--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Paylaşan ülkeyi Allah (c.c) korur

Serdar Demirel
Serdar Demirel

Bir oruç tutan Türkiye var, bir de oruca hürmet göstermeyen.. Bir Ümmet’in mazlum çocuklarına kucağını açan Türkiye var, bir de bunları ülkeye yük gören. Bir çehresi aydınlık olan Türkiye var, bir çehresi de karanlık olan... 

O karanlık yüzünde yaratılış fıtratına aykırı cinsel tercihte bulunan fitrat kaçkını LGBTİ taifesi, tecavüzcüler, hırsızlar, katiller..

Aydınlık yüzünde ise mazlumun kimliğini sormayan Türkiye. Balkanlar’dan Arakan’a, Afrika’ya kadar gönlünü açan Türkiye. Suriyeli muhacir kardeşleriyle paylaşan Türkiye.. 

Velhâsıl tek Türkiye yok. Ama hamdolsun iyiler ne azdır bu ülkede, ne de bu ülkeyi karanlık emellere terk ederler..  

Ben, Allah’ın (c.c) bu ülkeyi iyiler sebebiyle koruduğuna inanıyorum. Malum, Türkiye nüfus sayısına nisbeten dünyada mazlum halklara en fazla yardım yapan ülke. Peygamber Efendimiz (sas) sadaka veren, paylaşan insanların belalardan korunacağını söylemektedir. Halkımızın mazlum halklarla paylaşması, onlara kol kanat germesi, yardım eli uzatması Türkiye’yi korumaktadır..

Efendimiz (sas) bir hadiste şöyle buyurmuştur: “Mallarınızı zekatla koruyun, hastalarınızı sadaka ile tedavi edin, belalara karşı dualarla hazırlıklı olun.” (Suneni Beyhakî: 3/382,  hn. 6385; Mu’cemu’l Kebir: 10/128)

Metafizik bir kuraldan bahsediyoruz. Sadakanın, muhtaç kişiyle paylaşmanın mâna âleminde koruyucu bir zırh olduğunu bildirmektedir hadis.

Allah, hâşâ, yokmuş gibi düşünen kişiler vermenin malı azaltacağına, paylaşmanın malı eksilteceğine inanırlar. Zahiren öyledir de, çünkü matematik öyle söyler.  

Oysa İslâmî terazide matematik öyle çalışmaz. Allah için yapılan paylaşma, O’nun için verilen sadaka malı eksiltmez aksine bereketlendirir. Allah kendi rızası için verilen malı, veren topluluğun huzurunu, barışını insanların görmeyeceği yollardan artırır. 

Resûlullah (sas): “Mal sadaka ile eksilmez.” (Müslim: 4/2001, hn: 2588; Tirmizi: 4/376, hn. 2029) buyurmuştur. 

Bu hakikat metafizikten uzak matematiğin dar kalıplarıyla düşünen modern zihne ters düşer, biliyorum. Bunlar Allah’ın (c.c) varlığını bir yaratıcı olarak kabul etseler dahi hayata müdahale etmeyen bir tanrı gibi tasavvur ederler, putperest algıda olduğu gibi. Oysa İslâm’ın Allah’ı (c.c) şöyle buyurur:

“Allah’ın sana verdiğiyle âhiret yurdunu ara; ama dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et, ihsanda bulun. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.” (Kasas: 77)

SahabedenAbbdullah b. Ömer’in (ranh) naklettiği şu hadis: “Resûlullah (sas) minberde, sadakadan ve dilenmeye tevessül etmemekten bahsettiği sırada: “Üstteki el, alttaki elden daha hayırlıdır!” buyurdu. 

İbn Ömer “Üstteki el infak eden eldir, alttaki el de dilenen (isteyen) eldir” açıklamasını da yaparak bu hadisi rivâyet etmiştir. (Buhari: 2/140, hn. 1429; Müslim: 3/94, hn. 2432)

Muhacir kardeşlerimizi istemeyen, hor gören, onlara kucak açanlara kin besleyen insanlar var toplumumuzda. Şükretmesini bilmiyorlar. Allah (c.c) sana veren el olma nimetini bahşetmiş, bunun hakkını neden vermez, şükretmezsin be kardeşim! Allah (c.c) seni alan el sahibi de yapabilir, bunu mu istersin? 

Bazen insanlar belayı duayla isterler, musibetlerde kurtuluş ararlar. İnsan, Allah’ın (c.c) bak dediği yerden bakmazsa hakikati göremez, göremeyince de nimete nankörlük eder.

Serdar Demirel Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle