• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Mustafa Sarıgül'den Emir Sarıgül açıklaması: Teslim oldu

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Mustafa Sarıgül'den Emir Sarıgül açıklaması: Teslim oldu

Kara para aklama ve nitelikli dolandırıcılık iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınması kararlaştırılan Mustafa Sarıgül’ün oğlu Emir Sarıgül, avukatının yurt dışından Türkiye’ye dönmesinin ardından emniyete giderek teslim oldu. Mustafa Sarıgül'den süreçle ilgili dikkat çeken açıklamalar geldi.

"Kara para aklama" ve "nitelikli dolandırıcılık" iddialarıyla yürütülen soruşturmada hakkında gözaltı kararı olan Mustafa Sarıgül'ün oğlu Emir Sarıgül, avukatının yurt dışından dönmesinin ardından emniyete giderek teslim oldu.

YENİ Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ve ailesinin bazı üyelerini kapsayan kara para aklama ve nitelikli dolandırıcılık soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Hakkında gözaltı kararı bulunan Sarıgül'ün büyük oğlu Emir Sarıgül, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne giderek teslim oldu. Babası Mustafa Sarıgül ise soruşturmaya ilişkin yaptığı açıklamada, görüşmelerin Türkiye’ye yatırım getirme amacı taşıdığını savunarak hakkındaki iddialara yanıt verdi.

İSTANBUL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ’NE GİTTİ

Mustafa Sarıgül oğlu Emir Sarıgül'ün, avukatının yurtdışından dönmesinin ardından, soruşturma kapsamında hakkında verilen gözaltı kararı üzerine İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne giderek teslim olduğunu belirtti.

SORUŞTURMA İKİ ALMAN VATANDAŞININ ŞİKAYETİYLE BAŞLADI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, iki Alman vatandaşının yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklandığı iddiasıyla yaptığı başvurunun ardından başlatıldı.

Dosyada 80 milyon avroluk sözleşme, 100 milyon Euro'luk havale, 1 milyar Euro'luk fon aktarımı vaadi ve 1,5 milyon Euro'luk tekne satışıyla ilgili iddialar inceleniyor.


 

Soruşturma kapsamında Emir Sarıgül’ün yanı sıra Ömer Sarıgül, Aylin Kotil, Volkan Aslanbaş, Cavidan Tanrah Artuner ve gazeteci Murat Ağırel hakkında da gözaltı kararı verildiği bildirilmişti.

Emir Sarıgül’ün teslim olmasının ardından Mustafa Sarıgül, sosyal medya hesabından soruşturmaya ilişkin açıklama yaptı. Görüşmelerin Türkiye’ye yatırım getirme amacıyla gerçekleştirildiğini belirten Sarıgül, herhangi bir kamu ihalesi, arazi veya kredi verilmediğini, bu yönde bir vaatte de bulunulmadığını savundu.

Soruşturmanın merkezindeki kişilerle yatırım projeleri üzerine görüştüklerini aktaran Sarıgül, projelerin uydurma ve dolandırıcılık amaçlı olduğunu anladıklarında bu kişilerle temaslarını kestiklerini öne sürdü.


 

"OLAYDA ZARAR GÖREN TEK TARAF BEN VE AİLEMDİR"

Karşı tarafın sunduğu belgelerin, sözleşmelerin, banka dekontlarının ve noter tasdiklerinin sahte olduğunu iddia eden Sarıgül, konuyla ilgili tüm bilgi ve belgelerin avukatları tarafından soruşturma makamlarıyla paylaşılacağını bildirdi.

Sarıgül, söz konusu kişilerin şantaj girişimlerinden sonuç alamayınca kamuoyu baskısı oluşturmak amacıyla gazeteci Murat Ağırel’le temasa geçtiğini ileri sürdü. Ağırel’in kendisine ulaşan iddia ve belgeleri incelemek, doğrulamak ve tarafları dinlemek istemesinin ardından aile fertleri ve gazeteci hakkında Mali Suçlarla Mücadele birimine şikâyette bulunulduğunu belirtti.


 

"SOYADINDAN DOLAYI KİMSEYE HAKSIZLIK YAPILMAMALI"

Açıklamasında masumiyet karinesine dikkat çeken Mustafa Sarıgül, bilinen bir soyadına sahip olmanın kimsenin peşinen suçlanmasına gerekçe gösterilemeyeceğini ifade etti.

Suçun ne olduğuna, kim tarafından işlendiğine ve uygulanacak cezaya mahkemelerin karar vereceğini belirten Sarıgül, hukukun üstünlüğü ve lekelenmeme hakkının herkes için geçerli olması gerektiğini vurguladı.

Sarıgül, açıklamasının sonunda oğlu Emir Sarıgül’ün avukatının yurt dışından gelmesinin ardından avukatıyla birlikte emniyete gittiğini duyurdu.


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Zeynel

Nedense hep hirsizlar haramzadaler madur ,

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Toplumsal vicdanı en derinden yaralayan olgu, şüphesiz ki adalet mekanizmasının işleyişindeki asimetridir. Yasaların önünde herkesin eşit olduğu ilkesi, teoride hukukun temel taşıyken, pratikte gücü ve nüfuzu elinde bulunduranların bu kalkanı nasıl kullandıkları her dönem büyük bir ahlaki tartışmayı beraberinde getirir. Sıradan bir vatandaşın en ufak bir şüphede dahi hukukun en sert yüzüyle karşılaşacağı bir düzende, milyonlarca euronun, kara para aklama ve nitelikli dolandırıcılık iddialarının havada uçuştuğu dosyaların özneleri günlerce bekleyebilmektedir. Avukatların yurt dışı seyahatlerinin bitmesi, ortamın durulması ya da perde arkasında yürütülen muhtemel müzakerelerin neticelenmesi gibi takvimler, ancak gücü elinde bulunduranların lüksü olabilir. Bu durum, adaletin tecelli etmesinden ziyade, adli süreçlerin bir tür zaman yönetimi ve strateji oyununa dönüştürüldüğü izlenimini doğurmaktadır. Hukukun ve toplumsal ahlakın yozlaştığı dönemlerde, adaletin terazisi adeta örümcek ağına benzer; küçük sinekler takılır, büyük yarasalar ise delip geçer. Kamusal makamların ve siyasi dokunulmazlıkların, kişisel ve ailevi imtiyazların koruma kalkanı haline getirilmesi, toplumun adalet duygusuna indirilen en ağır darbedir. Kendilerine millete hizmet etmesi için emanet edilen mevkileri, şahsi ikbal ve hukuki muafiyet sahası olarak kullanan zihniyet, sistemik ahlakın ne derece çürüdüğünün en açık göstergesidir. Bir tarafta hayat mücadelesi veren geniş kitlelerin alın teri dururken, diğer tarafta kaynağı belirsiz devasa servetlerin ve iddiaların merkezinde yer alanların adeta usulünce ve nezaketle hukuka dahil olması, vicdan sahibi her ferdi derin bir sorgulamaya sevk etmektedir. Asıl felaket, haksızlıkla ve hukuksuzlukla itham edilenlerin bu süreçlerde gösterdiği pişkinlik ve arsızlıktır. Toplumun gözünün içine baka baka emanetçilikten, dürüstlükten bahsedenlerin adli raporlarda ve dosyalarda bambaşka ilişkilerle anılması, ahlaki bir iflasın ilanıdır. Akılların dağa kaçtığı, fikrin ve zikrin anlamını yitirdiği bir vasatta, gücü elinde bulunduranların pervasızlığı karşısında sessiz kalmak bu çürümeye ortak olmaktır. Adaletin gerçek anlamda tecelli etmesi, sadece hukuki prosedürlerin tamamlanmasıyla değil; imtiyazların sökülüp atılması ve her suçlunun, arkasındaki güce bakılmaksızın hak ettiği muameleyi görmesiyle mümkündür.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23