--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yeni nesil DAEŞ militanları yetişiyor

Serdar Demirel
Serdar Demirel

Afganistan’da Taliban’dan ayrılarak DAEŞ’i kuran grup, çok kanlı eylemlere imza atmaya başladı. 12 Taliban komutanını yan yana, ayrı ayrı mayınların üzerine diz üstü çökertip patlatması, o coğrafyayı ileride nelerin beklediğinin de habercisi.

Oradaki organizasyonu, Irak’tan gönderilen bir DAEŞ Arap temsilci yapmış. Taliban’dan memnun olmayan daha fazla sertlik yanlısı gruplar katılmışlar bu yeni yapıya. Kendisini sadece Afganistan’la sınırlı bir emirlik gören Taliban hareketi Afganistan dışında eylemler yapmıyor. Buna şiddetle karşı çıkan bazıları Afganistan DAEŞ’ini kurmuşlar.

Geçenlerde El Cezire İngilizce kanalı Afganistan’daki bu yeni hareketi anlatan bir belgesel yayınladı. DAEŞ, kendi tanıtımını yapmak üzere hakimiyeti altında tuttuğu dağlık bölgelerde çekim yapılmasına izin vermiş. Belgeselde en çok da dikkatimi çeken çoğusu ailelerinin rızası olmadan zorla alıkonan 8-9 yaşları ile 14-15 yaşları arasındaki çocukların askeri eğitimden geçirildiği sahneler oldu. 

Tabiî ki bu çocuk militanlar meselesi Afganistan’la sınırlı değildir. Irak ve Suriye’de çok daha ötesi yaşanmaktadır. DAEŞ’in gelecek hedefleri için çok uluslu ultra radikal, tekfirci neoselefi harici yeni nesil savaşçılar yetiştiriliyor. 

Türk Cumhuriyetleri’nden Kafkaslar’a, Balkan ülkelerinden Batı’da yaşayan Müslümanlara, Endonezya’dan siyah Afrika’ya varana kadar kimi aileler çocuklarını da alarak Suriye’de DAEŞ’in saflarına katılmaktalar. Türkiye’den de her şeyi geride bırakıp, çocuklarıyla katılan aileler de var. 

Bu ailelerin gönül rızasıyla verdikleri çocuklar ve DAEŞ’in hâkim olduğu bölgelerden zorla aldığı çocuklar bir taraftan tekfirci neoselefi harici ideolojiyle yetiştirilirken diğer taraftan da her türlü silah ve bomba kullanımını öğrenerek büyümekteler. Her birisi işaret geldiğinde kendisini patlatmaya hazır kıvama getiriliyor.

Çocuklar kendilerine öğretilen ideolojinin gerçek İslâm, askerî manada öğrenilen ve ileride yapılacak her eylemin de İslâm’ın müdafaası için olduğuna ikna ediliyorlar. DAEŞ bu minvalde eğitim kamplarının görüntülerini ve o çocuklarla yapılan mülakatları, internete koymakta da bir beis görmüyor. 

Küçük yaştaki çocuklara insan boğazlatıyorlar. Bunun o çocukların ruh dünyasını nasıl dumura uğratacağı bir tarafa, “bu psikolojiyle yetişen çocuklar acaba ne tür bir ölüm makinesine dönüşecekler?” meselesi ise asla ıskalanmamalıdır.

Bu, ileride kalbi kaskatı, merhametsiz, gözünü kırpmadan insan öldürecek, nassları örgütün ideolojisine göre okuyan profesyonel ölüm makinelerinin yetiştiğini haber vermektedir. Bunların yıkıcılığı bugün yapılanlara rahmet bile okutacak cinsten olacaktır. 

1988 yılında kurulan ama ses getirici eylemlerine 90’lı yıllarda başlayan El Kaide o dönemin şartlarında yöntem ve söylemleriyle, eylem tarzıyla Müslüman dünyada şok etkisi yapmıştı. Şiddeti yöntem olarak kullanmasıyla öne çıkıyordu. Eylemlerinde coğrafya tanımıyor, dünya Müslümanlarını küresel müstekbir güçlerle karşı karşıya getirmeye çalışıyordu. Amerika’yı 11 Eylül’de kendi evinde vurmayı planlamasının amacı da ABD’yi Afganistan’a çekmek ve orada hesaplaşmaktı.

Nihayetinde El Kaide içinden El Kaide’yi pamuk gibi yumuşak bulan daha sert bir hareket doğdu; DAEŞ. Şimdi savaş hâlindeler. DAEŞ coğrafyamızın tanıyabildiği en katı yapı. İdeolojik olarak sert söylemlere sahip El Kaide’yi tekfir etmekte, mürted muamelesi yapmakta.

Öyle gözüküyor ki DAEŞ’in kendi kontrolünde yetiştirdiği yeni nesiller arasından eylem ve söylemleriyle kendisini de aşacak katılıkta yeni hareketler çıkacaktır.   

Çok uluslu yeni bir nesilden bahsediyoruz. Dünya kadar farklı ülkenin pasaportlarını taşıyorlar. Bir de bunların yetiştirildiği merkezler Irak ve Suriye. Yani Türkiye’nin en uzun sınırları. Bunun anlamı üzerine daha ciddi düşünmek zorunluluğu vardır.

Serdar Demirel Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle