Din, uluslararası mücadele sahasına geri döndü
Modern dönemde din, siyaseti belirleyen bir paradigma olmaktan çıkartılmıştı. Modern devletler mümkün olsaydı insanın elinden dini de alıp atacaktı ama başaramadılar. Bu sefer de dini manipüle etme yoluna gittiler.
Postmodern dünyada ise din uluslararası mücadele sahasına bir aktör ve bir motivasyon gücü olarak geri döndü. Toplumlar ve devletler ait oldukları coğrafyanın dinini yeniden keşfetmeye ve bunu 21. yüzyılda siyasi planlarının kaldıraç gücü kılmaya başladılar. Bu meyanda 20. yüzyılda ateizmin ideolojisinin bayraktarlığını yapmış Rusya’da tehlikeli gelişmeler yaşanıyor.
Geçen gün Ardan Zentürk; “Evet... Bu, artık, bir Hıristiyan-Müslüman savaşıdır...” başlıklı bir yazı yayımladı. (Star: 8 Şubat 2016) Yazı önemli tesbitler içeriyordu. Önce o yazıdan bazı bölümleri dikkatinize sunacağım.
“Takvimlerin 12 Şubat 2016 gününü gösterdiği saatlerde, yani, dünyada milyonlarca Müslüman’ın Cuma namazı için buluştuğu günde, Küba’nın başkenti Havana’nın havalimanı “tarihi” bir buluşmaya ev sahipliği yapacak.
Tam 1.000 yıl (yazıyla bin yıl) sonra, Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 1. Francis ile Rus Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill, Havana’nın 1930’lardan kalma Jose Marti Havalimanı’nda, “Ortadoğu’daki Hıristiyanları elbirliğiyle kurtarmak” için el sıkışacaklar.”
“..Vatikan, bugüne kadar, “ekümenik” olarak değerlendirdiği Fener Rum Ortodoks Patriği Barthelemeos ile sıkça bir araya geliyor ama, dünyanın 250 milyon Ortodoks Hıristiyan’ından 165 milyonunu kontrol eden Rus Ortodoks Kilisesi’ni bin yıldır “yok” sayıyordu.”
Sayın Zentürk, Rusya’nın Vatikan Büyükelçisi Alexander Avdeyev’in düne kadar “ateist” olan Rusya’nın yeni görevini şöyle tanımladığını da aktarmış:
“Batı’nın Rusya’ya karşı sürdürdüğü ambargocu siyasete rağmen gerçekleşecek bu buluşma, esasen Rusya’nın Hıristiyanlığın savunulması için sergilediği mücadeleyi taçlandırmaktadır. Bu aynı zamanda Hıristiyan medeniyetine Rusya’nın yaptığı büyük katkıların onaylanmasıdır.”
Hıristiyanlığını keşfeden Rusya’da papazlar Suriye’de sivillerin üzerine atacakları bombaları kutsadıktan sonra gönderiyor. Uçak düşürme krizi sonrası Putin’in, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı işaret ederek; “Türkiyeyi İslâmlaştırıyor” demesi de câlibi dikkatti.
Putin, Rusya’yı Suriye’de savaşa sokarken, ayağına kadar gittiği Patrik Kirill’den, bu savaşa, “Rus ordusu Ortadoğu’da ezilen, katledilen ve büyük tehdit altında kalan Hıristiyanları kurtarmak için Suriye’ye gidiyor” açıklamasıyla destek almıştı. Din ve devlet ilişkilerinde Rusya’da yaşananlar bize neler anlatıyor?
Bunu sadece Rusya yapmıyor elbette. Emperyalist güçler direkt yahut dolaylı olarak Suriye’de. Tümünün bir tek gerekçesi var; İslâmcı terör yapısı DAEŞ’e karşı mücadele..
Rusya, ABD, İsrail, İran ve diğerleri Müslümanları DAEŞ’in elinden kurtarmak amacıyla topyekûn katlediyorlar. DAEŞ’in Müslümanları teker teker öldürmesindense topyekûn katletmek daha temiz gözüküyor!
Soğuk Savaş sonrası, din, menfi yahut müsbet güçlü bir şekilde uluslararası mücadele sahnesine dönmüş bulunmaktadır. Bunu hâlâ görmek istemeyenler var.
Bush, 11 Eylül sonrası Afganistan ve Irak’ı işgale hazırlanırken “Haçlı seferleri” başlatıyoruz dediğinde, ‘yok, hayır, dili sürçtü, onu kastetmedi’ dediler. Medeniyetler Çatışması teorik zeminden fiili zemine taşındığında da olayı hafife aldılar.
ABD, Suriye’de laik PYD güçlerini direnişçilere karşı destekliyor. Bunu, hem de müttefiki Türkiye’yi zora sokacağını ve karşı olduğunu söylediği Esed rejimine hayat öpücüğü sunmak mânâsına geldiğini bilmesine rağmen yapıyor. Niye? Sebep açıktır, rejime karşı direnen mutedil İslâmî yapıların iktidara gelme korkusu. Aynı korkuyla Mısır’da İhvan’a karşı darbe yaptılar. Batı’da İslâmofobi durduk yerde yükselmiyor...
İçimizdeki PKK, DHKP-C, Beyaz Türkler vs. İslâm düşmanlığı yapmada gidip bu güçlerle buluşuyor. Yine içimizden çıkmış din adına hareket eden kimi yapılar da maalesef aynı güçlerle buluşmuş durumda.
Şu açık ki, din; uluslararası mücadele sahnesine dönmüştür ama Hıristiyan, Yahudi, Hindu ve Budist güçler İslâm’ı tasfiye etmek üzere de birleşmiş bulunmaktadırlar.


