--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sofraya davet

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
6

Sofraya davet

SEFA SAYGILI 

Günümüzün yaygın adetlerinden biri de, yemeklerin tek başına yenmesi veya fast food (hızlı yemek) tarzı yani ayakta atıştırmak. 

Hâlbuki yemeğin başka fonksiyonları vardır. Birbirini seven kişilerin, özellikle ailelerin, Rabbimizin ikram ettiği nimetleri bir arada sohbet ederek, neşe ve muhabbet içinde yemeleri; aile birliği ve ruh sağlığının korunması açısından vazgeçilmez derecede önemlidir.

Çünkü yemekte bir araya gelmeyen, gelseler bile hiçbir şey konuşmayan bir aile; bütünleşme, sofranın canlı duygular ve manalarla zenginleştirme gücünü kaybeder. Bu donmuş bir yiyeceği yemeğe çalışmak gibi bir şeydir; tatsız, tuzsuz ve tatminsizdir. 


Yemekte bir araya gelmiş ailenin sevgi ve emek harcanarak hazırlanan bir yemeği, neşeyle paylaşılmasından o kadar çok şey kazanılır ki… Sofra başına ailece oturmak, kişileri birbirine bağlar, evde sıcak ve sevgi dolu bir ortam hazırlamaya yardım eder. Bütün bunlar, aile fertlerinin mutluluğunu artırır.

Ailece sevdiğimiz yemekler, bizi bütünleştirir ve fiziki, hissi ve ruhi bakımdan güçlendirir. Serotonin dediğimiz mutluluk hormonunun salgılanmasını sağlar. Sofra başında tatlı sohbetler yapmak, aile fertlerinin birbirlerini dinlemesi, özellikle çocukların da söz sahibi olması önemlidir.


Bütün bu aile efradıyla; eş, çocuk, kardeş, ana, babamızla ve evde diğer bulunanlarla yemek vakti gelince topluca sofraya oturmamız veya dostlarımızla, sevdiklerimizle beraber olmamız, düşünürlerin tavsiyelerinden biridir. Gerçekten birlikte yenilen yemeklerde kalpler birleşir, anılan gıdaların bereketi artar. Kişiler daha müsamahalı, telkine, anlaşmaya ve işbirliğine yatkın hale gelir. 

Modern dünyada iş görüşmelerinin ve kritik anlaşmaların hep yemekli toplantılarda yapılması boşuna değildir.

Yalnız, sofra başında sadece yemek yenmeli ve hoş konularda sohbet edilmelidir. Televizyon seyretmek, cep telefonu ile oynamak veya konuşmak gibi başka iş yapılmamalıdır. Yine, çocukların yaramazlıkları veya hataları yemek sırasında konuşulmamalı, güzel şeylerden bahsedilmelidir. 


Tabii yemeye bu nimetleri veren Rabbimizi anarak başlamalı, bitiminde de O’na şükür edilmelidir.

Bu sebeplerle sofrada buluşmak çok gereklidir. Üstelik koşuşturma ve karmaşanın arttığı günümüz dünyasında, daha da önem kazanan bir tavsiyedir.

Ofisime psikolojik sıkıntı ve problemlerinden dolayı gelen kişilerle görüştüğümde çoğunun yemekleri ailesi veya sevdikleriyle değil yalnız başına yedikleri daha doğrusu sağlıksız birtakım gıdaları atıştırdıkları hep dikkatimi çekiyor.

Hâlbuki yemek yalnız yendiğinde kişi doyduğunu yeterince hissedemez, topluluktaki lezzeti alamaz ve adeta yediklerinden tatmin olmaz. Üstelik birlikte yemenin verdiği mutluluğu ve sevgi bağını da yaşayamaz.


AH ANKARA 

VAH ANKARA

Kızılay Merkez Yönetim Kurulu üyesi olarak 8 yıl neredeyse ayda iki defa Ankara’ya gittim. Daha sonra üniversite temsilcisi olarak yine yıllarca Ankara’ya yolum düştü. Günlerce kaldım. Bir defa dahi trafiğin sıkıştığını inanın görmemiştim. Hatta şimdilerde rahmetli olan bir büyüğüme durumu anlattığımda, “Ankara’ya mı taşınsak?” diye espri yaparak tebessüm etmişti.

Ancak birkaç senedir gitmez olmuştum. Geçen hafta gitmem gerekti ve orada 3 gün geçirdim. Günün neredeyse her saatinde şehir içi trafiğe girmek zorunda kaldım.


Yarabbi neydi o trafiğin hali öyle? Her zaman kilitlenmişti ve bir yerden başka yere gitmek trafik yoğunluğundan çok zordu, gereksiz zaman harcadığınız belirgin sorun haline gelmişti. Üstelik hava yağmurlu veya sisli değil açık ve güneşliydi.

Havaalanına giderken veya dönüşte uçağı kaçırma riski geçmişte hiç olmamıştı. Ama bu sefer trafiğin sıkışık oluşundan dolayı bayağı endişe ettim.

Ankara’nın efsane belediye başkanı Sayın Melih Gökçek’i hasretle, sevgiyle ve hayranlıkla defalarca andım. Ülkemizin başkentine bu kötülüğü yapan şu anki başkanı ve yöneticileri kınadım, yazıklar olsun dedim.

Yorumlar

(6)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bozok

8 Kasım 2025 22:04

CHP hiç hayırlı iş yapar mı? Ancak put yapar, eğlence düzenler, yeyip, içer, sermayenin içine eder, çeker gider. Ulan her metro istasyonunda mutlaka çalışmayan bir yürüyen merdiven var. Duraklardaki otobüsün vaktini göstern ekranların hiç biri çalışmıyor, durak numarasını yazıp telefon ile baktığımızda otobüslerin geliş zamanını gösteren dakika hiç tam tamına tutmuyor. Gelmesine şu kadar dakika var diyor ya erken geliyor ya da geç geliyor. Vallahi de billahi de Gökçek zamanında dakika ne gösteriyorsa aynı dakikada geliyordu hiç şaşmıyordu. Fakat 4-5 senedir hiç tam göstermiyor. CHP bu, hiç adam gibi hizmet eder mi? Asla.

Erol Büyükkara

8 Kasım 2025 19:22

Samsun Sarp Demiryolu muhakkak yapılmalı. 2 sene sonra Trafikte adım atacak yol bulamayacağız.

Kanber

8 Kasım 2025 10:48

Selamlar Allah razı olsun hocam. Kötü gelmeyince iyinin kadri bilinmezmiş derler ya.

Okur

8 Kasım 2025 17:07

Neden biliyorsun müneccimmisin

Nahit sazoglu

8 Kasım 2025 09:59

Hocam çok güzel bir yazı sizi tebrik ediyorum ülkemizde ekonomik gelişmeler ancak demiryollarıyla olacaktır petrol şirketleri otomotiv şirketleri otobüs şirketleri lastik şirketleri cumhuriyet kurulduğundan bugüne kadar demiryollarini engellemişlerdir her ilimize hızli tren yapmaliyiz raylı sistemler geliştirmeliyiz yük ve yolcu taşımacılığında acilen demiryollarına geçmeliyiz demiryolları toptan tüfekten daha mühim bir emniyet silahıdır tulomsas tudemsas TÜVASAŞ çok uluslu şirket yapmaliyiz üç tarafı denizlerle çevrili denizciligimizi devlet politikası yapmaliyiz savunma sanayimizi devlet politikası yapmaliyiz ASELSAN havelsan roketsani TUSAŞi çok uluslu şirket yapmaliyiz üç tarafı denizlerle çevrili denizciligimizi devlet politikası yapmaliyiz

okur

8 Kasım 2025 09:52

bir sen kaldiydin akpli belediyileride yazabilirmisin?

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle