--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ferdî bayramları unutmayalım! 2

Süleyman Önsay
Süleyman Önsay

“Herkes cehenneme girer, fakat müminler için Hz. İbrâhim’e olduğu gibi ateş serin ve selâmet olur.”

• Beş bayramdan ilk ikisini; arınma ve vuslat bayramlarını arz etmiştik.

3-Kurtuluş  Bayramı!

• Enes b.Malik(r.a.) müminlere lütfedilen ferdî bayramların üçüncüsü; kişinin kıyametin hallerinden emin olarak hasımlarının  ve cehennem görevlilerinin eline düşmekten kurtulup sıratı geçmesidir, diyor.

“İçinizden oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür. Sonra biz, Allah’tan sakınanları kurtarırız; zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız.”  

• (Meryem, 71,72.)

Bir rivayete göre, iyi veya kötü her insan cehenneme uğrayacak, ancak Allah, iyileri yakmayacak, oradan kurtaracaktır.

Cabir (r.a.)in naklettiği bir hadise göre, cennetteki müminler, daha önce cehenneme uğrayacaklar, fakat cehennemde onların uğradığı yerlerin ateşi sönecektir. 

Bir diğer rivayete göre, cennetlik müminlerin cehenneme uğramaları, Sırat’tan geçmelerinden ibarettir. 

• (Diy. Vakfı Meali)

Burada vürud: girme, fakat “uğrayıp geçme” mânasında bir girme ifade eder. Bu işkâli, Hz. Peygamber (a.s.)’ın şöyle giderdiği rivayet olunmuştur. 

“Herkes cehenneme girer, fakat müminler için Hz. İbrâhim’e olduğu gibi ateş serin ve selâmet olur.”

• (Suat Yıldırım Meali)

Hadiste, insanların Cehenneme uğrayacakları, ancak yapmış oldukları işlerle oradan geri çevrilecekleri bildirilmiş; geri çevrilenlerin de, yaptıkları işe göre şimşek hızı, rüzgâr hızı, at koşusu, insan koşusu, yaya yürüyüşü gibi çeşitli hızlarla oradan kurtulacakları haber verilmiştir.

• (Tirmizî, Tefsir 19:5.) 

Nitekim, bir sonraki âyet, yaptıkları işlerle ateşten korunmuş olanların oradan kurtulacaklarını bildirmektedir. (Ümit Şimşek Meali)

İşte bu kurtuluş müminlerin üçüncü bayramı olacaktır.

4-Zafer Bayramı!

• Sıratı geçerek ateşten kurtulma bayramı yapan mümin, cennet kapılarından içeriye buyurulmakla sonsuza değin saadet içinde yaşama zaferini elde ederek ferdî bayramların dördüncüsüne ulaşmış olacaktır.

Zaferin Sırrı Nedir?

• Hz. Ali(k.v.) cennete ulaşma zaferinin sırrını şöyle özetliyor:   

“Altı hasleti kendinde toplayan kimse cennet için bir talep, cehennem için de bir kaçış yeri bırakmış, hepsini elde etmiştir.

Allah’ı bilmiş O’na itaat etmiştir.

Şeytanı tanımış ve ona isyan etmiştir.

Allah’ı bilmiş ve O’nu arzulamıştır.

Dünyayı tanımış ve onun meşru olmayan taraflarını terk etmiştir.

Hakk’ı hak bilmiş ve ona ittiba etmiştir.

Bâtılı bâtıl bilmiş ve ondan sakınmıştır.”  

• (İbn-i Hacer Askalani, Münebbihat, s.76)

Zafer tablosu:

“Rablerine karşı gelmekten sakınanlar ise, bölük bölük cennete sevk edilir, oraya varıp da kapıları açıldığında bekçileri onlara: Selam size! Tertemiz geldiniz. Artık ebedi kalmak üzere girin buraya, derler.”

“Onlar: Bize verdiği sözde sadık olan ve bizi, dilediğimiz yerinde oturacağımız bu cennet yurduna varis kılan Allah’a hamdolsun. İyi amelde bulunanların mükafatı ne güzelmiş! derler.”

• (Zümer, 39/74)

Zafere Giden Yol!

• Sonsuza değin sürür içinde yaşama zaferine götüren süreç elbette kısa ve kolay değil. Bunun ne derece sıkıntılı ve sancılı olduğunun veciz ifadesini Resulullah Efendimiz’in (s.a.v.) Ebû Zer’e (r.a.)yapmış olduğu şu îkazda apaçık görüyoruz:

“Ya Ebâ Zerr! Gemiyi yenile; çünkü deniz derindir. 

Kumanyanı eksiksiz hazırla; çünkü sefer uzundur.

Yükünü hafiflet; çünkü geçit dar ve meşakkatlidir. 

Yaptıklarında samimi ol; çünkü iyiyi kötüden ayırt eden (Allah) Basîrdir.” 

• (İbn-i Hacer Askalani, Münebbihat, s.39)

Bu Başarıyı Gösteremeyenlerin İtirafı:

• Ateşten kurtulup sonsuz saadet yurdu cennete ulaşamayanlarla bu zaferin kahramanları arasındaki şu diyalog her şeyi gözler ve gönüller önüne sermektedir:

“Onlar cennetler içindedir. Günahkârlara: Sizi şu yakıcı ateşe sokan nedir? diye uzaktan uzağa sorarlar. Onlar şöyle cevap verirler:

Biz namaz kılanlardan değildik, yoksulu doyurmuyorduk, (bâtıla) dalanlarla birlikte dalıyorduk, ceza gününü de yalan sayıyorduk, sonunda bize ölüm geldi çattı.”  

• (Müddessir, 40-47.)

5-Onurlanma Bayramı!

• Cennete girdikten sonra artık ulaşılacak başka hangi nimet, elde edilecek başka hangi şeref ve kutlanılacak başka hangi bayram kalmıştır ki bir beşinci bayramdan söz edilebilsin, denilebilir. Ancak şu tablo ve cereyan eden konuşmalar bizlere yeni müjdeler sunmaktadır.

“Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

Cennetlikler cennete girince Allah Teâlâ onlara:

- Size vermemi istediğiniz bir şey var mı? diye soracak. Onlar:

- Yâ Rabbî! Yüzlerimizi ak etmedin mi? Bizi cennete koyup cehennemden kurtarmadın mı? Daha ne isteyelim, diyecekler.

İşte o zaman Allah Teâlâ perdeyi kaldıracak. Onlara verilen en güzel ve en değerli şey Rablerine bakmak olacaktır… 

Mü’minlerin âhirette Allah Teâlâ’nın eşsiz güzelliğini göreceklerine dair hadisler bize mütevâtir olarak, yani en sağlam şekilde gelmiştir.

Zaten Kur’ân-ı Kerîm’deki muhtelif âyetler de Cenâb-ı Hakk’ın âhirette ayan beyan görüleceğini ortaya koymaktadır. Bu âyetler arasında konuyu en açık şekilde ifade edeni:

‘Yüzler vardır ki, o gün ışıl ışıl parıldayacak, Rablerine bakacaktır.(O’nu görecektir.) 

• (Kıyâmet, 75/22.23)

Cehennemlikler anlatılırken de ‘Hayır! Onlar şüphesiz o gün Rablerinden (O’nu görmekten) mahrum kalmışlardır.’  [Mutaffifîn, 83/15] buyurulması birtakım  bahtsızların Rablerini görme şeref ve saâdetine eremeyeceklerini ortaya koymaktadır.”

(Prof. Dr. M. Yaşar Kandemir ve diğerleri, Riyâzü’s Sâlihîn Tercüme ve Şerhi, c.7, s.61-637)

İşte bu Cemalullah ile onurlanma, mü’min kulların ulaşacakları beşinci ve son bayram olacaktır.

Nasıl Görülecek?

“Bir gece Resûlullah’ın yanında bulunuyorduk. On dördüncü gecesindeki aya baktıktan sonra şöyle buyurdu:

‘Şu ayı hiçbir sıkıntı çekmeden gördüğünüz gibi Rabbinizi de ayan beyan göreceksiniz’ ”. (a.g.e.)

Bir Kıssa ve Bir Hisse:

• Kızının sürekli ağladığından ve gözlerinin artık kör olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığından şikayet ederek yavrusuna nasihat vermesi ricasında bulunan bir babanın isteği üzerine Hasan Basri (rh.a.) evlerine kadar gider ve kızdan artık ağlamasına son vermesini aksi takdirde gözlerinin kör olacağını söyler. Genç kız başını kaldırır ve ona şu cevabı verir:

-Eğer bu gözler yarın Cemalullah’ı göremeyecekse onların bugünden kör olmaları daha evlâdır. Yok ötede Rabbimi görme şerefine ulaşacaklarsa bunun için bu gözler bugünden feda olsun.

Bu sözler üzerine Hasan Basri’ye (rh.a) -Nasihat vermeye geldik nasihat aldık-, demekten başka söyleyecek bir şey kalmamıştır.

Müminlerin yaratılış nedeni ve yaşama gayesi işte bu beş bayrama ulaşmaktır. Tek hedefleri de bu olmalıdır!

Süleyman Önsay Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle