--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

IŞİD’in Ak Parti fıkhı

Serdar Demirel
Serdar Demirel

32 kişinin öldüğü 100’ün üzerinde yaralının olduğu Suruç’taki intihar saldırısı olayın ilk anından itibaren IŞİD’e mal edildi. Saldırıya eş zamanlı olarak IŞİD ve Ak Parti’yi eşitleyen, plan birlikteliği içinde gösteren akıl dışı ithamlar yapıldı. 

Halkın sükûnete ve teennîye ihtiyaç hissettiği bir zaman diliminde toplumun farklı kesimleri birbirlerine karşı bir daha kışkırtıldı. Siyasi partiler bu olaydan bile istifade etmek ve rakibini yıpratmak üzere hareket ettiler. 

Biz meselenin iddia edilen IŞİD ve Ak Parti ittifakı boyutuna değineceğiz. En kestirmeden şunu ifade edelim; IŞİD ideolojisini biraz bilenler bu yapının Ak Parti’ye düşman olduğunu da bilir. Nasıl mı?

IŞİD demokrasi zemininde ve demokratik yöntemlerle mücadele etmeyi küfür kabul eden bir din yorumuna sahiptir. Buna göre demokrasiyi kabul etmek ancak Allah’a ait olan helal ve haram koyma yetkisini (teşri) insanlara vermek demektir; bu da şirktir.  

Bu sebeple demokrasiyi halkın hür iradesini iktidara yansıtmanın vasıtalarından bir vasıta olarak değil özünde laiklik olan siyasi bir rejim olarak görür. Bu “küfür yöntemi”ni benimseyen tüm partiler İslâm dışı, sandığa gidip oy kullanan Müslümanlar da direkt ya da dolaylı olarak şirke bulaşmış kafir ve fâsık topluluklardır.  

Bu sebeple Ak Parti’yi, Mısır’daki İhvan-ı Müslimin’i, Pakistan’daki Cemaati İslâmî’yi, Filistin’deki Hamas’ı, Malezya’daki İslâm Partisi’ni ve diğerlerini tevhid’ten sapmış  bidat hareketler olarak görür. Bununla da yetinmez, bu tür yapıları insanları küfre götüren düşman yapılar olarak da beller.

IŞİD, Ak Parti iktidarını Batı’nın İslâm dünyasındaki ideolojik ve kültürel casusu olarak da işaretler. İslâm’ın bu parti eliyle protestanlaştırıldığını, küresel laik sisteme entegre edildiğini savunur. Dünya Müslümanlarının barışçıl yöntemlerle mücadele verilebileceğinin modeli olan Ak Parti iktidarından ümitvar olmasını, savaş merkezli stratejisine bir tehdit olarak görür. 

IŞİD, kendisi gibi düşünmeyen Müslüman halkları müşrikler ve mülhidler diye iki sınıfta kategorize eder. Demokratik yönetimi benimsemiş dindarlar Allah’ın hakimiyetini beşer yığınlarına tevdi ettiğinden Allah’ın uluhiyet sıfatını ihlal ederek şirk koşmuş müşriklerdir. Laikliği benimsemiş sosyalist, kemalist, ulusalcı, liberal vs. yapıları da ta başından beri İslâm dışı ve dolayısıyla mulhit hareketler olarak konuşlandırır. Bunlara oy veren, sempatiyle bakan her kişi ve grup da aynı hükümdedir.

IŞİD bütün bu yapıları düşman görür ve kendisine biat ettirmeyi hedefler. Burada IŞİD içine sızmalardan, küresel üst aklın bu yapı üzerinden kurguladığı komplolar boyutundan bahsetmiyoruz. O da bahsi diğer bi konu. Biz, bu yapının ideolojisinden ve bu yapıya dünyanın dört tarafından hayatı pahasına katılan kesimleri motive eden argümanlardan sözediyoruz...

Bu ideolojiye inandırılmış bir gencin tevhidi müdafaa adına intihar eylemcisine dönüşmesi zor olmamaktadır.  

Ak Parti iktidarını IŞİD’le işbirliği içinde gösteren siyasiler, gazeteci ve akademisyenler eğer yukarıda yazdığımız gerçekleri bilmiyorlarsa hiç yorum yapmasınlar. Eğer biliyor da bilerek bu zıtlığı gizliyorsalar, ortada açık bir algı operasyonu vardır ve şahsen bu ikinci gruba girenlerin daha fazla olduğu kanaatindeyim. 

Suruç’taki operasyonda güvenlik açığının olup olmadığı uzmanlarının tartışacağı bir mesele. Ancak meselenin sosyolojik, ideolojik, bölgeye ve tüm Müslümanlara taalluk eden stratejik boyutlarının derin analizlerinin yapılması elzemdir. 

Bunu bırakıp toplumdaki kutuplaşmayı derinleştirmeyi deneyenler ise iyi niyetli değillerdir. Bu eylemde küresel ve bölgesel istihbarat örgütlerinin eli olma ihtimali de yüksektir. 

Ancak IŞİD için bu eylemin kazanımı “müşrik ve mülhid” düşmanların birlikteliğine gidebilecek “çözüm süreci”ni durdurmaktır. Zira çözüm süreci amacına ulaşırsa bölgedeki bütün dengeleri değiştirecektir. PKK da yeniden başlattığı terör eylemleriyle IŞİD’in bu hedefiyle buluşmuştur.  

Serdar Demirel Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle