--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Salt Şehitliği’nin işaretlediği ruh

Serdar Demirel
Serdar Demirel

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Musa Duman ve bendeniz, geçen hafta Zerka Üniversitesi’nin daveti üzerine akademik bir ziyaret gerçekleştirmek üzere Ürdün’deydik. Bu vesileyle Amman’daki Yunus Emre Enstitüsü’nü de ziyaret ettik.

Enstitü Müdürü Yunus Emre Canbay, Amman’ın 30 km. batısında yer alan Salt şehrindeki Türk Şehitliği’nden bahsetti. Doğrusu oraya giderken Türk Şehitliği’nden haberimiz yoktu. “Şehitliği ziyaret etmeden gitmeyin”, tavsiyesinde bulununca, ertesi gün orayı ziyaret edip, bir Fâtiha okumak amacıyla mihmandarımız Emcet Mansur Bey’in kılavuzluğunda yola koyulduk.

Salt şehri Osmanlı Döneminde Şam vilayetine bağlı idari bir birim. Amman’ı Kudüs’e bağlayan eski anayol üzerinde kurulmuş. Haritadan bakıp inceleyince stratejik konumunu insan daha iyi anlıyor.

Salt şehir merkezinin 500 m. kuzeybatısında olan Salt Şehir Mezarlığı’nın bir bölümünde ve Salt Türk Kalesi ile Hamdi el-Enis Cami’nin yanında Türk Şehitliği bulunmaktadır. Güzel tertiplenmiş. Mısırlı bir ziraat mühendisi eşiyle beraber Şehitliğin bakımını üstlenmiş. Türkçe öğrenmiş. Bizimle Türkçe konuşup mekânla ilgili bilgiler verdi. 

Birinci Dünya Savaşı’nda İngiliz ve Türk birlikleri arasında cereyan eden Şeria Muharebeleri’nde Salt bölgesinde İngilizlere karşı savaşan 4. Ordunun 48. Tümeni’ne bağlı 143, 145 ve 191. Piyade Alaylarına mensup Osmanlı subayı, astsubayı, erbaşı ve erlerden şehit düşen yaklaşık 300 askerimizin toplu mezarı. 

Toplu mezarın 1973 yılında bulunmasını takiben şehitlik inşa edilmiş ve geçen süre içinde peyderpey yapılan çalışmalarla bugünkü haline getirilmiş. Şehitlerimizin isimleri mensubu oldukları şehir isimleriyle beraber büyük bir tabelaya da yazılmış. 

Tabeladaki şehit isimlerini ve nereli olduklarını okuyunca insanın içi burkuluyor. Hangi şehir yok ki!.. 

Adana, Adıyaman, Akhisar, Akşehir Amasya Amman, Ankara, Aydın, Bağdat, Balıkesir, Beyrut, Beyşehir, Bilecik, Bitlis, Bolu, Edirne, Ercincan, Erzurum, Gaziantep, Isparta, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Drama, Denizli, İzmir, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Konya, Kütahya, Kosova, Manastır, Manisa, Muş, Nevşehir,  Sakarya, Sivas, Suriye, Tekirdağ, Tunceli, Uşak ve Zonguldak.

Bugün muhtaç olduğumuz ruh da bu şehitliğin sembolize ettiği ruh değil midir? Çanakkale aynı dönemde ölüm kalım savaşı veriyor ama tâ oradan o günün şartlarında buraya gençlerimiz vatan müdafasına gelmiş. Onlar, ruhlarını şehit olarak burada teslim ederek vatan sınırlarımızın bizi bugün sıkıştırdıkları topraklarla sınırlı olmadığını göstermişler.   

Şehitlik müzesinde o bölgede yapılan savaşı anlatan fotoğraflar da bulunmakta. Bir fotoğraf bizi diğerlerinden daha fazla etkiledi. Suudi Arabistan’dan gönüllü birlikler İngilizlere karşı savaşmak üzere yardıma geliyorlar..

İslâm coğrafyasının birçok bölgesinde Osmanlı şehitlikleri mevcuttur. Yemen’den Balkanlara. Burma’dan Açe’ye. 2008 yılında Açe’deki Türk Şehitliği’ni de ziyaret edip dua etmiştim. O şehitlere şükran borçluyuz.  

Osmanlı tarih sahnesinden çekildi çekileli maalesef Ümmet’in yüzü gülmedi. Başsız, dağınık, malını ve canını, onurunu ve izzetini koruyamıyor. İşbirlikçi, teslimiyetçi, bu coğrafyanın kök değerlerinden ruhen kopmuş yöneticilere ve aydınlara teslim edilmiş..

Aslında bu geziyi yazmak gibi bir niyetim yoktu. Ankara’daki terör saldırısı sonrası bu eylemi gerçekleştirenlerin bu coğrafyanın mana ikliminden ne kadar koparıldıklarını, nasıl canavarlaştıklarını görünce Salt Şehitliği’nin ruhunu hatırlamadan edemedim. 

Ülkemiz şüphesiz maşalar üzerinden büyük bir saldırıyla karşı karşıyadır. Oyunu kuranların emperyal güçler olduğunu biliyoruz. Şunu da biliyoruz; bu oyunu bozmanın yolu Çanakkale ve Salt’taki şehitliklerin temsil ettiği o ruhtan geçer. Bu şehitliklerde yatan vatan evlatlarının müntesibi oldukları şehir listesine iyi bakmak lâzım.. 

Allah (c.c) ruhlarını şâd etsin!..

 

Serdar Demirel Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle