--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Önce insan

Serdar Demirel
Serdar Demirel

Yeni hükümet kuruldu. İç ve dış gelişmelere göre bir öncelikler listesi belirlediği açık. Bu meyanda yeni başbakanın öne çıkan iki önemli mücadele alanı, PKK ve paralel. İşin ekonomi, yatırım vs. boyutları da var. 

Hükümetin üzerinde evvelemirde durması gereken meselelerin başında eğitim ve aile de yer almalı. İnsanı ve aileyi korumadan diğer yapılacaklar akıntıya karşı kürek çekmek olur. Bu yazıda önemine binaen insan meselesini ele alacağız. 

Nasıl bir insan sorusu geleceğimiz açısından hayatidir. Farklı çevreler buna müntesip oldukları dinî ve ideolojik kimliklere göre cevaplar vereceklerdir. Ülkede bu manada azınlıkların ve marjinal grupların bile kendi hassasiyetlerine göre eğitim alacakları okullar vardır. 

Fakat milli eğitim bağlamında bu soruya toplumun ana yapısını ve bu yapının bağlı bulunduğu değerler sistemini göz önünde bulundurarak cevap vermek durumundayız. Tarihin geldiği bu aşamada nasıl bir insan sorusuna biz dört başlıkta bir cevap verebiliriz: 

Değerleriyle barışık bir insan. Değerlerden kastımız bu coğrafyaya ruhunu veren dinî ve kültürel değerlerdir. Bu değerleri alt alta yazmaya çalışsam bu yazıya sığmaz.

Mesela çalmayan, öldürmeyen, başkalarına zarar vermeyen, doğayı ve hayvanı koruyan, komşularıyla iyi geçinen, onların hak ve hukukuna riayet eden, yetimin başını okşayan, çaresize ve muhtaca el uzatan, başkalarının derdiyle dertlenen, rüşvet almayan, başkasının namusuna göz dikmeyen.. Muvahhit ve kulluk şuuru canlı bir insan da diyebiliriz buna.

Tarihiyle barışık bir insan. Tarih yaşanmış bir vakıadır, onu değiştiremezsiniz. Hatalardan ders, başarılardan da güç alırsınız. Tarihsiz bir kişi hafızasını yitirmiştir. Hafızasını yitirmiş kişi de ne bugünü ne de geleceği hakkıyla anlamlandırabilir. Derin tarih şuuru olan ve yaşadığı coğrafyanın ruhuna bağlı insan. 

Çağını tanıyan bir insan. Çağını tanımak çağına teslim olmak manasına gelmez. İnsanın çağına bir özne olarak müdahale edebilmesi için çağının yaslandığı dünya görüşünü, gidişatını, ürettiği değerleri/değersizlikleri, kültürel ve medeniyet kodlarını, gidişata kültürel, siyasi ve askeri olarak yön veren güç merkezlerini iyi analiz etmesi gerekir. 

Değişkenler ve sabiteler arasındaki dengeyi kurabilen bir insan. Toplumsal hayat değişip dönüşen, kendisini yeniden üretebilen bir seyir takip eder. Ancak bunlar olurken her değişim olumlu karşılanamaz, çünkü değişimlerin bir kısmı insan hayatının akışının zaruri sonucu ise de bir kısmı ideolojik ve kültürel tercihlerin sonucudur.

İdeolojik ve kültürel tercihler sabiteler perspektifinden ele alınmalı, sabiteler korunarak değişimler kontrol altına alınmalıdır. Modernitenin her dâim yeni mottosu bizim kutsalımız olamaz. 

Nasıl bir insan sorusuna yukarıda zikrettiğim başlıklara başka başlıklar da eklenebilir. Ama yukarıda saydıklarımı diğerlerinden daha çok önemsiyorum ben. 

Bu yüzden hükümetin en fazla yatırım yapması gereken alan eğitimdir. Neticede bilimi de, teknolojiyi de, iktisadı da, siyaseti de üreten ve yöneten insandır. İnsanın bunu doğru yapabilmesi için entelektüel kapasitesinin ve aldığı eğitimin buna imkân tanıması gerekir. 

Yeni nesillerin zihin kodları modern ve postmoderne göre şekillendirilmeye devam ederse, ortaya çıkacak insan portatifinden şikâyet etmeye hakkınız kalmaz. Değerlere bağlı bir toplum bir iddianın ötesine geçmeli, bunu gerçekleştirecek adımlar hakkıyla atılmalıdır. 

 

Serdar Demirel Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle