşebbüslerine, parti kapatmalarına, demokrasiye ara vermelerine varıncaya kadar bütün yapılanların dayanak noktası laiklik! İslâm’ı hayata dair iddialarından vazgeçmiş müzelik bir inanç haline getirmek. Yani fosilleştirmek. ‘Ilımlı İslâm’ diye bir şey uydurmak. Seküler-laik politikalar sonucu İslam’ı azaltılan ya da tamamen kaldırılan insanlar, kendilerine dinin yerine alternatif olarak sunulan yarı dinleştirilmiş resmi ideolojilere “iman” ettirmişlerdir. Cehalet döneminin putperestliği bu! Kemalizm ve şahısların putlaştırılması ‘ortak değer’ kabulü. Dinimiz, imanımız, mukaddeslerimiz, millî manevi değerlerimiz; Türk milletinin ortak değeridir. Ortak paydasıdır. Ne şahıslardan ne de laiklikten ortak değer olmaz. Kur’an-ı Kerim’e göre İslâm; bütün Peygamberlerin bağlı ve dâhil olduğu değerler sistemi. İnsanlığın değişmez ortak değerlerinin adı. İslâm’a göre asıl ve muteber olan; kişinin kendisini ne olarak tanımladığı değil, İslâm’ın onu ne olarak tanımladığıdır. İslâm’la laisizmin birbiriyle bağdaşmasını imkânsız kılan temel mesele; hayata bakış ve onu algılayış farklılığıdır. İslâm, “Allah’a karşı kayıtsız şartsız teslimiyet” demektir. Mutluluk, güvenlik, özgürlük ve adaletin gerçekleşmesi İslâm’ın hayat tarzımız oluşuna, ortak değer kabulüne bağlıdır. 

 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Müslümanın Biri

30 Haziran 2022 02:21

Yüreğinizdeki güçlü imanı, beyninizdeki sükuneti hissettiren ne beliğ bir yazı olmuş. Cenab-ı Allah razı olsun.

haktan Yanan

29 Haziran 2022 22:51

Allah senden razı olsun muhterem Müslümanca yazı olmuş.

yasemin

29 Haziran 2022 20:25

DİNİMİZ, sayesinde 600 yıl dünyaya hükmettik. BİZİ Dinimizden uzaklaştırmak için bir çağdaşlık, laiklik tir gidiyor.  

Antikemalist Akpartili

29 Haziran 2022 16:39

Dışarıdan gözlemlendiğinde, Kemalizmin adeta bir Din şeklinde konumlandırıldığı ve taraftarlarının Dine bağlanır gibi bağlanıp muamele yaptığı, ritüeller ortaya çıkardığı görülüyor. Malum Buda da bir şahıstı, sonra nasıl oldu? Kemalizm bir Din ise bu dinin Millete dayatılması LAİKLİKe aykırıdır! Kemalizm bir siyasi ideoloji ise bu ideolojinin millete dayatılması DEMOKRASİYE aykırıdır! Hiç bir Çağdaş Muasır medeniyet bunu kabul etmez!

@@@

29 Haziran 2022 16:09

Çağdaş cahiliyeye yazarlarda dahilmi?

MAHO

29 Haziran 2022 14:16

doğru söze ne denir..

Selahattin durmaz

29 Haziran 2022 12:17

Sayın hocam yazınız çok güzel olmuş kaleminize yüreğin ze sağlık. Ama müsliman imanlı inançlı deyip oy verdiğimiz yetkilendirdiğimiz günümüzdeki büyüklerimizin yaptıkları yolsuzlukları söyledikleri yalanları yedikleri haramları nereye koyalım. "Ne diyorsun diyeceksin bana" Çifter üçer beşer hatta 11 er maaş alanları dahası kazanabilmek için mühürsüz sahte olyların kabulünü doğru buluyorsan diyecek bir şey yok tek kelimeyle ALLAH IM SANA SIĞINIYORUM.

Kenan Alpay

29 Haziran 2022 12:02

Yaşar Değirmenci hocamın eline yüreğine sağlık, Allah razı olsun. Hem İslam'ın açık-net tarifini ve hükümlerini beyan ediyor bu yazısında hem de laiklik-Kemalizm adına sergilenen cahiliyyenin küfür-şirk ve zulüm üzerine kurulu niteliğini. İslam'ı bilmeden cahiliyyeyi tanıyıp reddetmek, cahiliyeyi iyice bilip tanımadan İslam'a teslimiyet mümkün olamıyor. Kafaların iyice karıştığı, gönüllerin hangi mecraya akması gerektiğini bilemediği bir vasatta Allah'ın rızasına ve sınırlarına davet eden güzel bir yazı olmuş. Rabbim hayrınızı arttırsın, amin.

Okır

29 Haziran 2022 11:25

Rabbimin izni ile herşey olur

Sağolun

29 Haziran 2022 03:44

Hocam bugün de doyurucu ferahlatıcı bir yazı kaleme almışsınız.kaleminize kuvvet.Rabbim bize yolunda olmayı mümün olmayı nasip etsin çağdaş hastalıklardan beri kılsın aminn

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle