--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hicri yıla yabancılaşmak

Serdar Demirel
Serdar Demirel

Dünyanın fazlasıyla gerildiği bir dönemdeyiz. 21. yüzyılın dünya siyasi düzeni bir türlü kurulamıyor. Bölgesel aktörler çatışıyor, çatıştırılıyor. Küresel aktörler terör örgütleri üzerinden mevzi kazanma mücadelesi veriyor ve bu çatışma nükleer bir savaşın kapısını aralayacak gerilimler üretiyor. 

Rusya ve ABD, Kuzey Kore ve ABD/Güney Kore, Hindistan ve Pakistan karşılıklı olarak gerektiğinde nükleer silahları kullanmaktan imtina etmeyeceklerini söylüyorlar. Savaşlar sivillerin yaşadığı şehirlerde yapıldığı için nükleer silahların doğuracağı sonuçlara benzer afetler meydana getiriyor. Halep’in durumu nükleer bomba atılmış bir şehirden farklı değil.

Dünyada en büyük katliamlar Müslüman coğrafyada yaşanıyor. ABD, Rusya, Avrupa Birliği ülkeleri, İsrail, İran, Esed rejimi ve müttefikleri sınırsız katliamlar icra ediyorlar. Coğrafyamızın etnik ve mezhep demografisi yeni sömürgeci politikalara göre değiştiriliyor. 

Böylesi bir ortamda sessizce Hicri 1438 yılına girdik. Kendi tarih bilincimizi kaybettiğimizden olsa gerek, az bir kesim hâriç, herhangi bir gün gibi gelip geçti. Hicretin fizik ve metafizik manasını, mü’min hayatındaki önemini farklı boyutlarıyla ele alamadık, insanımıza anlatamadık. Çünkü Müslümanlar miladi yılbaşını gönül dünyalarında takvimin başlangıcı olarak kabul edeli epey oldu.. 

Kavramlarımızı yitirirsek manayı da yitiririz.  

Hicri 17. yılda, Medine’de Hz. Ömer’in halifeliği döneminde onun emriyle devletin şûra heyeti toplanmış Müslümanların takvim başlangıcı meselesini istişare etmişti. Toplananlar arasından Hz. Ali’nin teklifi ve mecliste bulunanların kabulü ile Hz. Resûlullah’ın (sas) hicreti, İslâm tarihinin başlangıcı ve Muharrem de bu yılın ilk ayı olarak kararlaştırıldı.  

Bugün yaşadığımız krizlerle de alakası olması sebebiyle şu soruyu sorabiliriz; “İslâm tarihinde çok önemli olaylar arasından neden Hz. Muhammed (sas) ve ashabının Mekke’den Medine’ye hicret etmesi Müslüman takviminin başlangıcı olarak seçildi?”

Meselâ Hz. Resûlullah’ın doğum günü, ilk vahyin indiği Kadir Gecesi, Mekke’nin Fethi gibi Müslümanların tarihinde son derece önemli günlerden birisi de pekala başlangıç tarihi olarak seçilebilirdi. Bunlar arasından neden hicret seçildi sorusu bugün yaşadığımız krizler itibarıyla da önemli ve yol göstericidir.   

Hz. Peygamber’in (sas) hicreti sadece bir maişet, bir göç ve bir sığınma meselesi değildi. Bir medeniyet inşa etme arayışının sonucuydu. Hz. Resûlullah’ın Mekke’de öğrettiklerini bir şehir hayatında ikame etme, teoriden aksiyona geçme iradesinin neticesiydi. Bütün insanlık için tarihî bir dönüm noktasıydı. Daha sonra İslâm şehirlerine model olacak, bu şehirlerde gerek siyasi, gerek mimari ve gerekse iktisadi hayatın kurucu ilkelerini hayata geçirecekti. Yesrip gibi küçük bir şehir insanlara kurtuluşun yolunu gösteren Medinetü’l Münevvere olacaktı. 

Sıfırdan kurulan Bağdat gibi şehirler, fetihten sonra Müslümanların dokunuşuyla yeniden inşa edilen Kudüs, Delhi, İstanbul gibi şehirler Medine modelinin derin izlerini taşırlar. Osmanlı’daki Millet Sistemi’nin temeli Hz. Peygamber’in Medine’de Yahudiler ve gayrimüslim Araplarla yaptığı Medine Sözleşmesi’ne dayanır.

Medine’ye hicret eden Resûlullah’ın (sas) ilk işlerinden birisi mescid inşa etmekti. Şehir mescid eksenli kurulmuştur. Daha sonra kurulan bütün Müslüman şehirlerin merkezinde de mescid olmuştur. Bu yüzden Müslüman toplum hayatı cami merkezli olmuştur, olmalıdır.  

Medine’de pazar Yahudilerin hakimiyeti altında faizle çalışırdı. Yine öncelikli yapılan işlerden birisi de faizin yasaklandığı Müslümanlara has bir pazar yerinin kurulması olmuştu. 

Eğitimden kültürel hayata, siyasi yapılanmadan iktisadî hayata kadar dünyayı aydınlatan bir nebevî modeldir Medine. Ve Medine hicretin inşa ettiği medeniyetimizin kurucu özne şehridir. Bu yönleriyle hicret, hicretle Yesrip’ten Medine’ye evrilen şehir dünümüzü kurduğu gibi bugün de bize çok şey anlatmaktadır. 

Müslümanlar kavramlarına yabancılaştıkça kavramların taşıdığı mana dünyasına da yabancılaşmaktadırlar. Hicri yılı da maalesef bunlardan birisidir.

 

Serdar Demirel Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle