Askerî operasyonlar İran’a ihâle
Suriye halkı 4 yıl önce sokaklara çıkıp siyasi reform talebinde bulunduğunda rejimin halkı kitleler hâlinde katledeceğini ihtimal dahilinde gören insan sayısı çok azdı. Bölge ve küresel dengeler böylesi bir cinnete izin vermezdi sanılıyordu.
Özellikle de Suriye ile son yıllarda çok önemli ittifaklar kurmuş Türkiye ve Baas rejimi ile kanka İran’ın bölgenin çıkarlarını gözeterek nüfuzlarını kullanıp müşterek vasat bir çözüm yolu bulacaklarını sananlar hayâl kırıklığına uğradı.
İran’ın 1982 yılında Hama’da 30 bin insanı katleden Esed rejimini desteklemesi gibi yakın tarihinde kara bir lekesi vardı ama bu tevil ediliyordu. Yeni kurulmuş İran İslâm Cumhuriyeti’nin yaşayabilmek için Suriye rejiminin desteğine ihtiyaç duyduğundan onu kerhen desteklemesi anlaşılabilirdi, deniliyordu.
İran’ın Irak’taki varlığı ve orada yaptıkları da o kadar umursanmıyordu. Ne de olsa her devlet milli çıkarları için hareket ederdi. İran’ın Suriye’de uzlaşmaz bir tavır alabileceğini gündeme getirenler ise itibarsızlaştırılıyordu.
Suriye’de olaylar bir iç savaşa dönüşmeye başlayınca İran’ın katil rejimi söylem olarak desteklemeden de öte roller üstlendiği ağır ağır ortaya çıkmaya başladı. Öyle ki, İran, Baas rejimini halkını öldürmeye iten birkaç üst akıldan birisiydi maalesef.
İran’ın ve güdümündeki Hizbullah’ın orada savaşı yöneten generalleri ve savaşan askerleri olduğunu dillendiren bölge cemat liderleri, yazar ve siyasileri sert bir dille yalanlanıyordu.
Türkiye’deki İran lobileri de bunu dillendirenleri en ağır şekilde eleştiriyor, itibarsızlaştırıyor, ümmetin birliğini bozmakla itham ediyordu. Ama daha sonraları bunu kabûllenmeye ve müdafaa etmeye başladılar.
Geçen Perşembe akşamı, ulusal bir tv kanalında, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı Suriye siyaseti sebebiyle ağza alınmayacak ağır sözlerle eleştiren sözde Türkiye Caferilerin lideri Selahattin Özgündüz’ün yakın akrabası Ali Özgündüz’ü izledim.
CHP milletvekili de olan Ali Özgündüz, Esed’i kahraman ilan etti, Suriye’de akan kandan ise Türkiye’yi sorumlu tuttu. Bir insan Şiî ve muhalif olabilir ama bunlar hakikatleri çarpıtmayı tecviz etmez, etmemeli.
Aramızdan, “Suriye’yi İran’a verin, bitsin bu problem” diye hükümete talihsizce akıl veren kişiler bile çıktı..
6 Mart Cuma günü Cihat Arpacık Yeni Şafak Gazetesi’nde “Öteki yabancılar” başlıklı önemli bir habere imza attı.
Malum, Suriye’de savaşan yabancılar denilince akla hep IŞİD ve Nusra Cephesi geliyor. Oysa asıl yabancı savaşçıların karşı cephede olduğunu haberleştirdi. Esed’in saflarında başta İran, Afganistan ve Lübnan’dan olmak üzere on binlerce Şiî lejyoner (yabancı asker) bulunduğunu ilan etti. Savaşçılar, Bağdat’tan uçakla, Güney Kıbrıs’tan motorlarla geliyorlar..
Şu dikkat çekici cümlelere bakın:
“Sadece geçtiğimiz nisan ayında 40 bini Irak’tan 20 bini ise Lübnan’dan olmak üzere 60 bin yabancı, Suriye’ye getirildi. Bu gruplar başta Özgür Suriye Ordusu olmak üzere bölgedeki ‘Sünni’ gruplara karşı savaşıyor. Büyük bir kısmını Şiilerin oluşturduğu bu ‘öteki yabancılar’, yalnızca Irak ve Lübnan’dan gelmiyor. İstihbarat analiz raporlarına göre ‘insan kaynağı’ dünyanın her yanına dağılmış durumda. Afganistan, Nijerya, Yemen, Moritanya, Pakistan ve Bangladeş’den gelen onbinlerce kişi belli vaatler ya da ücret karşılığında cepheye sürülüyor. ‘Şii direniş hattı’nın Sünnilere karşı müdafaasını ise İran organize ediyor.”
İran’ın Suriye’ye bu müdahalesi neden tolere ediliyor? Batı bunun için neden kıyametleri koparmıyor meselâ? İran’la Suriye arasında Türkiye ve Irak gibi iki ülke var. İran-Suriye arasında 1000 km’lik bir mesafe var. 900 km sınırı olan Türkiye ile Suriye arasında ise mesafe yok. Türkiye bir asker soksa kıyameti koparanlar Suriye’de bilfiil savaşan İran’ı niye tolere ediyor?
Geçen gün akademisyen bir dostum yakın bir entelektüel arkadaşının İran için; “İsrail’den de tehlikeli” dediğini üzüntü ve hayretle aktararak buraya nasıl geldiğimizi sorguluyordu. Ben de insanların İran’ın sloganlarına değil vakasına baktıklarını söyledim. 2 bin yıllık devlet aklı bu algıyı bizzat kendisi oluşturuyor. Demek ki bu akıl fazla abartılmış..
Yazık ki ne yazık!..
ABD, Suriye ve Irak’ta İran’la ittifak edip, askeri operasyonları ona ihâle etmiş. Sizce de manzara bu değil mi?


