--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Rabbânî bir âlim göçtü; Nik Aziz

Serdar Demirel
Serdar Demirel

Onun sûreti sarığı, mütevazı kıyafetleri ve bilge yüzüyle kazınmıştı zihnime. Sîreti de sûreti kadar mütevazı ve derindi.  

Malezya’nın önemli din âlimlerinden ve Malezya İslâm Partisi’nin (PAS) rehberi Nik Abdulaziz Nik Mat’tan bahsediyorum. 12 Şubat Perşembe günü 84 yaşında vefat etti. Prostat kanseri ve ülser tedavisi görüyordu. 

‘Malezya’nın şeriatla yönetilen Kelantan Eyaleti’ diye dünya basınında zaman zaman yer alan bölgede 1990-2013 yılları arasında federal hükümetin başbakanlığını yaptı. Türkiye’de fazla bilinmezdi ama 300 milyonluk büyük Malay dünyasının önemli bir fikir ve aksiyon adamıydı.  

Merhum Nik Aziz çok kültürlü, çok dinli ve etnik yapılı Malezya’nın en saygın dinî ve siyasî liderlerindendi. Gayrimüslim Çinli ve Hintliler arasında da çok az kişiye nasip olacak bir itibara sahipti. Yaptığı çalışmalar sebebiyle gayrimüslimlerden de oy almayı başarmıştı PAS. 

Siyasi tercihleri tartışılabilir elbette. Ama yaşantısı örneklik teşkil edecek bir kıvamdaydı hep. Siyasette bulunmuş, birçok önemli makamları işgal etmiş, uzun yıllar da eyalet başbakanlığı yapmış Nik Aziz muhaliflerinin de itirafıyla temiz kalmayı bilmiş örnek bir kişilikti.

Yeri gelmişken bir anekdotumu paylaşmak istiyorum. 2005 yılıydı. Kelantan eyaleti başkenti Kota Baru’ya gitmiştik. Yol arkadaşım Sami Serdar kardeşim, “Hocam buraya gelmişken Nik Aziz’i de ziyaret edelim” demişti. 

Randevu almadan bu önemli şahsiyetle görüşmek mümkün müydü? Sami Serdar kendisinin çok mütevazı bir kişilik olduğunu, randevu almadan da görüşebileceğimizi söyledi. Bunu da PAS üyesi bir arkadaşından teyit etti. Böylece evine gittik.

Ev dediğimiz şey sıradan mı sıradan bir konuttu. Çok şaşırmıştım. Halkın ve hatta fakir insanların yaşadığı vasatta ahşaptan bir evde ikamet ediyordu bölgenin Başbakanı. Lüksten tamamen uzaktı. Doğrusu çok hoşuma gitmişti. Bunun politik bir şov değil tâ başından beri tercih edilmiş bir yaşam tarzı olduğunu öğrendiğimde ise saygım artmıştı. 

Maalesef merhum Nik Aziz evinde olmadığı için görüşemedik. Biz oraya giderken o da Kuala Lumpur’a gitmişti. Ama evi, mütevazı yapısı o kadar etkiledi ki beni, sonraki yıllarda yeri geldiğinde hep zikrettim bunu.

1931 doğumlu olan merhum Nik Aziz ilk eğitimini bir din âlimi olan babasından, Kelantan ve Terenaganu eyaletlerindeki geleneksel din eğitimi veren yerel medreselerden aldı. 

Büyüdüğünde Hint alt kıtasına yolculuk yaptı. Orada Diyobend ekolünün Darul Ulum medreselerinde eğitimini sürdürdü. Buradaki eğitimini tamamladıktan sonra da Malay Müslümanları arasında özel bir yere sahip olan Mısır’daki Ezher Üniversitesi’ne gitti. Fıkıh alanında mastır yaptı. Böylece medrese ve üniversite eğitim formatlarına vâkıf oldu.

Malezya; Malay Müslümanları, Çinli ve Hintlilerin beraber yaşadığı bir coğrafya. Merhum ömrü boyunca şeriat hukukunun Malay Müslümanlarına uygulanmasını savundu. Başbakanlığını yaptığı eyalette de birçok kuralı uygulardı. Bu duruşu ve uygulamaları da, onu, sık sık bölge ve Batı basınının eleştiri oklarının hedefi kıldı. 

İslâm’ın modernleştirilmesi projelerine, merkezî iktidarın Malay milliyetçiliği pratiklerine karşı çıkardı. Bu yüzden merkezî iktidar koalisyonuyla yıldızı barışmadı. Ülke meselelerinde önemli bir denge unsuruydu.

Bizim kadîm idrakimiz “âlimin ölümü âlemin ölümü gibidir” diye kodlanmıştır. İslâm dünyasının başı sağolsun. Yüce Mevla’dan kendisine rahmet diliyorum..

Serdar Demirel Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle