--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Oruç kimi tutar?

Serdar Demirel
Serdar Demirel

Müminlerin hayatında Ramazan Ayı özel bir yere sahiptir. Özellikle de oruç ibadetiyle. Bizler bir rahmet iklimine daha ulaştık, hamdolsun. Rabbim bu mübarek ayın kadrini bilenlerden kılsın!  

Geçen yıl günlerin uzun ve sıcak olması sebebiyle oruç tutmayanların sayısı fazlaydı. İstanbul’un en işlek caddelerinde insanların bir kesimi açıktan oruçlarını yiyiyorlardı. Birçok kişi onlara oruç tutmadıklarından veya en azından oruç tutanlara saygı göstermediklerinden dolayı kızıyordu. Doğrusu ben ise daha çok ‘Neler kaçırdıklarını bi bilseler!’ diye üzülüyordum. 

Oruç, Kur’an’la sâbit farz bir ibadettir. Onu hafife olmak kişinin imanını tehlikeye sokar. Ancak orucun Allah’ın (c.c) emri olduğuna inanmakla beraber ibadetin kadrini bilmeyenler neler kaçırdıklarını da bilmiyorlardır. Hadisi şeriflerle ne kastettiğimi açayım.

Hz. Ebu Hüreyre (ranh)  Hz. Resûlullah’ın (sas) şöyle buyurduğunu nakletti: “Ademoğlunun her ameli katlanır. (Zira Cenab-ı Hakk’ın bu husustaki sünneti şudur:) Hayır ameller en az on misliyle yazılır, bu yediyüz misline kadar çıkar. Allah (c.c) şöyle buyurmuştur: “Oruç bu kaideden hariçtir. Çünkü o sırf benim içindir, ben de onu (dilediğim gibi) mükafaatlandıracağım. Kulum benim için şehvetini, yiyeceğini terk etti.”

“Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir, diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku (halûf), Allah indinde misk kokusundan daha hoştur.” (Müslim: 3/158, hn. 2763) 

Bir başka hadiste de Efendimiz (sas) şöyle buyurmuştur: “Oruç perdedir (koruyucudur). Biriniz bir gün oruç tutacak olursa kötü söz sarf etmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa ‘ben oruçluyum! ben oruçluyum!’ desin (ve kendisine sataşanlara bulaşmasın).” (Ebu Davut: 2/280, hn. 2365)

Bu hadisin Buhari ve Müslim başta olmak üzere birçok varyantları vardır. Meselâ ‘oruç perdedir’ yerine ‘oruç ateşe karşı perdedir’, ‘Oruç, ateşe karşı kalkandır ve müstahkem bir kaledir’ de denmiştir. 

Türkçe’de oruç tutmak diyoruz. Aslında tutan biz değiliz, oruçtur. Oruç bizi tutar çünkü. Oruç bizi nefsin kötülüklere sevk eden isteklerini zayıflatarak ve hakikati bize hatırlatarak kötülüğe düşmekten tutar. Oruç bizi gıybetten, dedikodudan, çekiştirmekten, başkalarına zarar vermekten engelleyerek tutar. 

Öyle ki, gıybet eden kişinin orucu olmayacağını söyleyen hadis mevcuttur ve bu hadise binaen İmam Evzâî gıybetin orucu bozduğunu ve kaza edilmesi gerektiğini söyler. 

Oruç kulluğun en güzel örneklerinden birisidir. Bu kullukla oruç insanı cehennem azabından korur, cennete yakınlaştırır. 

Bir hadiste Resûlullah (sas) şunu bildirir: “Kim Allah (c.c) yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.” (Tirmizi: 4/167, hn. 1624)

Oruç, Allah (c.c) yolunda, O’na kulluk şuuruyla, salih niyetle, tam teslimiyetle itaat edenleri tutar,  ateşten korur ve cennete yakınlaştırır. Allah (c.c) Kelam-ı Kadîm’inde şöyle buyurur:

“Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz, takva sahiplerinden olursunuz.” (Bakara: 2/183)

Not: Tüm Ümmet-i Muhammed’in mübarek Ramazan Ayı’nı tebrik eder, bu dünyada ve âhirette kurtuluşa vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan dilerim.  

 

Serdar Demirel Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle