Çakma tipleme kamerada: Densizliğin böylesi!
Çakma tipleme kamerada: Densizliğin böylesi!
SELMA SAVCI
Sosyal medyada içerik üreten bir ne idüğü belirsiz bir yaratık video çekmiş ve diyor ki; "Bugün Türkiye'yi uyarmak için bu videoyu çekiyorum... Siz her yerde Manifest'e, Aura'ya, Mantra'ya, bu kız grupları çocuklarımızı kötü etkiliyor falan saydırıyorsunuz, çocuklarımızı kötü etkiliyor, ahlakımızı bozuyor siz peki Çakma'ya hazır mısınız. Çakma Türkiye'nin ilk trans kız grubu. Bizim konserlerimiz + 18'i geçen ve +36 yaşına uygun, Ve Türkiye'nin daha önce hiç görmediği şarkıları ve şovlarını yapacağız. Bu ülkenin küçük trans çocuklarına örnek olacağız. Nasıl cinsiyetlerini seçebileceklerini, nasıl onlara dayatılan cinsiyetle yaşamak zorunda olmadıklarını onlara göstereceğiz... Siz Manifest'i, Aura'yı ve Mantra'yı öpüp başınıza koyun" diye konuşuyor...
Evet şimdi tam bu esnada; elbette yetkilileri göreve çağıracağım. Bu ne idüğü belirsiz soysuzlara karşı evlatlarımızı her daim korumayı bir görev olarak görmek zorundayız. İşte sosyal medya denilen lağım çukurunda böylesi ipsiz sapsızların bir araya gelerek, geleceğimiz olan evlatlarımız üzerinde yaptıkları bu kirli oyuna mutlaka dur demeliyiz. Manifest denilen teşhirciler grubundan bile daha ahlaksız bir yapının temellerini attıklarını söyleyen Çakma'cı bu tipleme için ben gerekenin acilen yapılmasını rica ediyorum. Bunların saç biti gibi her daim çoğalarak ülkenin aile yapısını dinamitleme arzularının önü kesilmelidir.
Böylesi bir ahlak yoksununun sosyal medyalarda yayınladığı videonun her eve girmesi ve her gencimizin zihnini kirletmesine müsaade edilmemelidir. Bu konuda ısrarcıyım evet çünkü LGBT denilen sapkınlığın tohumları olarak ortaya atılan bu ahlaksızlıkların önü kesinlikle yok edilmelidir..
Özellikle şunun altını çizelim, cinsiyet bunların dediği gibi dayatılan bir kavram değildir... Cinsiyetimiz yaratılan bir şeydir. Yani bir erkek 'ben kadın olacağım' dediğinde o kadın olamaz. Tıpkı bir kadın da 'ben erkek olacağım' dediğinde bu şekle bürünemez. Haliyle hem kadın hem de erkek olarak 'miş' gibi olmaya çalışır...
Mevzu bu denli nettir aslında. Ama bu müptezeller sürüsü bunu anlamayıp, genç dimağları zehirleme peşinde gayret göstermektedirler.
Aile sistemimiz işte bu tehlikeli boyutlarla karşı karşıya ve bu durumlara karşı da teyakkuz halinde olmak zorundayız. Yoksa bunlar mantar gibi çoğalıp sağda solda kendilerini daha da rezil edecekleri aşikar...
Bu konuda her defasında tekrarladığım şey açıktır, eğer kim aile yapımızı ifsad peşinde olursa onların karşısında durmak boynumuzun borcudur. Evlatlarımızı bu gibi kendi cinsiyetlerinin bile farkında olmadan sapkınlıklar peşinde ömürlerini tüketenlere karşı da bir elif gibi dimdik durmak zorundayız.
Bakınız; LGBT denilen sapkınlıklar ve bunlara destek veren şarkıcı tayfaları da çok iyi biliyorlar ki, ne denli sessiz sedasız bu işleri yürütürlerse yok olacaklarının farkındalar tamamen. Çünkü işin içinde kendi türlerinin yok olması kaygısı var.
Malumunuz her sene Taksim'i mesken tutup yürüyüş yapma arzusu içinde pankartlar açanlar ve bunlara çanak tutan sözde şarkıcı müsveddeleriyle takılmalarını görüyoruz. Bu bir özgürlük narası değildir, bu açık seçik bir başkaldırıdır.
Her defasında bu konu hakkındaki biz Müslümanların en temel örneği ise; Lût Kavmidir. Eşcinsellik ve ahlaki çöküntünün yanı sıra yol kesme gibi suçlar işlediler. Şehirlerinin altı üstüne getirildi ve üzerlerine ardı arkası kesilmeyen taşlar yağdırılarak helak edilmişlerdir.
Ve yine Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), Lût kavminin işlediği ahlâk dışı fiilleri (livâta/homoseksüellik) ve azgınlıkları şiddetle yasaklamış; bu kötü işi yapanların büyük bir vebal altında olduğunu ve ilâhî lanete uğradıklarını hadislerinde açıkça belirtmiştir.
Böylesi bir örnek varken bu konuda kırmızı çizgimiz olan bu ahlak sorununda asla bir adım geri bile atmadan kararlı bir duruş sergilemek zorundayız. Bu sadece insanlığımızın değil aynı zamanda Müslümanlığımızın da temel bir öğesidir vesselam.
Selam ve dua ile...