--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İpini eğirip bozan kadın gibi olmayın!

Süleyman Önsay
Süleyman Önsay

Bir Ramazan ayını daha geride bıraktık. Umulur ki Kâinatın Efendisinin Ramazan’la ilgili olarak “Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azâbından kurtuluştur.” müjdesine, bizler de ulaşmışızdır. 

Dileriz ki Ramazan’a elveda demiş olmamız; aynı zamanda, kulluğa, itaate, istikamete, cömertliğe, namaza niyaza da “Elveda!” demek olmasın. 

Umulur ki Ramazan ikliminde bir ay oruçlarla, dualarla, hayır hasenatlarla, zikirlerle, fikirlerle Mevlana’nın tabiriyle söylersek, “Mihrap kenarındaki mum gibi” kıvama girmiş olalım. 

Yüce Rabbimiz buyurdu: 

“İpliğini sağlamca eğirdikten sonra tekrar bozan kadına benzemeyin. Bir topluluk diğer bir topluluktan daha kalabalık diye, yeminlerinizi aranızda bir fesat aracı yapmayın. Aslında Allah sizi bununla sınıyor; anlaşmazlığa düştüğünüz şeyi ise kıyamet gününde size açıklayacaktır.” (Nahl Suresi, Ayet, 92)   

Allah (c.c.)’ın onun gibi olmayın, buyurduğu bu kadın kimdir?

“Mekke’de Saide el-Esediyye adında akli dengesi bozuk bir kadın vardı. Bu kadın sabahtan öğleye kadar cariyeleriyle birlikte iplik büker, öğleden sonra vesveseye kapılarak o vakte kadar büktüğü ipi çözer dağıtırdı. Bu ayeti kerimede örnek gösterilen kadın işte bu kadındır. Bazı rivayetlerde bu kadının adı Reyte olarak geçmektedir.” (Ahmet Varol Meali)

İşte bu kadının mantıksız ve zararlı bu hareketi bu kişiyi çok iyi tanıyan ve ayıplayanlara hatırlatılarak verdikleri sözlere ve yaptıkları andlaşmalara sadık kalmaları istenmiştir. 

Zira “Câhiliye devrinde Arablar, daha kuvvetli ve zengin bir kabileyi görünce, eski müttefikleriyle yapmış oldukları anlaşmalarını derhal bozarlardı. 

Bu hususda Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ile mü’minlerin yaptıkları sözleşme ve bağlılık yeminlerine (bîatlarına) vefâ göstererek hatırlamaları hikmetine yöneliktir. (Beyzâvî, c. 1, 555) (Hayrat Vakfı Meali)

O halde Ramazan’da yenilediğimiz ahidlerimize sadık kalalım!

Evet, umarız ki,  iftar sofralarında yenilediğimiz imanımıza ve Rabbimize verdiğimiz teslimiyet ahdine sadık kalırız.

Yine arzularız ki, “Bayrama Merhaba” demiş olmamız; yalancılığa, haksızlığa, gaddarlığa, içkiye, kumara tüm çirkinliklere ve kötülüklere yeniden bir defa daha “Merhaba” demiş olmamız, olmasın. Evet, olmasın ki geçmişte insan suretinden çıkarılan ümmetlerin hayati hatasına ve feci akıbetine bizler de uğramayalım.  

Unutmayalım ki kulluk form ve formatını bozmak kişileri dönüşüme götürür!

Şu ilâhî uyarıyı asla göz ardı etmeyelim:

“De ki: Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi, Allah’ın lânetlediği ve gazap ettiği, aralarından maymunlar, domuzlar ve tâğuta tapanlar çıkardığı kimseler.  İşte bunlar, yeri (durumu) daha kötü olan ve doğru yoldan daha ziyade sapmış bulunanlardır.” (Mâide, 60)

“Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi?” sorusundaki… kimlerin yerinden daha kötü olduğuna dair …müfessirler farklı görüşler belirtmişlerse de... müminlerin dinini, ezan ve namazlarını küçümseyip alay ve eğlence konusu yaptıkları bildirilen kimselerin Allah katındaki yeri elbette kö-tüdür, cezalan da ağırdır. Fakat Allah katındaki yeri bunlardan daha kötü olanlar da vardır.

Bunlar, Allah’ın lanetlediği, gazap ettiği, bir kısmını maymunlara ve do-muzlara çevirdiği, tâguta tapan kimselerdir. (Komisyon, Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, Ankara 2006, Cıı, s.300-302)

Ayetteki “aralarından maymunlar ve domuzlar çıkardığı” ifadesinin gerçek bir dönüşmeye mi yoksa ahlâkî ve manevî bir değişim ve bozulmaya mı işaret et-tiği hususunda Kur’an’da herhangi bir açıklama yoktur. 

Müfessirlerin çoğunluğu-na göre Allah’ın buyruklarına uymayanlar gerçekten fiziksel bir dönüşüme uğratı-larak maymun veya domuz haline getirilmişlerdir. (Komisyon, Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, Ankara 2006, Cıı, s.300-302)

Şüphesiz Kur’an’ın bundan maksadı tarihî olayları anlatmak değil, yahudilerin bildiği ve kendi milletlerinin başından geçmiş olan olayları onlara hatırlatarak ders almala-rını sağlamaktır. 

Yahudiler vahiy aracılığıyla yani Tevrat’la aydınlatılmış oldukla-rı için Allah’ın buyruklarına aykırı davranmalarının mazereti kalmamış, sonuçta bu tür ağır cezalara çarptırılmışlardır. Âyetin ifade ettiği “Allah katında yeri daha kötü olanlar ve doğru yoldan daha fazla sapmış bulunanlar” bunlardır.(Komisyon, Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, Ankara 2006, Cıı, s.300-302)

Bunlar niye böyle bir cezaya uğramışlardı?

Ashab-ı Kiram’dan Hz.Huzeyfe’ye (r.a.) sordular;  

 “Şu İsrailoğulları, dinlerini terk ettikleri için mi suretleri değiştirilerek, hınzır ve maymuna dönüşmek ve kendi kendilerini öldürmek gibi çeşitli şekillerde azap edildiler?” 

Huzeyfe (r.a.)’ın onların bu sorularına cevabı şu idi:

“Hayır, onlar Allah’ı açıkça inkâr etmediler, fakat kendilerine emredilenleri yapmamak ve yine onlara yasaklanan şeyleri yapmak hususunda ısrar etmeleri sebebiyle, tıpkı bir insanın, gömleğinden sıyrılıp çıktığı gibi, onlar da dinlerinden sıyrılıp çıktılar.” (İbn-i Hacer Heytemi, İslamda Helal ve Haramlar, c.ı., s.22) 

Böyle bir felaketten uzak olmamız için, Ramazan’da kazanılan iman disiplinini ve kulluk çizgisini kaybetmememiz gerekir. Ki aslında yaratılış gayemiz ve asıl görevimiz de budur! 

Zira “Allah, insanı, kendisine tapması için yarattığını açıklıyor Kutsal Kitabında. Yaratılış sebebini arayan insan, sorunun cevabını burada bulacaktır. Varoluş hikmeti, Allah’a tapmasıdır insanoğlunun. Bütün öbür oluşumlar, bunun hazırlığından ibaret.

Evet, insan yer, içer, uyur, gezer, yapar, yıkar. Fakat bunların hiçbiri, insanın spesifik [özel] yanını meydana getirmez. Çünkü: hayvanlar da yer, içer, gezer, yuva yapar, fırsat buldukça da yıkıcılıklarını da göstermekten kaçmazlar. Bitkiler de beslenir. Arzda bir takım değişimler yaparlar. 

Fakat, ibadet etmek, yani kendi yaratıcısına tam bir şuur ve teslimiyetle yönelip O’nun önünde eğilmek, insana mahsus…” (Sezai Karakoç, Gündönümü, s.17-19)

Süleyman Önsay Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle